96’lık çınarın tüm umudu Kobanê’ye dönüş

10:26

 


JINHA


RIHA -Kobanêli 96 yaşındaki Uveyş Elî ve 15 nüfusluk ailesi, 4 sivilin ölümüne 10 sivilin de yaralanmasına neden olan DAIŞ çetelerinin havan saldırılarından sonra direndikleri Kobanê sınırını terk etmek zorunda kalıyor. Geri dönüş umudunu asla yitirmeyen asırlık nine, “Azıcık mutluluğu bize çok gördüler” diyor. 


Kobanêli Uveyş Elî, tam 96 yaşında. Asırlık yaşına rağmen iki ayı aşkındır Kobanê-Suruç sınır hattının ara bölgesinde tüm baskı ve saldırılara rağmen 15 nüfusluk ailesiyle hiçbir yere ayrılmıyor. Ta ki DAIŞ çetelerinin Til Şeîr sınırında 4 kişinin ölümüne 10 kişinin de yaralanmasına neden olan havan saldırılarına kadar. Uveyş nine ve ailesi, havan saldırıdan sonra sınır hattını bırakmak zorunda kalıyor. Dört gün önce Suruç’a geçen Uveyş nine ve ailesi, kendi imkanlarıyla kurdukları derme çatma çadırlarda yaşama tutunuyor. İlerleyen yaşına rağmen Uveyş nine, Kobanê’ye olan umudunu asla yitirmiyor. Geri dönüş umudunu her an yenileyen Uveyş ninenin dalıp gittiği Kobanê sevgisi ve özlemi objektifimize yansıyor.


Yüzündeki derinler hatlar acılarının özeti gibi


Binlerce Kobanêli aile gibi asırlık nine ve ailesi de çadırlara yerleşiyor. Asırlık nine, Rojava ile Yardımlaşma ve Derneği’nin tarafından kurulan Kader Ortakaya Çadır Kenti henüz bitmediği için şimdilik kampın hemen yanında açtıkları derme çatma çadırda yaşıyor. El, yüz ve ayaklarında olan deq (dövme) işaretleri ile yüzündeki derin hatlar Uveyş Elî’nin yaşadığı acıların özeti gibi. Yalın ayaklarıyla çadırın önünde oturan ve derin derin düşündüğü bir sırada rastladığımız asırlık nine, üşüyen ayaklarının yer ile olan temasını kesmek için bastonundan destek alıyor.


‘Son ana kadar sınırda bekledik’


Asırlık nine Uveyş Elî, çetecilerin saldırısında tüm varlıklarının talan edildiğini ve yakılıp yıkıldığını dile getirdi. “Bu yaşta göçertileceğimiz aklımıza bile gelmezdi” diyen asırlık nine, şöyle devam ediyor: “Azıcık mutluluğu bize çok gördüler. Saldırılardan canımızı kurtarmak için çöllere, sınırlara vurduk kendimizi. Son ana kadar sınırda bekledik. Belki geri döneriz diye. 4 gün oldu Suruç’a geçtik. Çok zulüm gördük. Gençlerimizi, kızlarımızı katlettiler. Malımızı, mülkümüzü gasp ederek götürdüler. Yakıp yıktılar evimizi barkımızı.”


(ekip/rp/mg)