Nursel Aydoğan kadın katliamlarının araştırılmasını istedi

17:10

 


JINHA


ANKARA – HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, her geçen gün artarak devam eden kadın katliamlarının nedenlerinin araştırılarak, kadına yönelik her türlü cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılıp, gerekli mekanizmaların oluşturulması yönündeki hususların tespit edilerek, bu yönlü tedbir alınması amacıyla Meclis Araştırması talebinde bulundu.


Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, her geçen gün artarak devam eden ve yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilmeye çalışılan kadın katliamlarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na Meclis Araştırması talebinde bulundu. Meclis Başkanlığı’na sunulan araştırma talebinde, AKP iktidarının ‘Yeni Türkiye’ şiarıyla “antidemokratik tüm uygulamalarının ve güvenlikçi politikalarının üstünü örtmeye çabalarken”, kadın kırımının vardığı noktanın ise içler acısı bir hal aldığına işaret edildi. Türkiye’nin kadına yönelik şiddet konusunda dünyada ilk sırada yer aldığına dikkat çekilen araştırma talebinde, kadına yönelik şiddetin, bir demokratik zihniyet sorunu olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca Meclis Araştırması talebinin gerekçesi olarak, “AKP iktidarı döneminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na ayrılan merkezi bütçe her yıl artmakta ve yine bu durum ile birlikte bakanlığın yetki alanı da genişlemektedir. Ancak buna rağmen kadına yönelik sistemli erkek şiddeti de reform adı altında yapılan düzenlemelere rağmen artış göstermektedir” ifadelerine yer verildi.


2014’ün ilk 10 ayında 255 kadın katledildi


Araştırma talebinde, her geçen gün artan kadın cinayetlerinin, toplumsal yaşamın kadın için bir ölüm kuyusuna dönüştüğünü gösterdiğine işaret edilirken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2008 yılında 61, 2009’da 105, 2010’da 165, 2011’de 121, 2012’de 139, 2013’de 229 ve 2014’ün ilk 10 ayında 255 kadının katledildiği vurgulandı. Sadece 2014 yılı Ekim ayında ve basına yansıyan hali ile Ekim’de 28 kadın ve kız çocuğunun katledildiğine, 10 kadına tecavüz edildiğine ve 35 kadın ve kız çocuğuna şiddet uygulandığına, 6 kadın ve kız çocuğuna ise cinsel tacizde bulunulduğuna değinildi.


‘Devlet söylemleri katliamları meşrulaştırıyor’


1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’ne de atıfta bulunulan araştırma talebinde, Türkiye’nin bu sözleşmenin ilk imzacılarından olmasına rağmen, AKP iktidarı pratiklerinin kadına yönelik şiddetin “meşrulaştırdığını” gösterdiğini kaydetti. Hükümet üyelerinin kimi dönemlerde “kadın erkek eşitliğine inanmadığını” tekrarlaması,  “kız mıdır, kadın mıdır bilemem; kızlı-erkekli kalınan evlerde karışık şeyler oluyor, muhafazakâr bir parti olarak bunlara müsaade etmeyiz” gibi söylemleri, kürtaj ve sezaryen yasağı ile kadının kendi bireysel iradesi ile karar verebileceği doğurganlığına devlet müdahalesinin meşrulaştırıldığı da belirtildi.


‘Kadına yönelik şiddetin neden arttığı ortada’


Meclis Başkanlığı’na sunulan talepte belirtilen gerekçelerin devamında şu ifadeler yer aldı:
“Hamile kadının sokağa çıkmasının terbiyesizlik olduğu, televizyon ekranlarından normal bir durummuş gibi milyonlara aktarılırken; Kürt kadınlarının kuma alınmasını Kürt Sorununun çözümü olarak gösteren, örtüsüz kadını satılık ya da kiralık perdesiz eve benzeten, erkekler için çok eşliliği savunan, kadın cinayetlerinde kadını suçlu gören, belediye yöneticileri ve danışmanlarıyla kadının kahkahasını ve iffetini denetlemeye dair söylemler, AKP döneminde kadına yönelik şiddetin her yıl nasıl ve neden arttığının da resmi olarak önümüzde durmaktadır.”


(gk)