Kakaî kadınları: Şiddete karşı daha çok örgütlenmeliyiz
09:14
Zeynep Dicle/JINHA
KERKUK - Tüm dünya kadınlarına 'şiddete' karşı 'örgütlenme' çağrısında bulunan Kakaî kadınları, "YPJ'li kadınlar bizim onur kaynağımızdır, mutluluk kaynağımızdır. Özgürlüğü hedefliyorsak eğer, onların devreye koyduğu yöntemle özgürleşebiliriz. Ülkemizi ve varlığımızı savunmayı esas alabilmeliyiz. Kazanımlarımızı asla IŞİD gibi kirli ve karanlık bir gücün eline bırakmamalıyız" dedi.
Irak'ta kendilerine Kakaî denilen ama çıkışı İran'a dayanan ve buradaki resmi isimleri Ehl-i Hak olan ve Yarsan olarak da bilinen bu inanç grubuna mensup Kürtler, inançlarından dolayı kırımlardan geçer. Zerdüştlük, Alevilik ve Matreizmle yakınlığıyla bilinen Kakaîler varlıklarını ve inançlarını bir sır gibi saklıyor ve inançlarını görmüş oldukları baskılardan, üzerlerindeki yaşam tehdidinden dolayı ifşa edememekteler. Kakaî, yani kardeş anlamına gelen bu inanç biçimi, yardımlaşmayı, dayanışmayı esas alır. Irak'ta yaklaşık 200 bin civarında olan Kakaîlerin yoğunlaştığı bölgelerden biri de Kerkük'tür. Saddam döneminde köyleri boşaltılıp yurtlarından edilen Kakîler, Saddam rejiminin devrilmesinden sonra bölgede oluşan yeni statü ve dengelerle birlikte yeniden köylerine dönüp burada yaşamlarını sürdürmektedirler. Tek eşliliği öğütleyen bu inanç, kadın ve erkeğin tam eşitliğini savunur ve 'her şey insan içindir' der. İşte bu inanca mensup Irak'ın Kerkük kentinde yaşayan Kakaî kadınlarına ulaştık. Kakaî kadınları 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'ne ilişkin ajansımıza konuştu.
'Başarı bizim olacak'
Kadınlardan Suham Xelîl, Kerkük'ün Dakok ilçesinde yaşıyor ve tüm dünya kadınlarının özgürleşmesini istediğini söylüyor. "Bizim bölgede kadınlar özgür değil" sözleriyle konuşmasına başlaşan Suham, "Burada kadının yaşadığı toplumsal sorunlar çok fazla. Biz nasıl erkeklere saygı duyuyorsak, erkekler de aynı biçimde kadınlara saygı duymalıdırlar. Kadına karşı şiddetle mücadele günü olan böylesi bir günde, tüm kadınlar özgür bir biçimde yaşayabilmeli ve kadın mücadelelerini yükseltmeliler" diye belirtti. Erkeklere tanınan tüm hakların kadınlara da tanınması gerektiğinin altını çizen Suham, "Bölgemizde kadın intiharları, kendini yakma olayları çokça yaşanıyor. Eğer Şengalli kadınlar da Kobanili kadınlar gibi kendilerini savunmayı önceden öğrenebilselerdi, başlarına bunca felaket gelmeyecekti. Kobanili kadınlar bugün erkeklerle omuz omuza savaşıyorlar. Bu savaş en çok da biz kadınları yaraladı, bize zarar verdi. Direnen Kobanili ve Şengalli kadınlarla gurur duyuyorum. Bugün vesilesiyle şu mesajı da vermek istiyorum; kadınlar hiçbir şeyden korkmasın, haklarını arasınlar. Bir Kakaî kadın olarak tüm kadınları selamlıyorum ve başarı bizim olacak diyorum" diye belirtti.
