2014 Kadın Panaroması (DOSYA 7)
10:50
Kobanêli devrimcilerin annelerinden direnişe çağrı
Zehra Doğan/JINHA
RIHA - YPG/YPJ'li savaşçıların anneleri, "Kobanê'nin kurtulacağından eminiz. Çünkü orada mücadele veren kahramanları biz yetiştirdik. Onların kanının son damlasına kadar topraklarını savunacaklarını biliyoruz" dedi. Ayrıca savaşçıların anneleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde tüm dünya kadınlarını sınırda direnmeye çağırdı.
Kadın bilincine dönük saldırı gerçekleştiren DAIŞ'e karşı direnen Kobanêli kadınların mücadelesi sürüyor. Böylesi direnişin öznesi olan Kürt kadınları, kuşkusuz 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde akla ilk gelen isimlerden oluyor. YPG/YPJ'lilerin saflarda silahlı mücadelesi sürüyor. Peki ya onları doğuran, büyüten kadınlar? YPG ve YPJ güçleri sınırın bir tarafında direnirken, kadınlar ise, her an "devrimci çocuklarıyla" ne kadar gurur duyduklarını kaydediyor. Devrim için toplumu örgütlerken, bir anda kendilerini devrimin içinde bulduklarını ifade eden Kobanêli savaşçıların anneleri, kendi yetiştirdikleri çocukların Kobanê'yi kurtaracağından bir kuşku duymuyor.
'Gerçek devrimciler zorlu dönemde belli olur'
Kobanêli Barış Annesi Xecîce Mihemmed Hisên, bir kızı, bir oğlu, 4 kardeşi ve 4 torunun YPG/YPJ saflarında olduğunu belirterek, kendisinin de yıllarca kadın çalışmaları içinde yer aldığını söyledi. Xecîce, kadın mücadelesine katıldığı yılları ve DAIŞ terörüne karşı direnen çocukları nasıl yetiştirdiğini anlattı: "Esad dönemi ve öncesinde Rojava'da kimliğimiz dahi yoktu. Çok baskıcı bir rejim vardı. E tabi gerçek devrimciler hep bu dönemlerde belli olur. İşte ben o dönemin korkusuz kadınları içinde yer alıyordum. Bundan 20 yıl önce, her şey çok zorken, biz Ortadoğu gibi bir yerde kadın mücadelesi veriyorduk. Güne gider gibi, pasta börek yapıp, o gün toplantı alacağımız eve giderdik. Birkaç kadın da kapıda nöbet tutardı. Çok gizli bir şekilde toplantı yapar, önemli kararlar alırdık. Tüm bunlar sessiz sedasız olurdu. Komşularımız dahi, bizim gerçek kimliğimizi bilmezdi. Çünkü çok büyük cezalara çarptırılırdık. Baas rejimi döneminde, devrimciler çok kötü işkencelerden geçer, katledilirdi. Ama bizim bir inancımız vardı. Bir gün tüm bunlar son bulacaktı ve bir özgürlüğümüze kavuşacaktık. Bu yüzden ne bedel varsa ödemeye hazırdık…"
'Çocuklarımı birer devrimci gibi yetiştirdim'
Kobanê'de devrimden önce, eril bir zihniyetin hakim olduğunu söyleyen Xecîce, o dönemlerde hem kimlik, hem de aile içi şiddete karşı mücadele verdiklerini belirtti. Tanıştığı kadın mücadelesi sayesinde, aile içi şiddetle baş edebildiğini ifade eden Xecîce, "Kadın mücadelesi sayesinde, eşimin her hangi bir şiddet türünü uygulaması karşısında sert bir şekilde durdum. Ailemi yıllar sonra değiştirebildim. Fakat ondan sonra karşımda daha güçlü bir eril zihniyet duruyordu, o da devletti. Devletin birçok yaklaşımına tahammül edemiyordum. Bir şeyleri öğrendikten sonra, iş daha da zorlaşır. Bende, kadın mücadelesiyle tanıştığım günden bu yana inanılmaz değişiklikler olmuştu ve her yanlışı net bir şekilde görür olmuştum. Bu yüzden daha güçlü ve kararlı bir şekilde mücadele etmeye devam ettim. İşe çocuklarımdan başladım. Onları birer devrimci gibi büyüttüm. Onları bu günlere yetiştiriyormuşum meğerse… O dönemlerde böyle bir şey, aklımızın ucundan dahi geçmezdi. Devrime inanırdık ama hep çok uzaklarda sanırdık. Şimdi çocuklarım ve torunlarım birer devrimci. Onları ben yetiştirdim, gurur duyuyorum" dedi.
