Kentin Kadın Yüzü (DOSYA 4)

08:37

 


Mardin'de kadınlar örgütlü mücadeleden yana


Nurcan Yalçın / JINHA


MÊRDÎN - Etnik olarak birçok farklılığı kendisinde barındıran Mardin'deki kültürel renklilik, kadınların eve kapatılmasının önüne geçemiyor. Fiziksel şiddetten çok, kadınların psikolojik şiddete maruz kaldığı bir kent olan Mardin'de kadınlar sorunların aşılması konusunda örgütlenmenin önemine dikkat çekti. Mardin'de yaşayan kadınlar, kendi sorunlarının yine kadınların örgütlenerek ve bilinçlenerek çözüleceği konusunda aynı kanıda.


Dünya nüfusunun yarısını kadınların oluşturduğu gibi, Mardin'de de bunun yansımasını görmek mümkün. Resmi rakamlara göre Mardin'de de nüfusun neredeyse yarısı kadınlardan oluşmakta. Bugüne kadar çok sayıda kültürel medeniyete ev sahipliği yapmış ve etnik olarak da zenginliğini koruyan ender kentlerden birisi olan Mardin'in zamanın durduğu hissini uyandıran tarihi sokaklarında kadının rengini görmek mümkün olmuyor. Kentte yaşayan ve kentin yüz çevirdiği kadınlar, Mardin'deki kadınların sorunlarına ilişkin konuştu. Kadına yüz çeviren kentlerden biri olan Mardin'de yaşayan kadınların en büyük sorunlarından birisinin kadınların ekonomik yaşam içinde yer almaması olarak belirten Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yar. Doç. Dr. İlahiyatçı ve Yazar Hidayet Şefkatli Tuksal, kadınların kendilerini ekonomik alanda idame edememelerinin, şiddete uğramalarını kolaylaştıran bir faktör olarak karşılarına çıktığına dikkat çekti.


'Şiddetin çok farklı boyutları var'


Kentte yaşayan kadınlardan olan Hidayet, kadın hakları mücadelesinin yüzyıllar öncesine dayandığına, ancak kadın hakları mücadelesinde şiddetin sorun olarak gündeme gelmesinin 30 yılık bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekti. Hidayet, "Her kadının bir şekilde şiddetle yüz yüze olduğunu düşünüyoruz. Şiddetin tanımı Birleşmiş Miletler tarafından çok geniş olarak yapıldı. Çünkü şiddet denilince sadece fiziksel kaba şiddet algılanıyor genellikle. Oysaki psikolojik, ekonomik şiddet gibi farklı türleri de var" ifadelerini kulandı.


'Şiddet bir ilerilik gerilik sorunu değil'


Fiziksel şiddetin dünyada en yaygın şiddet olduğunu ve dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de kadınların şiddete maruz kaldıklarını belirten Hidayet, "Yani bu bir ilerilik, gerilik sorunu değil. Son 20 yıldır Türkiye'de de şiddet konusu çok canlı olarak tartışılmaya başlandı. Hem pratik meseleler, hem de hukuki düzenlemeler yapılmaya çalışıldı. Şiddet kadın haklarını tehdit eder bir boyutta. Kadın şiddetine karşı birçok kurum açılsa da, bunların Türkiye'de kadınların şiddete uğramasını engelleyemediğini görmekteyiz" dedi. Sözlerinde Mardin'deki kadınların çoğunun ekonomik yaşam içinde olmadığını vurgulayan Hidayet, Mardin'de kadınların, eşlerinin sağladığı ekonomik imkanlarla geçinmek zorunda kaldıklarına dikkat çekti. Hidayet, kadının kendisini idame edebileceği bir gelire sahip olamamasını da şiddetin önünü açan bir faktör olarak değerlendirdi.


'Kadınlar sistemin baskıları altında eziliyor'


Mardin'de kadınların yaşadığı temel sorunları değerlendirerek, sorunların başında kadınlara yönelik ekonomik şiddetin geldiğine değinen DBP Mardin İl Eş Başkanı Perihan Ağaoğlu, "Mardin'de kadınlara yönelik şiddet zamanla biraz indirgenmiş olsa da henüz tam azalmış değil. Ekonomik alanda özgür olmayan kadınlar kendilerini toplumun dışında hissettikleri için kendilerini ifade etmekte de güçlük çekiyorlar. Erkek egemen sistemin getirdiği baskıların altında eziliyorlar" dedi.


'Kadınlarımız her şeyin karşısında durmayı bilmeli'


Şiddetin çok farklı boyutlarının olduğunu dile getiren Perihan, kadınların en temel sorunlarından birisinin de kendilerini ifade edememek olduğuna dikkat çekti. Kadınların kendi hayatlarında özgür fikirlerini yaşatamamaları karşısında yetiştirecekleri çocukların da özgür fikirli olamayacağını kaydeden Perihan, "Özelikle bu konu üzerinde kadınlarımız fikirlerinde, davranışlarında, ekonomik faaliyetlerinde, siyasetinde ve güncel yaşamlarında gerçek değerini bulacağı güne kadar bunun karşında durmasını bilmelidir" sözlerine yer verdi.