'Kadınlar IŞİD çetelerinin zulmüne karşı direnişe geçmeli'
Kadına yönelik çok yoğun baskı ve zulmün olduğunu ifade eden Leyla Taqîye ise, "Kadını sadece evle sınırlı gören toplumsal gerçeklik, bugün direniş mevzilerinde bulunan kadınları gördükçe, kadınların sadece ev işi değil, birçok şey yapabileceğine de inanmıştır. Kürt kadınları IŞİD ile mücadelede bunu çok açık bir biçimde herkese göstermişlerdir" ifadelerine yer verdi. IŞİD'in bir kadın düşmanı olduğuna dikkat çeken Leyla, "Fakat kadınlar bugün bu güç karşısında direniyorlar. Eğer kadınlar başarırsa, toplum da refaha, başarıya ulaşır. Kadın özgürleşirse toplum da başarılı olur" dedi. 25 Kasım vesilesiyle tüm dünya kadınlarına ve özellikle de Kürt kadınlarına seslenen Leyla, "IŞİD'in yaratmış olduğu yaşam tehdidine karşı, zulme karşı herkes başkaldırsın ve dirensin. IŞİD çeteleri direnen Kürt kadınlarından çok korkuyor. Bir kadının eliyle ölmekten korkuyorlar. Çünkü onların anlayışına göre kadın eliyle öldüğünde cennete değil de, cehenneme giderler. Kobanê direniş gerçeğinde açığa çıktı ki, kadınlar ne kadar özgür! PKK'li kadınlar bizim de yaşadığımız bölgede var. Tüm halk onlardan çok memnun. Kürdistan'ın dört parçasındaki Kürt kadınları el ele verip IŞİD çetelerinin zulmüne karşı direnişe geçmeli ki, Şengalli kadınların hesabını sorabilelim" diye kaydetti.
'Kadınlar yaşamın her alanında eşit haklara sahip olmalı'
Kadınların yaşamının hep tehdit altında olduğunu belirten Leyla Sadık ta, tüm dünyada kadınlara yönelik şiddet uygulandığını ifade etti. Toplumda kız çocuklarının dünyaya gelmesinin matemle karşılandığını üzülerek dile getiren Leyla, "Ama dünyaya gözlerini açan bir erkekse, düğünle, dernekle karşılanır. Çocuk yaştan itibaren kız çocukları, babaları, erkek kardeşleri tarafından şiddete maruz kalırlar. Kadınlara 'senin yerin ev, dışarı çıkamazsın' denilir. Yine hep susmayı dayatırlar. Ve kadın olduğu için konuşma hakkı bile elinden alınıyor" ifadelerine yer verdi. Kadının toplumda ikinci sınıf olarak görüldüğünü söyleyen Leyla, "Bunun için kadına yönelik şiddette hep bir artış söz konusudur. Fakat kadınların da bu uygulamalara karşı bir tutumunun olması gerekiyor. Kadın ve erkek arasında tam eşitliğin sağlanması gerekiyor. Hiçbiri bir diğerinden üstün değildir. Toplumsal, ekonomik ve siyasi yaşamda eşit haklara sahip olabilmelidir" dedi.
Tüm dünya kadınlarına 'şiddete' karşı 'örgütlenme' çağrısı
Leyla konuşmasının devamında şunlara yer verdi: "Özellikle Kakaî kadınlarının bu toplumsal algıya ve baskıya karşı tutum sahibi olmaları gerekiyor. Halk, toplum ve kadınlar olarak bizim şu an bir tek düşmanımız var, o da IŞİD'tir. Bu kirli ve karanlık güce karşı kadınlar olarak tutum sahibi olabilmeliyiz. İster memur ol, ister öğrenci ol, istersen de ev kadını ol, kesinlikle Kürt kadınları olarak şehitlerimizin izinde gitmeli ve onların direniş geleneklerinin sürdürücüleri olabilmeliyiz. Leyla Qasim, Rengin ve Destinaların izinde gitmeliyiz. YPJ'li kadınlar bu anlamda bizim onur kaynağımızdır, mutluluk kaynağımızdır. Özgürlüğü hedefliyorsak eğer, onların devreye koyduğu yöntemle özgürleşebiliriz. Ülkemizi ve varlığımızı savunmayı esas alabilmeliyiz. Kazanımlarımızı asla IŞİD gibi kirli ve karanlık bir gücün eline bırakmamalıyız. Tüm dünya devrimlerinde kadınlar vardı, bu devrimlerde yer aldılar. Fakat Kürdistan devriminde yer alan Kürt kadınları gibi hiçbiri rol ve misyon sahibi olamadılar. Kadınlarımız mevzilerde, ülkelerinin özgürlükleri için savaşıyor, çatışıyor. Tüm dünya kadınlarına mesajım bugün vesilesiyle şudur; kadına yönelik şiddete karşı hepimiz tutum sahibi olmalı ve daha çok örgütlenmeliyiz."
(zd/mg)

