Kadınlardan YPJ direnişini sahiplenme çağrısı
08:45
Mizgin Tabu/ JINHA
İSTANBUL - İnsanlık düşmanı IŞİD çetelerine karşı YPJ'nin tarihi bir direniş sergilediğini belirten kadınlar, destek ve dayanışma çağrısında bulunarak, "Kobanê'de yaşanan bir direniş var. Oradaki kadın savaşçılar sadece IŞİD'e karşı değil, yaşanan ataerkil sisteme karşı bir direniş sergiliyor. Bizim de bu direnişi sahiplenmemiz gerekiyor" dedi.
Yekîtiya Parastina Jin (YPJ), IŞİD'in Rojava'ya yönelik saldırıları karşısında tarihi bir direniş sergiliyor. YPJ'nin IŞİD çetelerine karşı direnişi devam ederken, Türkiye ve bölgedeki kadınlarda YPJ'ye destek ve dayanışma çağrıları yapıyor. Rojava Devrimi'nin kadın devrimi olduğuna işaret eden kadınlar, bu devrime her kesimden, her kimlikten kadınların destek olması gerektiğini, çünkü kadınların kendi kurtuluşlarının da Kobanê'deki direnişten geçtiğine dikkat çektiler. Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyesi Sevda Bayramoğlu, Rojava'daki devrimin varlığına işaret ederek, sosyal hayatın kadın perspektifi ile yeniden inşa edildiğini, yürütülen savaşın bu durumu ikinci plana atmadığını vurguladı. "Ben kadınların toplumsal konumu, dünya görüşü ne olursa olsun Rojava'daki kadın devrimine karşı heyecan duymayacağına inanmıyorum" diyen Sevda, Rojava ve Kobanê'deki kadınların muazzam direnişini desteklemek için "ne yapabiliriz" diye dert eden kadınların olduğunu dile getirdi.
'Bir Kürt kadını olarak yaşadığım gururu anlatamam'
Musa Anter'in kızı Rahşan Anter ise, yıllardır dört parçada yaşayan Kürtlerin devlet politikaları ile ayrıştırılmak istenildiğine dikkat çekerek, artık Kobané ile Şengal'in Kürtler'in sınırı olduğunu, Kürdistan'ın dört parçasındaki Kürtlerin "siz ayrısınız" söylemlerine karşı aynı olduğunu vurguladı. Kobané'de Kürt kadınlarının neler yapabileceğini gördükten sonra bir Kürt kadını olarak yaşadığı gururu anlatamayacağını ifade eden Rahşan, herkesin yapabileceği çok şeyin olduğunu belirterek, Kobané'de direnen kadınların direnişini büyütmek için sınırın bu tarafında da kadınların mücadele etmesinin önemli olduğunu söyledi.
'Kobanê verdiği mücadele sonucu kimliğini kazandı'
Kobanê halkının ellerinde silahlarla IŞİD'e karşı toprağını savunduğunu dile getiren Rahşan, sınırın bu tarafındaki insanların savaşı televizyondan izleyip alkışlamaması gerektiğini, direnişe fikirleri ve mücadelesi ile destek vermesi gerektiğine söyledi. "Unutmayın ki Kobanê'deki insanlarımız ve akrabalarımızın kimliği bile yoktu. Şimdi verdikleri mücadele sonucu kimliklerini kazandılar" diyen Rahşan, verilen mücadelenin önemine dikkat çekti.
'İki ileri bir geri çözüm süreci yürümez'
Çözüm sürecinin devlet tarafından manipüle edildiğine de işaret eden Rahşan, devletin "biz istersek çözüm olur" söyleminin kendisini çok rahatsız ettiğini belirterek, "Bu onların tıpkı Mehter Marşı gibi, iki ileri bir geri, artık sabrımız kalmadı. Bizim çizgileri belli olan bir yola girmemizin zamanı geldi. Biz 30 milyonluk bir nüfusuz, bizi küçük şeylerle kandıramazsınız. Gözümüzün içine bakın ve utanın. Yapılması gereken şeyleri bir an önce yapın" şeklinde konuştu.
'Kobanê'deki kadınlar tüm ezberleri bozuyor'
İMECE Kadın Sendikası'ndan Tülay Korktan da, Kobanê'de yaşananların bütün insanlığı ilgilendirdiğini ancak kadınları daha da ilgilendirdiğine işaret ederek, oradaki kadınların Şengal'le başlayan süreçle beraber tarihte de olduğu gibi tacize, tecavüze ve köle olarak alınıp satılmaya maruz kaldığını ifade etti. Ancak Kobanê'de kadınların tarihi yeniden yazdığını ve bu ezberi bozduğunu söyleyen Tülay, "Kobanê'de yaşanan bir direniş var. Kadınların YPJ ile birlikte kendi komutalarını kurdukları birlik var. Oradaki kadın gerillalar sadece IŞİD'e karşı değil, yaşanan ataerkil sisteme karşı bir direniş sergiliyor. Bizim de bu direnişi sahiplenmemiz gerekiyor" ifadesini kullandı.
(mt-ed/mg)