'Kadınlar şiddet karşısında sesini yükseltmeli'


Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol ise, 25 Kasım'a yaklaşılırken önlerindeki tablonun pek iç açıcı olmadığını kaydederek, "Şu anda Mardin'den ziyade Ortadoğu'da Şengal'de Musul'da ve Ninova'da yaşanan vahşet, kadına yönelik şiddet, istismar ve pazarlama bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Bu durumda yerel sorunlardan ziyade bu olaylara dikkat çekmemiz gerekiyor. IŞİD barbarlarının kadına yönelik muamelesini kınamamız ve ona yönelik eylem ve etkinlik yapmamız gerekiyor. Kadınlar yaşadıkları hiçbir ortamda şiddeti kabul etmemeli, seslerini yükseltmeli" diye konuştu.


'Kadınlar 25 Kasım'da yaşanan tüm vahşetlere dur demeli'


Mardin'de içine kapanık bir kadın yapısı olduğuna dikkat çeken Februniye, Mardin'deki üretimin büyük bir bölümünün kadın üzerinden yapıldığını, ancak kadın emeğinin görünmediğini dile getirdi. Ayrıca kadınların gördükleri şiddeti paylaşmayı da istemediklerine işaret eden Februniye, "Bizim kadınlara ulaşmamız gerekiyor. Kadına dokunmamız ve onları bulundukları durumdan çıkarmamız gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımız olacak. Kadınların da bu konuda örgütlenmesi gerekiyor. Biz de bu konuyla ilgili kooperatif kuracağız. Kadın emeğini ortaya çıkarmak için. Bütün Mardinli kadınları 25 Kasım'da alanlara çağırıyoruz. Kadınların yapacağımız etkinliklere katılmalarını ve yaşanan tüm vahşetlere dur demelerini istiyorum" dedi.


'Kadınların YPJ'yi örnek alarak mücadele etmeleri gerekiyor'


DTK Mardin Araplar İl Delegesi ve Demokrat Araplar Derneği Kadın Kolları Başkanı Birgül Aydoğan da, 27 yıldır kadınlar için mücadele verdiğini belirterek, "Kadınların haklarını savunmasını, özgürlüklerine kavuşmasını isterim" diye kaydetti. Tüm dünya kadınlarının bir arada olmasının gerekliliğine dikkat çeken Birgül, "Örgütlenerek birlik ve beraberlik kurarak hiçbir ayırım yapmadan Kürdü, Türkü ve Arabı ile kadınların bulunduğu her alanda mücadele etmeleri gerekiyor. Kadınların artık güçlerinin farkında olmaları gerekiyor. Bugün Kobanê'de savaşan YPJ'li kadınları örnek alarak mücadele içinde ve kadın bilinci ile örgütlenmeleri gerekiyor. Şengalli ve Rojavalı kadınların başına gelen durum yarın, biz Arap kadınların başına da gelebilir. Bunun için Arap kadınlarının da örgütlenmesi gerekiyor" sözlerine yer verdi.


'Mardin'de sözlü şiddet ön planda'


Mardin Artuklu Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği öğrencilerinden Fatoş Metin, Mardin'in çok dilli, çok kültürlü olduğunu, ancak bunu sokağa yansıtmadığını dile getirdi. Fatoş, "Mardin'de sokakta kadın göremiyoruz. Okuma oranı çok düşük. Kadınların herhangi bir ekonomik özgürlükleri olmadığı için eve bağlı olduklarını düşünüyorum. Trafikte kadına yönelik şiddet söz konusu. Kaba şiddet olmasa da sözlü şiddet ön planda. Bu tür şiddet olaylarıyla biz öğrenciler de çok karşılaşıyoruz. Şiddet sadece dayak değildir. Bunu bütün kadınlara söylüyoruz. Kadın özgürlüğü için mücadele edilmesi gerektiğini her kadının bilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. 


'Susmak çare değil ifade etmek gerekiyor'


Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Dilan Işık ise, kadınların bilinçlendiğine dikkat çekerek, "Ben de şiddet ortamında yaşayan biri olarak yapılması gereken en önemli şeyin konuşmak olduğu kanaatine vardım. Bunun konuşulması, yayılması ve anlatılması gerekiyor. Annenin kendi çocuğuna anlatması gerekiyor ki, nesilden nesille güçlenelim ve bilinçlenelim. Kadınlar küçük bir kıvılcımla çok büyük aydınlıklar elde edebilir. Kadını da, erkeği de yaratan kadındır" diye konuştu. 


Yarın: İzmir


(ny/gk/mg)