Deniz ve Arîn'in anısına: Dağın Kadın Hali

08:58

 


Mizgin Tabu/ JINHA


İSTANBUL - Farklı zamanlarda PKK saflarına katılan 11 kadın savaşçının portreleri üzerinden oluşturulan 'Dağın Kadın Hali' kitabının yazarı Arzu Demir, dünden bugüne PKK'de cins bilincinin gelişimini incelemeye çalışıyor. Arzu Demir, kitabı bir vefa borcu olarak hazırladığını belirterek, "Bu kitabı iki kadın gerillanın unutulmamasında katkı sağlamak için hazırladım. Birisi Deniz Fırat, diğeri ise Arîn Mirxan" dedi. 


Etkin Haber Ajansı (ETHA) ve Fırat Haber Ajansı (ANF) muhabiri Arzu Demir'in PKK'ye katılan 11 kadının öyküsünü anlatan "Dağın Kadın Hali" adlı kitabı çıktı. Kitapta, PKK'ye katılan 11 kadının, neden dağa çıktıkları anlatılıyor. Kitap ayrıca, 1990'ların başı ile bugün arasında kadınların dağlara yüzünü dönme nedenlerinde bir değişim olup olmadığını, kadın cins bilincinin dağa çıkıştaki etkisini anlamaya, anlatma çalışıyor. Kitabın yazarı Arzu Demir, kitabını vefa borcu olarak hazırladığını dile getirerek, "Kitabı iki kadın gerillanın unutulmamasına katkı sağlamak için de yazdım. Birisi gazeteci Deniz Fırat diğeri ise Arîn Mirxan… Deniz ile dağda tanışmıştım birlikte zaman geçirdiğim bir gazeteciydi. Onu her zaman heyecanıyla, gülüşüyle, enerjisiyle hatırlayacağım. Arîn Mirxan ise bugün dünyanın konuştuğu bir kadın. Onun eylemi fedai ruhu bugün hem Kobanê direnişini ayakta tutuyor, hem de bizlerin de geleceğini güvenceye alıyor. Bu kitapta onları hatırlatmak istedik" diye belirtti.


'Özgürlük ve eşitlik anlayışı benim hakikatimdi'


1998 yılından bu yana sosyalist gazetecilik yaptığını belirten Arzu, son dört yıldır Kürtlerin yaşadığı coğrafyayı ziyaretlerde bulunduğunu söyledi. Rojava, Federal Kürdistan Bölgesi ve daha yoğunlukla bölgeye gittiğini ifade eden Arzu, "Gittiğim yerler savaşçıların, gerillaların olduğu alanlardı. Batıdan gerillaları tanıyordum. Benim gençlik dönemim Özgür Halk Dergisi'nin arka kapağındaki gerilla anılarını okumakla geçti. Ama gidip geldikçe okuduklarımın dışında başka bir dünya olduğunu gördüm" şeklinde konuştu. "Doğru yol almaya başlamıştım. Kadın gerillaların hakikatinin kentlerde özgürlük mücadelesi veren kadınların hakikatiyle örtüşmeye başladığını anladım. Bu aynı zamanda özgürlük, eşitlik anlayışı ve benim hakikatimdi" diyen Arzu, daha iyi anlaşılması ve daha iyi görünürlük sağlanılması için röportaj yapmaya karar verdiğini söyledi.


'Geleneksel kadınlık ve erkeklikle nasıl baş edildi'


Kitabı hazırlamasındaki amacının kişisel vefa borcunu yerine getirmek olduğunu yineleyen Arzu, Türk sosyalist bir gazeteci olarak verilen özgürlük mücadelesine batıdan yanıt olabilme sorumluluğu içerisinde hareket ettiğini kaydetti. Arzu, gazeteci olarak meseleye baktığında, kadınların dağa niçin çıktığının cevabını vermek istediğinin altını çizerek, "Dağa çıkışlarda 1990'ların başından 2000'lerin sonuna doğru ne tür değişim var. Çıkışlarda kadın cins bilinci yani kadın ordulaşması kadınların dağa çıkışını nasıl etkiliyor. Bu sebepten dolayı dağa çıkan kadın var mı? Bu sorunun yanıtını aramak istedim. Dünden bugüne PKK'de kadın gerillalarda erkekler de dahil olmak üzere kadın cins bilinci gelişimi nasıl ilerlemişti. Geleneksel kadın ve erkeklik rolleri dün nasıl yaşanıyor, bugün nasıl yaşanıyor. Geleneksel kadınlık ve erkeklikle nasıl baş etti kadınlar. Buna yanıt aramak amacıyla bu kitabı hazırladım" diye belirtti.


