Eşit ve özgür bir dünya hedefiyle Mor Kadın Örgütü…
08:46
Zeynep Dicle-Sinem Akgül/JINHA
SÜLEYMANİYE - Federal Kürdistan Bölgesi'nde eşit ve özgür bir dünya hedefiyle yola çıkan Mor Kadın Örgütü, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 25 Kasım etkinliklerine 'Kadına yönelik şiddete hayır' sloganıyla katılacaklarını belirten Mor Kadın Örgütü Başkanı Sozê Abdulkadir, Kobanê direnişine de dikkat çekerek, "Kürt kadınlarının bu direnişteki rolü ve başarısı bizi onurlandırmıştır. Bu temelde biz de kadına yönelik şiddete hayır sloganlarımızı yükselteceğiz ve çalışmalarımızı daha da geliştireceğiz" dedi.
Baas rejimine karşı 1980 ve 1990'lı yıllarda ulusal özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi yürüten, bugün de Mor Kadın Örgütü'nün başkanlığını yapan Sozê Abdulkadir, 15 yıldır Federal Kürdistan Bölgesi'nde Kürt kadınlarının eşit, özgür bir temelde yaşayıp örgütlenebilmesi için mücadele yürütüyor. Sozê, Mor Kadın Örgütü olarak Federal Kürdistan'da yürütmüş oldukları faaliyetleri, kuruluş amaçlarını, projelerini ve bu yılki 25 Kasım etkinliklerine örgüt olarak hangi sloganlarla katılacaklarını ajansımıza değerlendirdi.
Hedef: Şiddetsiz bir dünya
Sozê, uzun yıllar bir grup olarak faaliyet yürüttüklerini ve bu faaliyetlerinin topluma hizmet, özellikle de kadına hizmet amacı taşıdığını ifade etti. Mor Kadın Örgütü'ne farklı bir anlam yüklediklerini ifade eden Sozê, Mor'un kadınlar için güzelliği ve refahı temsil ettiğini ve bu yüzden örgütlerinin adını Mor yaptıklarını belirtti. Kadına yönelik şiddetin olmadığı bir dünya yaratmayı hedeflediklerini söyleyen Sozê, "Yaklaşık 15 yıldır çalışma yürütüyoruz. Hiçbir partiye bağlı değiliz. Şu ana kadar yürütmüş olduğumuz çalışmaların ekonomik kaynağını da bağımsız bir biçimde kendimiz oluşturduk. Aldığımız kararları da hep bağımsız aldık. Çünkü biz kadınlar için çalışıyoruz. Mor Kadın Örgütü olarak 'kadına karşı şiddete hayır' düşüncesini esas alıyoruz" diye belirtti.
'Serhildanlarla azda olsa özgürlük alanı açıldı'
Federal Kürdistan'da kadının içinde bulunduğu konuma da dikkat çeken Sozê, ataerkil zihniyetin hakim olduğu bir toplumsal yapı içerisinde yaşadıklarını ve bunun da kadın üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu ifade etti. Sozê, "Güney Kürdistan'da yaşanan serhildanlardan sonra kadın açısından çok az da olsa belli bir özgürlük alanı açıldı. Fakat bu kadının tüm haklarını elde ettiği anlamına gelmez. Çünkü kadın henüz toplum içinde bağımsız karar alma hakkına sahip değil, o düzeye ulaşmamıştır. Kadının haklarını elde etmesi için öncelikle ekonomik, toplumsal ve siyasal özgürlüğünü kazanması gerekir. Toplumumuzun çok ağır sorunları var. Şiddet zihniyeti taşıyan bir toplumda yaşıyoruz. 1980 ve 1990'lı yıllarda da çalışma yürüttüm. Ama bu yıllar arası yürüttüğümüz çalışmalar daha çok ulusal karakterdeydi ve Baas rejimine karşı yürütülen çalışmalardı. Bundan dolayı kendimizi kadın gibi ele almadık, kadın sorunlarını çözmeye kalkışmadık. Çünkü ulus ve halk olarak yaralarımız vardı ve bu yaralarımızı sarmak için ulusal çalışmalar yürütüyorduk" diye konuştu.
'Kadınlar ve çocuklar için projelerimiz var'
Gelinen aşamada artık kadın özgürlük sorununa daha fazla eğilmek ve kadınları örgütlü alanlara çekip bilinçlenme faaliyetlerini arttırmak gerektiğini ifade eden Sozê, bu yönlü projelerinin de olduğunu ifade etti. Projelerinin kapsamına sadece kadınları değil, çocukları da aldıklarını belirten Sozê, "Örgüt olarak bizim çocuklar için de projelerimiz var. Çünkü çocuklara dönük de şiddet uygulanmaktadır. Yine çocuklar cinsel istismara uğramaktadır. Bu tür olaylar gittikçe yaygınlaşmakta ve örgüt olarak bu soruna da eğilip çözüm gücü olmak istiyoruz. O açıdan çocuklara yönelik de çalışma yürütüyoruz, yürütmeliyiz. Mor Kadın Örgütü olarak toplum içinde bazı projelerimiz var. Radyoda Tirej adında kadın şiddetine karşı bir programımız da vardı. Yine Zaxo'daki kamplarda yaşayan Êzidî kadınlara yönelik bir kampanya başlattık. Şuan Rojava ve Suriye'den göç edip, kamplarda yaşayanlara dönük bazı yardım projelerimiz var. Bu yardım kampanyamız 'göç eden çocukları mutlu etmek ve okutturmak' sloganı çerçevesinde olacak. Çünkü göç eden çocukların okula ve mutlu olacak şeylere ihtiyaçları var" dedi.
'Kobanê direnişinin başarısı bizi onurlandırmıştır'
Son olarak Kürt kadınlarının Kobanê direnişindeki rolüne dikkat çeken Sozê, " Kobanê direnişinin sağladığı başarı sadece Kürt kadınlarının değil, tüm dünya kadınlarının başarısıdır. Kürt kadınlarının bu direnişteki rolü, toplumsal algıda da birçok şeyi yerle bir etmiştir, parçalamıştır. Artık kimse kadın şunu yapamaz, bunu başaramaz diyemez. Kürt kadınlarının bu direnişteki rolü ve başarısı bizi onurlandırmıştır. Bu temelde biz de kadına yönelik şiddete hayır sloganlarımızı yükselteceğiz ve çalışmalarımızı daha da geliştireceğiz" sözlerine yer verdi.
(zd-sa/mg)

