Kentin Kadın Yüzü (DOSYA 6)
08:40
Bitlis'te kadın ataerkillik ve muhafazakarlıkla karşı karşıya
Gülşen Koçuk / JINHA
BEDLÎS - Ataerkil toplum yapısı ve dinin etkisi altında bulunan kentlerden birisidir Bitlis. Kadının mahallelere, evlere kapatıldığı Bitlis'te kadınlar, kendilerine "yardım" adı altında bir şeyler verilmesini değil, istihdam alanı yaratılmasını talep ediyor. Ayrıca eve kapatılarak, sokağa çıkılması istenmeyen kadın, bir an önce bilinçlenme, girişimde bulunma ve erkek zihniyetine karşı ortak mücadele için dayanışmak istiyor.
Kadının özgürlük sorunu ve kadına yönelik her türlü şiddet evrensel ve toplumsal bir sorun olsa da, bu sorunların coğrafyalar ve kentler özgünlüğünde farklılıkları bulunmakta. Kentlerin feodal, muhafazakar, demokratik, politik şeklindeki özellikleri çerçevesinde tanımlanması, kentlerdeki kadın profillerinin de anlaşılması noktasında ön açıcı olmakta. Bitlis de, her yerde olduğu gibi kadın sorunlarının en yoğun yaşandığı yerlerden birisi. Kentin sahipleri arasında kadınların da bulunmasına rağmen, sokaklar, iş yerleri erkeklere ait. Kadınlar bir taraftan erkek varlığına ve yaşamına göre hayatlarını şekillendirirken, erkek tarafından eve kapatılan kadın, burada erkek-devlet sistem tarafından iki kere eve kapatılıyor. Kentin diğer sahibi olan kadınlar, kentte en büyük sorunlarının istihdam olduğunu ifade etti. Kadınlar, hem kentte söz sahibi olmadıklarını, hem de devletin hem kendileri için iş alanı yaratmadığını, hem de kadınlara "çocuk parası", "kömür yardımı" adı altında bağımlılığı dayattığını kaydetti.
'Kadın kentte söz sahibi değil'
Bitlis'te yaşayan kadınlardan Berivan Saz, Bitlis'te kadınların yaşamın içerisinde yer almadığını ve erkek egemenliğinin söz konusu olduğunu ifade etti. Kadınların, erkeğin izni olmadan kolay kolay dışarı çıkamadığını kaydeden Berivan, "erkeğe muhtaç bulunma" halinin Bitlis'te çok görüldüğünü dile getirdi. Bitlis'te kadınların bir diğer sorununun da ekonomik bağımlılık olduğunu dile getiren Berivan, "AKP Hükümeti döneminde çocuk parası, gıda, kömür gibi yardımlar alıyor kadınlar. Buna alıştırıldılar. 'Bize bir yardım gelsin, gerisi önemli değil' algısı ile yaşanıyor" dedi. Hükümetin yardım adı ile yürüttüğü faaliyetlerin kadınlarda özgüvensizlik oluşturduğuna dikkat çeken Berivan, "Kadın isterse her şeyi yapabilir, yapabilmeli. Kendisi çalışıp kendi parasını da kazanabilir. AKP'ye ihtiyacı yok kadının. Kadın yeter ki istesin" sözlerine değindi. Devlet politikaları ve kadınların yaşadıkları sorunlar karşısında kadınlara iş imkanı sağlanması gerektiğine işaret eden Berivan, Bitlis'te kadının söz sahibi olacağı alanların oluşturulması, kadının her alanda yer alması gerektiğine vurgu yaptı.
'Kadınlar kendilerini erkeklere muhtaç hissediyor'
Bitlis'te kadınların pek çok sorunu olduğunu söyleyen Emel Tadik, kadınların özellikle kadın yaşam evlerinin açılmasını talep ettiklerini dile getirdi. Kadınlarda okuma yazma oranının çok düşük olduğunu sözlerine ekleyen Emel, ayrıca kadınların ekonomik özgürlüklerinin olmaması nedeniyle de erkeklere karşı zorunluluk hissedildiğine dikkat çekti. Kadınlar için kurslar açılarak mesleki eğitimlerin verilebileceğini söyleyen Emel, böylelikle kadınların da kendi ekonomik kaynaklarını oluşturabileceğini ifade etti. Ayrıca kadına yönelik şiddetin çözümlerine de değinen Emel, bu konuya ilişkin erkeklere de eğim verilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Emel, "Kadınlar belki de, kendilerini erkeklere muhtaç hissettikleri için şiddeti kabulleniyorlar. Çoğu kadınlar bunu kendine reva görüyor, sanki yapılması gereken bir şeymiş gibi. Kadınlara dönük projeler hayata geçirilirse, kadınlarımız da bu kadar ezilmez" şeklinde konuştu.
'Kadınlar olarak el ele vermeliyiz'
Bitlis'te bütün kadınların sorunlarının olduğunu dile getiren Camiye Beyandır, kadınların baskı altında olduğuna dikkat çekti. Kadınların erkek baskısı nedeniyle her zaman dışarıya çıkamadıklarını belirten Camiye, "Biz bazen kadınlarla toplanmak istiyoruz, ama kadınlar eşlerinin korkusundan gelemediklerini söylüyorlar. Fakat ben de onlar gibiyim. Biz kadınlar birbirimizin elini tutmalıyız ve mücadele etmeliyiz, hakkımızı almalıyız" dedi. Ayrıca çocuk paralarına da değinen Camiye, kadınların bu şekilde eve kapatılarak sadece çocuk getirmeye teşvik edilmeye çalışıldığının altını çizdi. Camiye, sözlerini kadınlara iş tanınması talebinde bulunarak noktaladı.