'Kobanê'de bir tarih yazılıyor'
Bir oğlu ve kamuoyunun da yakından tanıdığı eşi Apê Nemir'ın YPG saflarında DAIŞ'e karşı savaştığını söyleyen Kobanê Kadın Meclisi Üyesi Şemsê Mihemed ise, tüm ailesinin devrim uğruna mücadele verdiğini ifade etti. Rojava'da devrimden önce de çalışmalarda olduğunu söyleyen Şemsê, Kobanê'de sürdürülen devrimsel mücadeleden dolayı, saldırılara karşı dirençli olduğunun altını çizerek, "Kobanê, yıllardır bin bir emekle var ettiği sağlam mücadele tabanından dolayı düşmüyor. Çeteler hiçbir zaman isteğine kavuşmayacak. Kadınlar olarak, orada var ettiğimiz bir mücadele mirası söz konusu. Şimdi Kobanê'de bizim verdiğimiz devrim ahlakıyla yetişen çocuklarımız savaşıyor. Onların, bizden aldığı ders, ne olursa olsun, ölüm pahasına dahi topraklarını terk etmeyip savaşmaktır. Oğlum ve eşimle beraber, devrime canımızı feda ettik. Dünyaya bir daha gelsem, yine aynı şeyi yapardım. Kürt halkıyla gurur duyuyorum. İşte böyle mücadelecidir, bizim devrimci çocuklarımız. Tüm dünya böyle bilsin. Kobanê'de bir tarih yazılıyor. Kürt halkının kanıyla yazdığı devrimsel tarihi, yüzyıllarca insanlar okuyacak ve bundan feyiz alacak. Tüm dünyayı, devrimi sahiplenmeye çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
Çadırlarda cins bilinci eğitimi
Bir oğlunun Kobanê'de YPG saflarında DAIŞ çetesine karşı savaştığını söyleyen Kobanê Kadın Meclisi Üyesi Havva Mihemmed de, Suruç'ta kaldıkları çadır kentlerde de kadın çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Cins bilinci üzerine çadır kentlerde eğitim verdiklerini ifade eden Havva, dünyanın her yerinde, her köşede eril zihniyetin hakim olduğunu kaydederek, "Şu an çadır kentlerdeyiz. Hepimiz mağduruz. Fakat erkek her yerde erkektir. Çadır kentlerde de erkekler, aynı eril zihniyetle bir şekilde kadına yönelik şiddet gösteriyor. Bunun önüne geçmeliyiz. Kobanê'de savaşan devrimcilerin anneleri olarak, şiddetin her boyutuna karşı mücadele etmeliyiz. O nedenle çadır kentlerde de çeşitli komisyonlar oluşturarak, belirli alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Çalışmalarımız 25 Kasım kapsamında belirli programlarla devam ediyor" dedi. Havva, Kobanê'de, üç köylerinin DAIŞ çetesinin eline geçtiğini belirterek, "Olsun, üzülmüyorum. Eğer ben evladımı, tam anlamıyla bir devrimci olarak yetiştirdiysem, diğer yoldaşlarıyla beraber tüm Kobanê'yi kurtaracaklardır. Kobanêli bir komşum mağdursa, benim mağduriyetim önemli değildir. Önemli olan, örgütlü bir şekilde direniş gösterip, topraklarımızı kurtarmaktır. Tüm dünya kadınlarını sınıra eylem yapmaya çağırıyoruz. Bu devrim sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın devrimidir. Şu an Kürtler DAIŞ'e karşı savaşıyor. DAIŞ tüm insanlık için bir tehdit. Bu tehdidi ortadan kaldırmak için gelin hep beraber mücadele verelim diyoruz" diye çağrıda bulundu.
'Tüm çocuklarımız devrime feda olsun'
Kobanê Kadın Meclisi'nin bir diğer üyesi Resmi Hisên, kız kardeşi, erkek kardeşi, 4 dayısı ve 4 kuzeninin YPG/YPJ saflarında mücadele verdiğini belirterek, çocuklarıyla beraber kendisinin de YPG/YPJ'de savaştığını, fakat DAIŞ'in saldırılarının şiddetlenmesiyle Kobanê'yi terk etmek zorunda kaldığını ifade etti. Resmi, "Çocuklarım küçük olduğu için beni ve çocuklarımı geri gönderdiler. Olsun, devrim bitmez. Ben de devrime evlat yetiştiriyorum. Şu an yaşları çok küçük. En büyük çocuğum 15 yaşında. Onları birer savaşçı gibi yetiştiriyorum. Çocuklarım, bizi topraklarımızda rahatsız eden çetelere karşı kahramanca savaşacak. İşte böyle olur Kürtlerin devrimi. Ölümler çok olsa da, bizde o devrim bayrağını kahramanca yükseltecek milyonlarca çocuk var. Tüm çocuklarımız, bu devrime feda olsun" sözlerine yer verdi.
Bitti.
(zd/gk)