'Erkeklere itiraz edemezken şimdi erkeklere eğitim veriyorlar'


Kadın gerillaların dünden bugüne, resmi görüş olmadan, kendi kişisel deneyimleri ve yaşadıkları sorunlar üzerinden yanıtlar vermeye çalıştıklarını söyleyen Arzu, "Örneğin bir kadın gerilla, 'biz toplantılarda erkek yoldaşlarımıza itiraz edemezdik' diyor. İşte o günden bu güne erkek gerillaların kadınlar tarafından eğitim aldığı günlere gelinmiş. Bugün eşbaşkanlık sistemi tartışılıyor. YPJ kadınlarının direnişi tartışılıyor. Oralarda kadınların birey olarak, kadın savaşçı olarak varlığı bizlerin de aslında kendi bulunduğumuz örgütlerimizde, ya da siyasette, yaşamda, bizleri aslında kendi varlığının güvenceleri durumunda bulunuyor" ifadelerinde bulundu.


'Dağ bütünü ile kadındır'


Kitabın adının "Dağın Kadın Hali" olarak yer almasını, dağda doğallık, üretim, yeniden kendini yaratma gibi kavramların düşünüldüğünde kadınla özdeş olmasından kaynaklı olduğunu belirten Arzu, "Dağ bütünü ile kadındır algısı yarattı bende. 'Dağın Kadın Hali' derken bütün kadın hallerinden bahsediyorum. Geleneksel kadın halleri, özgür kadın halleri, aşk, savaş, cinsellik gibi… Bunlar karşısındaki kadın hallerinin de yanıtını kitapta vermeye çalıştım. 'Dağın Kadın Hali'  ismi doğal, samimi, sıcak geliyor bana. Bu sebeple bu ismi tercih ettim" sözlerini ifade etti.


'Dağlarda gerillaların sizler için verdiği çabayı görüyorsunuz'


Dağlara gidiş gelişlerinde zorluklar yaşadığını belirten Arzu, "Ömrünün tamamını kentte geçiren, dağları çok sonradan gören birisiyim ben. Adada büyüdüm ve bana tabi ki zor geliyor. Ama dağlara gittiğinizde her şey size samimi, çok açık ve doğal geliyor. Orada bulunan gerillalar sizin çalışma ortamınızı kolaylaştırmak için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Sizin can güvenliğinizden duydukları endişeden tutunda, banyonuzu dert eden insanlar. Sizin için verilen çabayı görüyorsunuz hissediyorsunuz" diye konuştu.


'Kitap gerisinde çok büyük bir emek ve yaşam bırakıyor'


Arzu, kitapla ilgili olarak konuşması gerekenin kendisi olmadığının altını çizerek, "Röportajı JINHA olduğu için kabul ettim. Bu kitapla ilgili röportaj vermeyi düşünmüyorum. Benim söyleyeceklerimden daha ziyade konuştuğum kadın gerillaların ne düşündüğü, nasıl yaşadığı, ne hissettiği, nerden nereye geldiği önemli. Bunun için kitapta anlatılanlar çok önemli" dedi. "Kitapta kadınların kurduğu her bir cümlenin arkasında 20-30 yıllık bir mücadele var. Bugün Rojava'da ve Kuzey Kürdistan'da bize umut veren bir mücadele var. Dolayısı ile bu kitabın geride çok büyük bir emek, çok büyük yaşam bıraktığını düşünerek özellikle kadınlar tarafından okunup tartışılmasını çok istiyorum" diyen Arzu, kitapta kadın özgürlük mücadelesi içerisinde yer alanlar açısından çok önemli deneyimler bulunduğunu vurgulayarak, öğreticiliğinden kaynaklı incelenmesinde fayda olduğunu söyledi.


(mt/dc/mg)