'Kadınlar çalışıyor erkekler kahvelerde oturuyor'
"Biz tarlada, bahçede çalışırken, eşlerimiz çarşıda kahvede oturuyor" diyen Nebile Akkurt, "Biz kadınlar çocuklara bakıyoruz, ekmek pişiriyoruz, çamaşır yıkıyoruz. Fakat erkeklerin umurunda değil yaptığımız işler" diye konuştu. Yaşadıkları bölgede iş imkanlarının da olmadığına değinen Nebile, "Biz iş olsaydı çalışabileceğimiz, gider çalışırdık. Fakat iş yok" dedi. "Tayyip Erdoğan bize çocuk maaşı vererek bizleri kandırmaya çalışıyor" diyen Nebile, bu paranın da eşleri tarafından alınarak kahvelerde harcandığına dikkat çekti.
'Kamusal alanda kadın yok'
Bitlis'te kadınların yaşadıkları sorunlara ilişkin konuşan Bitlis Belediyesi Sosyologu Çilem Engin ise, bölge genelinde olduğu gibi Bitlis'te de ataerkil toplum yapısının ve din olgusunun hakim olduğunu söyledi. Bitlis'te kadınların kendi yaşadıkları problemlerin de kimi zaman farkında olamadıklarını kaydeden Çilem, "Kadının dünyası ve algısı mahallesiyle sınırlı. Kadının kamusal alanda görünürlüğü yok. Bitlis Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı sadece 30 kadın kaydı var. Fakat iş dağılımına bakıldığında bu kadınların sadece yüzde 2'si 3'ü gerçekten o işi yapıyor" dedi. Kadının kendi haklarını tanıması, bilinçlenmesi anlamında kadının kendi eğitiminin önemli olduğunu dile getiren Çilem, toplumsal cinsiyet rollerinin önce evde şekillenmeye başladığını, bunda da annenin önemli rol oynadığına işaret etti.
'Kadınlar en çok kamu kurumlarının yardım bölümündedir'
Çilem, kadınların belediyeden en büyük taleplerinin istihdam olduğuna değinerek, "Talebin kadınlardan geliyor olması bizi heyecanlandırıyor. Çünkü bu aslında bir kırılmadır. Kadınlar birçok proje kapsamında kurslarla el işi yapma yeteneğine sahipler. Fakat, kadınların ürettiklerini pazarlayacakları bir yer bulma sorunu var. Biz bu noktada hem kadının bilinçlenmesi, hem ekonomiye katılması konusunda öncelikle bir kadın el emeği mekanı arayışındayız. Biz bu pazarı oluşturup kadınlara teslim etmeyi düşünüyoruz. Kadınlara verilecek pazarlama eğitimlerinin sonunda da bir kooperatifleşmeye gitmeyi hedefliyoruz. Bitlis'te kadını en çok görebileceğiniz yerler, kamu kurumlarının yardım bölümleridir. Kadını çarşıda çok sık göremezsiniz. Bitlis de Türkiye'nin minyatürü gibidir. Fakat burası aynı zamanda çok dezavantaja da sahip; toplum yapısının kapalı olması, gelenekselci ve dinin çok yoğun yaşanmasından kaynaklı. Bir algı sıkışması var ve öncelikli hedefimiz bu algının önünü açmak" açıklamalarında bulundu.
'Kadınlar yaşamdan koparılmak istendi'
30 Mart Yerel Seçim çalışmaları sürecinde de özellikle kadınlarla ilişkilendiklerini ifade eden Bitlis Belediye Eş Başkanı Nevin Daşdemir Dağkıran da, kentin kadın sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bitlis'te kadınların evlere kapatılarak yaşamdan koparılmak istendiğine işaret eden Nevin, erkek sistem tarafından da "en iyi kadın evde oturan, sesini çıkarmayan kadındır" algısının oluşturulduğunu vurguladı. Belediye kazanıldığı taktirde öncelikle kadın çalışmalarını hayata geçireceklerini dile getiren Nevin, mahalle meclislerinin kurulması vesilesiyle de artık kadınlarla bir arada olacaklarını ve kadınların kendi kararlarını kendilerinin vereceğini belirtti. "Biz kadınlara, 'Siz Bitlis'in yarısısınız. Bitlis'in rengini değiştirecek gücünüz var' dedik ve değiştirdiler de" sözlerine yer veren Nevin, kadınlarla gerçekleştirmeye devam ettikleri buluşmalarda ortaya çıkan sonuçlara göre, çalışmalarına da şekil vereceklerini söyledi.
'Kadının mahkumiyetini yok edeceğiz'
Bitlis'te erkek renginin hakim olduğunu kaydeden Nevin, bugüne kadar eve, erkeğe, sisteme mahkum edilen kadının bu mahkumiyetini yok edeceklerini vurguladı. Nevin, Kürt halkının yıllardır büyük bir mücadele verdiğini dile getirirken, "Mücadele edenlerin yarısı da kadındır. Zilan, Bêrîtan, Arîn arkadaşlar büyük örneklerdir. Biz kadınlara bunlardan da bahsediyoruz. 'Bakın kadının böyle bir yaşamı da var' diyoruz. Bu kadın arkadaşlarımız da kadınların irade sahibi olmasını istiyordu. Bizler de onların mücadelelerini sürdürmeliyiz. Hiçbir şey yapamıyorsak, çocuklarımızı dilleriyle büyütelim, kültürümüzü yaşatalım. Artık Bitlis'te kadın da, erkek de, gençler de değişecek" ifadelerinde bulundu.
YARIN: İstanbul
(gk/mg)

