KESK Van Kadın Meclisi ‘şiddete’ karşı ‘meşale’ yaktı

18:19

 


JINHA


WAN – KESK Van Şubeler Platformu Kadın Meclisi öncülüğünde gerçekleştirilen meşaleli yürüyüşün ardından, kitle adına konuşan Tüm Bel Sen Van Şube Eş Başkanı Eylem Uca, devlet zihniyetinin kadın ve LGBT katliamlarındaki sorumluluğuna dikkat çekerek, her türlü erkek şiddetine ve savaşa karşı kadınları alanlara çağırdı.


KESK Van Şubeler Platformu Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında Aydın Perihan İş Merkezi’nden Feqiyê Teyran Parkı’na kadar meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi. KESK bileşeni sendikalardan kadınların katıldığı yürüyüş, polis engeline takılırken, kadınların kısa süreli bekleyişi sonrasında yol açılarak yürüyüşe devam edildi. Kadınların yürüyüşüne KESK’li erkeklerin de katılması dikkat çekti. “Ortadoğu’ya özgürlüğü Kobanê, Kobanê’ye özgürlüğü Arîn Mirkan’lar getirecek” pankartı eşliğinde yürüyen kadınlar, sık sık “Jin Jiyan Azadî”, “Bijî berxwedana YPJ”, “Şiddete karşı alanlardayız”, “Kadın katliamlarına karşı alanlardayız”, “Tayip tıp tıp”, “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa” sloganları ve Rojava Marşı eşliğinde yürüdü.  Ayrıca yürüyüşe katılan kadınlar ve erkekler canlı billboard olarak “Kadın yaşamdır”, “Kadına dayalı aydınlık, bütün aydınlıklardan daha değerlidir” sloganlarını taşıdı.


‘Kadınlar her türlü vahşete maruz kalıyor’


Yürüyüşün ardından kitle adına basın açıklamasını okuyan Tüm Bel Sen Van Şube eş Başkanı Eylem Uca, “Yine bir 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nün arifesinde, savaşın yakıcı etkisini yüreğimizde hissederken, kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı sesimizi ve mücadelemizi yükseltmek için bir aradayız” sözleriyle açıklamaya başladı. Ortadoğu’da kadınların tecavüzden soykırıma, IŞİD vahşetinin her türlüsüne maruz kaldığını dile getiren Eylem, erkek şiddetinin savaş olsa da olmasa da kadınları hedef aldığını kaydetti.


‘İnatla kadın düşmanı politikalar sürdürülüyor’


Kadın katliamlarının, nefret ve iş cinayetlerinin azalmadan sürdüğüne işaret eden Eylem, Ortadoğu’da süren savaş içerisinde kadın bedeninin bir savaş ganimeti olarak görüldüğüne işaret ederken, “Tecavüz bir savaş stratejisi, savaş silahı olarak kullanılıyor” sözlerine dikkat çekti. “Dün IŞİD’e açıktan destek veren Hükümet, bugün ise gerek savaş mağduru halklara karşı tutumu ile, gerekse insani yardımlara engel olarak IŞİD’e verdiği desteği zımni olarak sürdürüyor” diyen Eylem, savaş ve şiddet ciddi boyutlara ulaşmışken, AKP yönetiminin inatla kadın düşmanı politikalarını sürdürdüğünü vurguladı. “Devletin desteğini alan katiller, ‘Öldürme hakkımı kullandım’ diyecek kadar pervasızlaşıyor” şeklinde konuşan Eylem, Kader Ortakaya’yı da, 2014 yılı içerisinde nefret cinayeti ile katledilen 37 trans bireyin de sorumlusu olarak siyasi iktidarı gösterdi.


‘Erkek şiddetine ve savaşa karşı alanlardayız!’


Eylem, savaş ve şiddete, IŞİD ve tüm baskılara rağmen kadınların direniş ve mücadelesinin sürdüğünü ve Kobanê ile Rojava’da kadınlar öncülüğünde gerçekleştirilen devrimin umut verici olduğunu ifade ederken, “Biz kadınlar, Şengal, Rojava, Kobanê, Telafer, Karatepe, Rakka için, erkekler tarafından her gün öldürülen kadınlar için, erkek şiddetine ve savaşa karşı direnişi büyütmek için, nefret cinayetlerine karşı dayanışmayı büyütmek için, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü kapsamında sesimizi yükseltmek için alanlardayız” şeklinde konuştu.


(bs/gk/mg)