Tutsaklara uygulanan süreli yayın yasağına tepki

15:45

 


JINHA


İSTANBUL - Süreli yayınların cezaevine alınmamasına tepki gösteren özgür basın temsilcileri, “Bu fiili engellemeyle amaç, düşünceleri nedeniyle tutsak edilenlerin kendi düşüncelerinden koparılmasıdır” dedi.


İHD İstanbul Şubesi'nde süreli yayınların cezaevine alınmamasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Yapılan basın toplantısına, basın emekçilerinin yanı sıra tutuklu yakınları ile sol, sosyalist ve özgür basın çalışanları da katıldı.  Özgür Halk, Atılım, Halkın Günlüğü, Kızılbayrak, Mücadele Birliği, Özgür Gelecek, Siyaset, Türkiye Gerçeği, Yarın ve Barikat Dergisi adına hazırlanan ortak basın açıklamasını Kızıl Bayrak muhabiri Mehmet Ali Karabulut yaptı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nce 10 Kasım 2014 tarihli 172740 sayı numaralı bir yazıyla hapishanelerde süreli yayınlara yasak getirildiğini belirten Mehmet, “Bu uygulamayla, Sincan Hapishanesi'nde ‘tüm iyileştirme programlarına rağmen örgütlerden kopuşların sağlanamaması, iletişimin kesilmeyişi' gerekçe gösterilmiştir” dedi.


‘Bu saldırı toplumun teslim alınmasına yöneliktir’


Mehmet, yayınlara getirilen “ücretli ulaşım zorunluluğu”nun, çoğunluğu yoksul ailelerin çocukları olan ve sınırlı maddi olanakları bulunan devrimci tutsakların muhalif yayınlara ulaşmasının engellenmesi çabası olduğunu belirterek, yasağın, 19 Aralık 2000'de devletin "Hayata Dönüş Operasyonu" dediği F Tipi hücre saldırılarının uzantısı olduğunun altını çizdi. Mehmet, "Bu fiili engellemeyle amaç düşünceleri nedeniyle tutsak edilenlerin kendi düşüncelerinden koparılmasıdır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün yasaklanmasıdır. Bu saldırı toplumun teslim alınmasına yöneliktir" diye belirtti. Mehmet, toplumun tüm kesimlerine ortak mücadele çağrısı yaparak, 28 Kasım Cuma günü Bakırköy Kadın ve Çocuk Hapishanesi önünde saat 12.00'de yapılacak basın açıklamasına katılım çağrısı yaptı.


‘Saldırının odak noktası siyasi tutsakların düşünsel pratiğidir’


Toplantıda konuşan Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar ise saldırının odak noktasının, siyasi tutsakların düşünsel pratikleri ve dışarıdaki canlı dünya ile olan güçlü bağları olduğunu dile getirdi.  Sezin, tutsakların bu uygulamanın karşısında olduklarını da belirterek tüm kurumların, ellerindeki yayınları Adalet Bakanlığına göndererek bu uygulamayı protesto etmeye çağırdı.


Tutuklu ve hükümlülerin gerçeğe ulaşılması engelleniyor


Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Örgütlenme Sekreteri Arzu Demir de uygulamanın tutuklu ve hükümlülerin gerçeğe ve bilgiye ulaşma hakkına yapılan saldırı olduğunu söyledi. Arzu, bu uygulamaya karşı verilecek mücadelenin içerisinde yer alacaklarını ifade etti. Tutuklu aileleri ve yakınları adına konuşan Gülşah Tağaç’da yasaklarla hiçbir yere varılamayacağını kaydetti.


(ed/mg)