'Kadın hemşirelerin yaşadığı sıkıntılar giderek artıyor'
09:27
Handan Tufan / JINHA
İZMİR - Sağlık alanında en fazla emek veren 'hemşirelik' hala mevzuatta meslek olarak görülmüyor. Uzun mesai saatlerinin yanı sıra uğradıkları fiziki ve psikolojik şiddete karşı hemşireler bugüne kadar seslerini çok fazla duyuramadı. Kadın hemşirelerin yaşadığı sıkıntıların giderek arttığına dikkat çeken İzmir SES Yönetim Kurulu Üyesi Hemşire Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Mesleğimizi icra ederken, toplumsal alandaki şiddete karşı bir duruş sergilemeye çalışıyoruz" dedi.
Yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında tüm kadınlar alanlarda şiddete karşı haykırmaya hazırlanırken, şiddetin kadın hayatında ne boyutta olduğu halen görünmüyor. Sağlık alanında ise en çok şiddete maruz kalan kadın hemşireler, hem mesai saatleri, hem de toplumsal şiddetin mağduru durumunda olmalarına rağmen seslerini kimse duymuyor. İzmir Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Yönetim Kurulu Üyesi Hemşire Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadın hemşirelerin fazla mesai saatleri ve uğradıkları fiziksel şiddet ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
'Şiddet hemşireliğin ayrılmaz bir parçası haline geldi'
Şiddetin hemşirelik mesleğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyleyen Gülistan, sağlıktaki dönüşümlerle beraber şiddetin giderek arttığını belirtti. Gülistan, fiziksel şiddetin yanı sıra hakaretlere de maruz kaldıklarını dile getirerek, "Daha çok hakarete varan sözler, küçültücü, aşağılayıcı bakışlar, hasta kaybı yaşanmışsa doktora ulaşılamıyorsa fiziksel şiddete varabilecek bir durumu yaşıyoruz. Hem yoğun çalışma, çalışırken ki işin riskini göze almak başlı başına zor bir şey" şeklinde konuştu.
'Tükenmiş Sendromu'yla baş başa kalıyorlar'
Gülistan, günde ortalama 7 ya da 8 saate varan fazla mesai nöbeti tuttuklarını söyleyerek, gündüzün yanı sıra gece çalışmanın zorluğuna dikkat çekti. Gülistan, "Birçok hemşire fazla mesaiden, aşırı nöbet tutmaktan ve çalıştığı zaman yaşadığı angaryalardan dolayı 'Tükenmişlik Sendromu'yla baş başa kalıyor. Birçoğu bu işten kaçmak için mutlaka farklı okullar okumaya çalışıyor. Başka bir alanda kendini var edip, bu meslekten kaçmaya çalışıyor" diyerek fazla mesaiden dolayı yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi.
'Biriken öfke hemşirelere patlıyor'
Hemşirelik mesleğine küçük yaşta başlandığını söyleyen Gülistan, bu durumun hemşireler açısından bir dezavantaj oluşturduğunu söyledi Hemşireliğin lisans düzeyine çıkarılması gerektiğini kaydeden Gülistan, "Hemşirelik bir kadın mesleği. Daha çok kadınlar bu mesleği icra ediyordu. Yeni yeni erkekler yapmaya başladı. Toplumda hem küçük yaşta mesleğe atılmak, hem de meslek lisesi düzeyinde okumuş olmak, kadın olarak bu mesleği icra etmiş olmak dezavantajdır. Bu nedenle, toplumdaki tüm biriken öfke hemşirelere patlıyor" sözlerine dikkat çekti.
'Hekim ve hemşire arasında da bir sıkıntı var'
Hemşireliğin yardımcı personel olarak görüldüğünü belirten Gülistan, "Bu durum bir sorundur. Özellikle sağlık meslek liselerinden 17-18 yaşlarında mezun olup çocuk yaşta bu mesleği icra etmeleri bir sıkıntıdır. Bu anlamıyla hekim ve hemşire arasında da bir alt üst ilişkisi vardır. Bu durumun önüne de hemşirelik eğitiminin lisans düzeyine çıkarılması ile geçilebilecektir" sözlerine yer verdi. Hemşireliğin mevzuatta meslek olarak yer almadığının altını çizen Gülistan, bu durumunda şiddetin bir parçası olduğunu söyledi.
'Şiddetsiz bir toplum diliyorum'
Bütün kadınlar için sınıfsız sömürüsüz, şiddetsiz bir toplum dilediğini söyleyen Gülistan, "Tabi bunun sistemle olan başını iyi irdelemek gerekiyor. Buna karşı mücadele etmek gerekiyor. Bizler işyerlerimizde mesleğimizi icra ederken, toplumsal alandaki şiddete karşı bir duruş sergilemeye çalışıyoruz" diye konuştu.
(ht/dc/mg)

