'Köyüme döneyim de çamurunu yiyip yaşamaya razıyım'

08:57

 


Nehir Pale/JINHA


KOBANÊ - DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırıları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kalan Sedîke Hac Xelil, köyüne tekrar dönme umudunun hiç bitmediğini ifade ederek, "Silah kaldıramamış ve çetelerle savaşamamış olabilirim, ancak köyümden ayrılmayı hiç kaldıramadım. Eğer bir gün Kobanê'den göç etmek zorundan kalırsam o zaman kahırdan ölürüm. Köyüme döneyim de köyün çamurunu yiyip yaşamaya razıyım" dedi.


Kobanê'nin güneyinde bulunan Memît köyünde 14 yaşında evlendirilen Pijî aşiretinden olan Sedîke Hac Xelil (60) ömrünün geri kalan kısmını gelin geldiği Rojava'nın Sitî köyünde geçiriyor. Kobanê'den 18 kilometre uzaklıkta bulunan Sitî köyünde yıllardır yaşayan Sedîke, gecesini gündüzünü bu köyde geçirmiş, gün aydınlanmadan, horozların sesi ile kalkar, namazını kılar güne öyle başlardı. Koyunları beslemiş, evini yönetmiş, çocuklarını büyütmüş, dört mevsimini emek vererek geçirmiş Sedîke,10 yaşından 60 yaşına kadar tüm dönemlerini gözyaşlarıyla, gülüşleriyle ve alnından akan ter damlalarıyla yaşamış. Sedîka, bir gün köyünden uzakta yaşayacağı bir günü dahi aklının ucundan bile geçmemişti. Sedîka, DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırılarının başladığı gün yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattı.


'Koşullarımıza göre geçimimizi sağlıyorduk'


Sedîka, Kobanê'nin DAİŞ tarafından saldırılara maruz kaldığında elektriğin ve suyun kesildiğini ifade ederek, "DAİŞ çetesi su ve elektriği tüm köylerde kesti, bizim köyde de kesti. YPJ ve YPG, DAİŞ'in her saldırısına cevap veriyor ve saldırıyı kırıyordu. Onların halkımıza ve yaşamımıza olan saldırıları karşısında çaresiz kalmıyorduk. Biz her ne kadar zahmet çeksek de kendi koşullarımıza göre geçimimizi sağlıyorduk. Yıllardır kendi emeğimle inşa ettiğim yaşamımın ziyan olmasına izin vermiyordum. Yine eskisi gibi yaşıyorduk" dedi.


'Tehlike yaklaştıkça köye daha çok bağlanıyordum'


Sedîka, köyünden çıktığı zamanı anlatmaya başlarken yüzünde meydana gelen kırışıklıkları gizleyemedi. Gözlerine düzen üzgün perde ve kısık bir sesle o günleri tekrardan yaşayarak sözlerine şu cümlelerle devam etti: "Çetelerin saldırılarından 7 gün geçtikten sonra artık beni kucaklamayan bir ses geliyordu kulağıma, o ses de top ve mermi sesleriydi. Tehlike yaklaştıkça köye daha çok bağlanıyordum, sanki köyden kopacakmış gibi hissediyordum ve toprağı kucaklamak istiyordum. Uykudan her uyandığımda kendime soruyordum, acaba biz de diğer köyler gibi köyümüzden ayrılacak mıyız? Gece başımı yastığa koyduğumda uyumadan önce dua ediyordum ve Ey Rabbim bugün de köyümüzden çıkmadık, sen YPG ve YPJ'ye yardım et, o kafirleri topraklarımızdan çıkar diyordum."


'İlk defa çok tuhaf duygular hissettim'


Sedîke Ana, çaresizce köyünden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek, "Malı mülkü bir tarafa bıraktım. Çaresiz kalıp üzerimizdeki kıyafetlerle 'Hawar' çekerek, arabalarımıza atladık. İlk defa çok tuhaf duygular hissediyordum, köyümüzden uzaklaşmamızı ben şimdi de anlatamıyorum. Ne gönlüm, ne de gözlerim köyden uzaklaşmak istiyordu. Köyden uzaklaştığımız zaman donuklaşmış bir sessizlikle dönüp köyümüze bakıyordum" diye belirtti.


'YPJ ve YPG'in direnişi bizlere direnme gücü verdi'


"Köyümden göçüp gitmek bana ağır geldi" diyen Sedîka, "Ancak yine de biz DAİŞ çetelerinin saldırıları altında yaşamı kısıtlı şartlarla da olsa inşa ettik. Küçük çocuklarımız vardı, ancak köydeki gibi rahat koşullarda da yaşayamazdık. Ancak her şeye karşı direndik ve YPJ/YPG'in direnişi bizlere direnme gücü verdi. Yaşadığımız göçün üstüne çeteler bir de toplarıyla saldırıyorlardı. Yaşamımızı karman çorman yapmak istiyorlardı. Bu yolla bizleri topraklarımızdan uzaklaştırmak istiyorlardı, ancak amaçlarına ulaşamadılar" sözlerini ifade etti.


'Kobanê'de kalarak çetelere karşı mücadele veriyorum'


Sedîka, ailesi ile Kobanê'de kalmak için neden ısrar ettiğini şöyle dile getirdi: "Bu iki aydır biz topraklarımızın üstündeyiz. Köyüme dönme umudum hiç bitmedi. Silah kaldıramamış ve çetelerle savaşamamış olabilirim, ancak köyümden ayrılmayı hiç kaldıramadım. Eğer bir gün Kobanê'den göç etmek zorundan kalırsam o zaman kahırdan ölürüm. Köyüme döneyim de köyün çamurunu yiyip yaşamaya razıyım."


(dc/mg)