Erzurum’da tutuklanan DİHA Muhabiri için eylem yapıldı

16:34

 


JINHA


ERZIROM – Erzurum Atatürk Üniversitesi öğrencileri, Hınıs’ta gerçekleştirilen Kobanê eylemleri sırasında haber takibi yapan DİHA Muhabiri Mensur Küçükkarga ile Erzurum'daki Lice protestolarında çıkan olaylar gerekçe gösterilerek tutuklanan öğrenciler için Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirerek, tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.


Erzurum'un Hınıs ilçesindeki Kobanê protestolarının haber takibini yapan, ancak olaylarla ilgili tutuklanan bir kişinin ifadesi üzerine 21 Ekim'de evinde gözaltına alınarak tutuklanan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri ve Atatürk Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Mensur Küçükkarga'nın meslektaşları ve üniversite arkadaşları, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması düzenledi. Yine 2013'teki Lice protestolarına katıldıkları iddiasıyla geçen ay tutuklanan Atatürk Üniversitesi öğrencisi 5 kişinin de tahliye edilmesi talebiyle ile gerçekleştirilen eyleme, DBP, HDP, İHD, Eğitim Sen, Eftelya Kültür ve Sanat Derneği, Sosyalist Gençlik Derneği yöneticilerinin yanı sıra tutuklu yakınları da destek verdi. "Siyasi tutsaklar onurumuzdur", "Özgür basın susturulamaz" pankartlarının açıldığı eylemde, "Özgür basınla özgür topluma", "AKP'nin eğitim kurumları cezaevleri", "Faşo Erdoğan (Faşo Nedir?)" dövizleri taşınırken, sık sık, "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana zindana", "Özgür basın susturulamaz" sloganları atıldı.


'Özgür basın susturulmak isteniyor'


Kitle adına basın açıklamasını gerçekleştiren DİHA Muhabiri Mehmet Arslan, "21 Ekim günü yapılan operasyonla gözaltına alınan çalışma arkadaşımız Mensur Küçükkarga, Hınıs'ta yapılan protesto eylemleri sonrası çıkan olaylarla ilişkilendirilerek, tutuklanıp Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Hiçbir delil olmadan tutuklandı. Bu gözaltı, yakalanma ve saldırlar, planlı ve organizeli saldırılardır ve arkasında çeteleri, karanlık güçleri cesaretlendiren tavrıyla AKP Hükümeti bulunmaktadır. Polisini, askerini basın çalışanlarının üzerine sürerek, tehdit ve yıldırmayla arkadaşlarımızı engellemeye çalışan devlet, çeteler eliyle bu tarz saldırılar gerçekleştirerek, özgür basını susturmak istemektedir" ifadelerini kullandı.


'Bizler var olduğumuz sürece özgür basın susmayacaktır'


"Bu baskı ve gözaltılar özgür basın çalışanlarını ve bizleri yıldıramayacak" diyen Mehmet, şunları söyledi:
"Özgür basın gerçekler karanlıkta kalmasın diye her dönem canlarını ortaya koymaktan çekinmemiştir. Nasıl ki 90'lı yıllarda bütün katliam, baskı ve yıldırmalara karşı bir duruş sergileyerek bu saldırıları boşa çıkarmışsa, bugün de sarsılmaz ve taviz vermez duruşuyla halkın haber alma özgürlüğünü koruyacak, karanlık odakları deşifre etmeye devam edecektir. Gücünü, Apê Musalardan, Gurbetelli Ersözlerden, Deniz Fıratlardan alan özgür basın, yine onlardan devraldığı görevi ve mirası sürdürecektir. Devletin baskıları ve polis çete uzantısının saldırıları özgür basın çalışanlarını yolundan alıkoyamayacaktır. Canımız pahasına da olsa biz yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz."


Açıklamanın ardından kitle sloganlar eşliğinde dağıldı.


(km/gk)