'Devletin Kürt tutsaklarına bakışı düşman hukukudur'

10:15

 


Berivan Sümer / JINHA


WAN - PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından 2013 Diyarbakır Newrozu'nda başlatılan çözüm ve müzakere sürecinin görüşme başlıklarından birisi olan 'hasta tutsaklar meselesi'nde hala sonuç alınabilmiş değil. Konuya ilişkin konuşan TUYAD-DER Van Şube Başkanı Ahmet Aygün, "Devletin Kürt tutsaklarına bakışı, düşman hukukudur. Hukuk tanımayan bir sistem, yapı ve rejim ile karşı karşıyayız" dedi.


Türkiye tarihinin kara lekelerinden birisi de cezaevleri ve cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklardır.  PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 Diyarbakır Newrozu'nda deklere edilen manifestosu ile başlayan çözüm sürecinin birinci gündem maddesi olan hasta tutsaklar, aradan 2 yıl geçmesine rağmen hala bırakılmadı. Bu süre içerisinde birçok tutsak cezaevinde yaşamını yitirirken, birçoğu da ölümün eşiğine gelmiş durumda. Çözüm sürecini ve hasta tutsakların durumunu değerlendiren Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUYAD-DER) Van Şube Başkanı Ahmet Aygün, "HPG gerillası sürecin bir parçası ise, zindanlardaki hasta tutsaklar da bu sürecin bir parçası olmalıdır. Bizim genelde yaptığımız çalışmalarda 600'e yakın hasta tutsak var. Ancak bunlar içerisinde 300'e yakın arkadaşımız artık cezaevinde kalamayacak durumdadır. Bunların infazlarının ertelenmesi söz konusuydu. Çözüm süreci ile birlikte, hükümet bir takım sözler vermişti, ama bugüne kadar bu sözler tutulmadı" açıklamalarında bulundu.


'Hasan Kaçar'ın tahliyesi 'şartlı' oldu'


Çözüm sürecinin başlaması ile birlikte Rize Kalkandere L Tipi Cezaevi'nde bulunan ve şartlı tahliye edilen hasta tutsak Hasan Kaçar'ın da durumuna değinen Ahmet, "Sayın Abdullah Öcalan'ın 2013'teki Newroz'da başlattığı çözüm sürecinden bugüne kadar, sadece Hasan Kaçar arkadaşımızın infazı durdurulmuştu ve infazı şartlı bir şekilde oldu. Devlet, 6 aylık bir süre vermişti Hasan arkadaşa, 'Ben seni iyileştireceğim, tedavini yaptıracağım, tedavini tamamladıktan sonra, seni tekrar zindana koyacağım' şeklinde bir şart koymuştu arkadaşımızın önüne" dedi.


'Hukuk tanımayan bir sistem ile karşı karşıyayız'


"Devletin Kürt tutsaklarına bakışı, düşman hukukudur" diyen Ahmet, "Gerçekten düşman hukuku olmasaydı, bu insanlar ölüyorlar artık, infazlarının durdurulması ve tedavilerinin dışarıda yapılması gerekiyordu. Amaçları arkadaşlarımızı içerde çürütmek, yok etmektir. Hukuk tanımayan bir sistem, yapı ve rejim ile karşı karşıyayız. Sistemin bu yönelimi, arkadaşlarımıza yaklaşımları, onların iradelerini kırmaya yöneliktir" şeklinde konuştu. Ahmet, tarihin de şahitlik ettiği bir dönemden geçtiklerini ve hiçbir tutsağın sonunda ölüm bile olsa, iradelerinin kırılmadığını vurguladı.


'Onurları uğruna yaşamlarından vazgeçtiler'


Ahmet, "Hangi zindan olursa olsun, arkadaşlarımızın iradelerini hiç kimse kıramaz ve örgütlüklerine devam edecekler" sözlerine yer verirken, tutsaklara dönük sürgünler ve çeşitli yönelimlerin psikolojik baskı niteliğinde olduğunu kaydetti. Tutsakların iradelerini kırmaya dönük yaklaşımlara dikkat çeken Ahmet, "Bunun son pratiği de 12 Eylül'de büyük açlık grevlerinde, 68 gün boyunca arkadaşlarımız bedenlerini ölüme yatırdılar. Onurları uğruna yaşamlarından vazgeçtiler. Hiç kimseye de teslim olmadılar" ifadelerine yer verdi.


'Hasta tutsaklarımız çıksın'


Başlatılan çözüm süreci ile birlikte hasta tutsakların da bırakılması gerektiğini vurgulayan tutsak yakını olan Xezal Kırdağ ise, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hasta tutsakları bırakacaklarına dair söz verdiğini, fakat buna dönük hala bir adımın atılmadığını dile getirdi. "Arkadaşlarımız bırakılsın, hasta tutsaklarımız çıksın" diyen Xezal, hasta tutsakların bir an önce bırakılarak, tedavilerini olmaları için derhal koşulların yaratılması çağrısında bulundu.


'Hastalar için bir süreç başlatılmadı'


Cezaevlerindeki hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiğini aktaran hasta tutsak yakınlarından Behice Özlü de, tek umutlarının hasta tutsakların bırakılması olduğunu ifade etti. "Doktor, cezaevinde kalamaz raporu veriyor, ama savcı veya hâkim arkadaşlarımızı bırakmıyor" diyen Behice, böbrek, kanser hastalığı olan veya felç olan tutsakların dört duvar arasında kalmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını vurguladı. Türkiye Hükümetine çağrıda bulunan Behice, "Bir çözüm süreci başlatıldı ve bu süreç içinde hastaları bırakacağız dediler, ama hasta arkadaşlarımız için hiçbir şey yapılmadı. Çocuklarımızı öldürüyorlar, ezip parçalıyorlar, zindanlara atıyorlar. Fakat tüm baskılara rağmen Kürt halkı mücadelesinden vazgeçmeyecektir" diye konuştu.


(bs/gk/mg)