2014 Kadın Panaroması (DOSYA 4)
08:41
Cephedeki YPJ'li savaşçılardan 25 Kasım çağrısı
JINHA
KOBANÊ - Dünyanın gözünün çevrili olduğu Kobanê direnişi 67'inci gününe girerken, direnişin öznesi YPJ'li kadın savaşçılar; 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü nedeniyle kadınlara çağrıda bulundu. YPJ'liler, "Mücadelemiz aynı zamanda erkek egemen zihniyete karşıdır. DAİŞ'in saldırıları bütün dünya kadınlarına açılmış bir savaştır. Barbarlığa karşı silahlandık. Sadece silahlanın çağrısından ziyade, örgütlenme çağrısında bulunuyoruz. Her alanda örgütlenmemiz ve üzerimize düşeni yapmamız gerekir" dedi.
Kadın mücadelesinin önemli aşamalarından olan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde şehirlerde, dağlarda, mevzide, sokakta kadınlar eylem ve etkinliklerle erkek egemen kültüre ve zihniyete karşı sesini her yıl olduğu gibi bu yılda yükseltiyor. 2014 yılında kadın mücadelesine damgasını vuran ise Kobanê'de DAİŞ'e karşı yürüttükleri direniş ile tüm dünya kadınlarının umudu olan YPJ'li kadın savaşçılar oldu. 67'inci gününe giren direnişte mevzilerde tüm insanlık ve tüm dünya kadınları için savaşan YPJ'liler, erkek egemen şiddetin en barbar şekli olan DAİŞ çetelerinin her türlü saldırısına karşı mücadeleleriyle şimdiden efsane oldu ve gelecek nesillere güçlü bir miras bıraktı. Tüm dünyanın merak ve ilgi ile izlediği YPJ'li kadın savaşçılar bir yandan Kobanê'yi savunurken, savaşın ortasında kadınlara 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla örgütlenin ve mücadele edin mesajı gönderdi. Kobanê'de direnen kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma ve Mücadele Günü yaklaşırken, tüm dünya kadınlarına çağrıda bulundu.
'Kadına yönelik şiddet toplumun kaybettirilmesidir'
Yekîtiya Star ve Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Divan Kurulu üyesi Dalya Ömer, kadına yönelik şiddetin toplumun kaybettirilmesi anlamına geldiğini belirterek, kadına yönelik şiddetin birçok boyutunun olduğuna işaret etti. Dalya Ömer, "Kadının bedenine yönelik bir şiddet var, yine psikolojik şiddet var. Yani şiddet sadece kaba dayak olarak algılanmamalı. DAİŞ çetelerinin bugün gerçekleştirmiş olduğu saldırılar da bir şiddettir. Burada Kürt kadını bu şiddete karşı bir tepki ortaya koydu. Kürt kadını Önder Apo'nun felsefesinden aldığı güçle bu şiddeti ayaklar altına aldı. Kendisinin de irade sahibi ve hak sahibi olduğunu ve DAİŞ'in bu vahşi saldırılarını kabul etmeyeceğini gösterdi. Herkes Kürt halkının iradesini kırmak istiyor, ama özellikle de Kürt kadınının iradesini kırmak istiyor. Ama Kürt kadının mücadelesi hem Ortadoğu kadınlarına hem de bütün dünyanın kadınlarına örnek oldu" dedi.
'Mücadele aynı zamanda erkek egemen zihniyete karşı'
Kobanê'de YPJ öncülüğünde verilen mücadelenin aynı zamanda erkek egemen zihniyete karşı verildiğinin altını çizen Dalya Ömer, 25 Kasım'da Kobanê direnişine destek için Urfa'nın Suruç ilçesine gelecek olan kadınlara şu çağrıda bulundu: "Bizler, bütün kadınlara Kürt kadını nasıl DAİŞ saldırılarına karşı biraraya geldiyse onların da her türlü şiddete karşı bir araya gelmeleri ve mücadele etmeleri çağrısında bulunuyoruz. Orada 25 Kasım'da toplanacak olan kadınların bütün kadınlara sahip çıkması gerekir. Önemli bir gün, kadınlar için. Ayşe Gökkan'ın sınırdaki direnişini hatırlatıyor bu eylem bize. Şiddete karşı direnen herkese şimdiden teşekkür ediyoruz."
