Şırnaklı kadınlar ‘şiddete’ karşı yürüdü

18:33

 


JINHA


ŞIRNEX - 25 Kasım etkinlikleri kapsamında Şırnak Kadın Platformu'nun öncülüğünde, Şırnaklı kadınlar gelinlik, kefen ve cüppe giyerek erbaneler eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından konuşan DÖKH aktivisti Eda Bazencir, kadınlar olarak alanlarda olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini belirtti.


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında Şırnak'ta kadınlar gelinlik, kefen ve cüppe giyerek erbaneler eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Şırnak Kadın Platformu'nun öncülük ettiği yürüyüşe, DÖKH, KESK, Barış Anneleri ve Şırnak Belediyesi Eş Başkanı Özlem Oluk'un yanı sıra yüzlerce kadın katıldı. "Tecavüzcüler yargılansın, davalara müdahil olacağız" pankartı taşıyan kadınlardan bazıları gelinlik giyerek, "Ben bir çocuğum, çocuk gelinlere karşı alanlardayım", kefen giyen kadınlar ise, "Lı hember qirkirina jinê berxwedidim qadame" ve cüppe giyen kadınlarda, "Ben bir avukatım eril zihniyete karşı alanlardayım" ve geleneksel kadın kıyafetleri giyenlerde, "Ben bir ev kadınıyım görünmeyen emeğime karşı alanlardayım" dövizlerini taşıdı. Ömer Kavak Meydanı'ndan, Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüyen kadınlar, "Jin jîyan azadî", "Katil IŞİD işbirlikçi AKP", "Kadına uzanan eller kırılsın" ve "Bijî berxwdana Kobané" sloganlarını attı. Yürüyüşün ardından kadınlar adına basın açıklamasını DÖKH aktivisti Eda Bazencir okudu. Dünya'da ve Türkiye'de kadınlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığını ifade eden Eda, Kadına yönelik şiddetin erkek egemenliğinin sürdüğü her alanda devam ettiğini dile getirdi.


'Töre namus adı altında kadınlar katlediliyor'


 Eda, günümüzde şiddetin devlet kurumları dahil her yerde yaşandığını söyleyerek, "Bugün şiddet devletin kurumlarında, cezaevlerinde, sokakta her alanda kendini gösteriyor. Aile kurumunda ise kadınlar şiddetin en vahşisine maruz kalıyor. Töre, namus adı altında kadınlar katlediliyor. Aile kurumunu bu kadar önemseyen sistem, katilleri koruyor" dedi. Eda, "Maalesef ne 60'lardan ne daha öncesinden günümüze diktatör sistemlerin zalimliği ve eril zihniyetin katil sıfatı değişmemektedir. Bugün hala Rojava'da, Şengal'de, İran'da, Nijerya'da Ukrayna'da Paris'te ve daha birçok coğrafyada kadına yönelik şiddet ve katliamlar sürmektedir" diyerek kadın katliamlarının dünyanın her yerinde sürdüğüne dikkat çekti.


'Haklı mücadelenin takipçileri olacağız'


Kobanê'de ilan edilen devrim ile Ortadoğu'da kadın odaklı yaşamın yeniden başladığını belirten Eda, bu başlangıçla, birçok şeyin değiştiğini kaydetti. Eda, "Bu değişimin karşısında eril zihniyetteki çeteler Rojava kadın devrimine saldırarak, kadını katledip kafasını kopararak, tecavüz edip pazarlarda satarak, kadın bilincini yok etmeye çalışmaktadır. Özellikle YPJ'li kadınlara yönelik bu saldırılar eril zihniyetli çetelerin kadınlardan ne denli korktuğunun açık göstergesidir. Bu korkular en cesur direnişi gösteren Arîn Mîrxan, Kader Ortakaya, Gulan Batman ve daha birçok arkadaşımızla anlamını bulmuştur. Bu anlamlı ve haklı mücadelenin takipçileri olarak biz kadınlar bu günde olduğu gibi alanlardayız ve olmaya devam edeceğiz" dedi.


(ny-şh/dc/mg)