Ev işçisi kadınlar ne yaşar ne yaşamaz!
08:50
Eylem Daş/JINHA
İSTANBUL - Ev işçisi kadınlar tıpkı kayıt dışı çalışan diğer kadınlar gibi türlü zorluklarla mücadele ediyor. Sildikleri camların eşiğinde 'yaşamla ölüm' arasında kalan kadınlardan ev işçisi Songül Arslan, her cama çıktığında akşam çocuklarını görmekte kaygılandığını belirtirken, Ayten Kargın ise 25 senedir ev işçiliği yapan arkadaşlarının olduğuna dikkat çekerek, hiçbirisinin iş tanımı olmadığını ve kayıt dışı çalıştığı için hiçbir haktan yararlanamadığını dile getirdi.
İşçi statüsünde olmadıkları için kıdem tazminatından doğum iznine, işsizlik parasından sağlık hakkına kadar birçok sosyal haktan faydalanamayan, her gün aynı işleri iki kez yapmak zorunda kalan, çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için kendi canından olan ev işçisi kadınlar… İş kazalarında öldüklerinde, işçi statüsüne dahi giremedikleri için onlardan geriye bir çift ayakkabı kalıyor, yaşadıklarının ve emek verdiklerinin kanıtı olarak. Tüm bu sıkıntıları yaşayan ev işçisi kadınlardan Songül Arslan ve Ayten Kargın ev işçisi kadınların yaşadıkları zorlukları kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak JINHA ile paylaştı.
'Sandalyeleri birleştirip merdiven yaptım'
Dört senedir ev işçiliği yapan Songül Arslan, gittiği bir evde iki sandalyeyi birleştirip merdiven olarak kullandığını işverenden merdiven talep ettiğinde bu talebin yerine getirilmediğini dile getirdi. Songül, "Öncesinde yine sandalyeye çıktığımda düşmüştüm. Daha önce ona bunları da söyledim. 'halledeceğim' dedi ve bir süre beni oyaladıktan sonra talebimi yerine getirmedi. Düşüp bacağım kırılabilirdi. 'Ben düşüp bacağımı kırsam başka bir kadın bulabilirsin ama ben bacağımı kırdığımda çocuklarıma bakacak kadın bulamam, durumum buna el vermez' dedim" ifadelerini kullandı.
'Camdan düşersem çocuklarımı akşam göremeyeceğim'
Ev işçileri olarak çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarının altını çizen Songül, yaşadıkları sorunları çözmek için nereye başvuracaklarını bilmediklerini söyleyerek, "Benim gibi ev işçisi kadınlara ulaşmaya çalışıyorum, onlara sigortasız çalışmamamız gerektiğini, bu konuda devlete bilgi vermemiz ve sigortalanmamız gerektiğini söylüyorum" dedi. Kadınların genelde korktuğuna işaret eden Songül, kadınların çok yoğun tempoda çalışarak ek iş çıkardıklarını ve ek işe karşılık olarak da sigorta isteyen ev işçisi kadınlara işverenlerin, "O zaman günlüğün 100 lira olsun" diye pazarlık yaptığını vurguladı. İşverenine sigorta talebinde bulunduğunu ancak bu talebin de yerine gelmediğini belirten Songül, sigorta talebine karşılık 50 lira gibi bir zam yapıldığını kendisinin ise çocuklarını okutmak uğruna çaresizlikten kabul ettiğini dile getirdi. Devletin çıkardığı yasaların dahi uygulanmadığını ve denetimsiz olduğunu sözlerine ekleyen Songül, her işe başladığında dua ettiğini ve cama her çıktığında da "Ben bu camdan düşersem akşam çocuklarımı göremeyeceğim" diye düşündüğünü sözlerine ekledi.
'Benim köpeklerine verdiğim değeri onlar bize vermedi'
Ev işçisi Ayten Kargın ise, 13 senedir çalıştığı işverenine yaşadığı haksızlık sonucu dava açtığını ve davasının hala sürdüğünü söyleyerek, "İşverenim, eşimin hastalığından dolayı izin aldığımda 13 sene sonra bana 'sen geldiğin günün parasını alırsın' deyip aylığımı kesti ve ben zor durumda kaldım. Evde hasta köpekleri vardı ben o köpeğe bile bir çocuk gibi bakarken onlar benim eşimin hastalığında aynı durumu yapmadılar" şeklinde konuştu. 3 ay hiç işe gitmediğini, bu süre zarfında hiç aranıp sorulmadığını ve bir gün işvereninin evine geldiğini anlatan Ayten, "İşverenim 'Biz sana çok alıştık ama başka birini daha aldık. Bir gün sen, bir gün de o çalışsın dediler'. Ben çok kırılmıştım ama bir şekilde o işe ihtiyacım vardı" diyerek işi kabul etmek zorunda kaldığını belirtti. Ancak kendisine yapılan haksızlığı kabul etmek istemediğini kaydeden Ayten, 170' i aradığını, haklarını sorduğunu, ardından İMECE Kadın Sendikası ile tanışarak işverenine dava açtığını ifade etti.
'1 milyonun üzerinde kayıt dışı ev işçisi var'
Ayten, davasının hala sürdüğünü ve kazanacağından umutlu olduğunu ifade ederek, bu süreçte çok cesur bir kadın olduğunun farkına vardığını eşinin dahi ilk zamanlar kendine destek vermezken şimdi elinde pankart alıp basın açıklamalarına katıldığını kaydetti. Türkiye'de 1 milyonun üstünde ev işçisi olduğuna ve bunların hemen hepsinin sigortasız çalıştığına işaret eden Ayten, 25 senedir ev işçiliği yapan arkadaşlarının olduğuna dikkat çekerek, hiçbirisinin iş tanımı olmadığını, kayıt dışı çalıştığı için hiçbir haktan yararlanamadığını ve meslek hastalıkları ile mücadele ettiğini vurguladı. Ayten, "Sırt ağrısı, bel ağrısı yüzünden bez bile sıkamayacak duruma geliyorsunuz. Ama çalışmak zorundasınız. Sigorta yok, emeklilik yok. Ciddi anlamda ev işçilerinin hem sigortasız çalıştıkları, hem de iş tanımı olmadıkları için emekleri görünmüyor" sözlerine yer verdi.
(ed/mg)