'Bütün dünya kadınlarına açılmış bir savaş'
Yıllardır kadının toplum içerisinde ezildiğini dile getiren YPJ savaşçısı Zilan ise, "Burada kadının temsiliyeti ve iradesinin ortaya çıkmasıdır yaşanan. Böyle bir esas üzerinden mücadele yürütüyoruz. Burada YPJ olarak bize açılan savaş da aslında bütün dünya kadınlarına açılmış bir savaştır. Bu saldırılar sadece biz YPJ'li kadınlara yapılmıyor. Bütün dünya kadınlarının sesi kısılmak ve ezilmek isteniyor. Aynı zamanda bütün toplum ezilmek isteniyor. DAİŞ saldırılarını gerçekleştirirken burada kadının iradesini kırmak istiyor. Bizler de buna karşı mücadele ediyoruz" diye konuştu. 25 Kasım dolayısıyla yapılacak olan eylemlere bütün dünya kadınlarının katılması gerektiğini belirten Zilan, "Çünkü kadının iradesi kırılmak isteniyor. Toplum yok edilmek isteniyor. Herkese bu eylemlere katılması ve kadın iradesini ortaya çıkarmaları çağrısında bulunuyorum" dedi.
'Kadın özgürleştiren, yöneten ve örgütleyendir'
Kadınların yaşamının kölelik düzeyinde olduğunu ancak YPJ'nin yürüttüğü mücadeleyle belli bir seviyeye ulaştığını dile getiren YPJ savaşçısı Agirî Yılmaz da, DAİŞ çetelerinin kadınlara yönelik bakışına ve YPJ savaşçılarının direnişine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "DAİŞ'in zihniyetinde kadın eksiktir, savaşamaz. Ama YPJ'li kadınlar onlara karşı zılgıtlarıyla direnince mevzilerini ve silahlarını bırakıp kaçıyorlar. Kadına karşı savaşmaktan korkuyorlar. 'Erkeklerin elinden ölelim kadınların değil' diyorlar. Bu onların kadın hiçbir şey yapamaz mefhumundan kaynaklanıyor. Ama bizim mefhumumuzda kadın kendini özgürleştiren, yöneten ve örgütleyendir."
'Barbarlığın yürümemesi için silahlandık'
Direniş mevzilerinden sadece Kürdistan kadınlarına seslenmediklerini belirten Agirî Yılmaz, tüm dünya kadınlarına 25 Kasım dolayısıyla şu çağrıda bulundu: "Kadınlar el ele vermeli. Gün bizim günümüzdür. Eğer bunu yapamazsak bütün emeğimiz inkâr edilir. Bundan beş bin yıl önce de böyle oldu. Biz sadece silah alıp savaşmıyoruz. Silaha âşık değiliz, böyle tanımlanmasını da kabul etmiyoruz. Biz fikrimize aşığız. Özgürlüğümüze aşığız. Ama karşımızda öyle vahşi bir düşman var ki; bu silahı almaya mecburuz. Barbarlığın yürümemesi için silahlandık. O yüzden de sadece silahlanın çağrısından ziyade örgütlenme çağrısında bulunuyoruz. Her alanda örgütlenmemiz ve üzerimize düşeni yapmamız gerekir. Rolümüzü oynamalıyız. Bütün kadınlara başarılar diliyoruz."
Yarın: DÖKH aktivisti Yüksel Baran, DÖKH'ün bir yıllık çalışmasını ve Kürt kadınlarının IŞİD çetelerine karşı verdiği kahrmanca mücadeleyi anlattı.
(gc/fk)

