‘Kalıcı barış kadınların sürece katılımıyla mümkün olur’
13:07
JINHA
İSTANBUL - Çözüm sürecinde kadınların etkin rol alması gerektiğini belirten BİKG üyesi Feride Eralp, kadınların olmadığı, katılmadığı bir sürecin sonucunun gerçek ve kalıcı bir barış olamayacağının altını çizildi. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazan Üstündağ da, kalıcı barışın kadınların sürece katılımıyla mümkün olabileceğini söyledi.
Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG), kadınların çözüm sürecinde etkin rol alması talebiyle Cezayir Restaurant’ta basın toplantısı düzenledi. “Kalıcı barış kadınların sürece katılımıyla mümkün” yazılı dövizlerin aldığı açıklamada Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazan Üstündağ da “Kadınların neden barışın öznesi” olduğunu belirten bir sunum gerçekleştirdi. BİKG’den Feride Eralp tarafından yapılan açıklamada, kadınların olmadığı, katılmadığı bir sürecin sonucunun gerçek ve kalıcı bir barış olamayacağının altını çizildi. Feride, “Toplumun yarısının yok sayıldığı görüşmeler şeffaf kabul edilemez. Hükümetin ‘Akil İnsanlar’ heyetinin oluşturulmasında izlediği yöntemi bugün İzleme Kurulu için de kullandığını manidar bularak takip ediyoruz. Sürecin taraflarını uyaracak, hak ihlallerini kamuoyu ile paylaşacak, politik tasarrufların olası sonuçlarına ilişkin raporlar hazırlayacak, Meclis’ten çıkacak her yasayı kadınlar lehine cinsiyetlendirecek, demokratikleşme ve özgürleşme taleplerini eğip bükmeden taraflara iletecek bir kurulun kimlerden oluşacağı biz kadınları yakından ilgilendiriyor” diye konuştu.
‘Kadınlar yok sayılıyor!’
Feride, egemenlerin kabul etmeye zorladığı hakikati reddettiklerini belirterek, “Kadınlar yok sayılıyor, görülmek istenmiyor. Kadınlar olarak erkek egemen dünyanın bizi nasıl görünmez kıldığını bildiğimiz içindir ki, ‘barışın öznesiyiz. Çözümde, izlemede temaslarda biz de varız’ diyoruz” dedi. Başından beri süreci yerel olarak tanımlayan hükümetin hakiki öznelere dayandırmadan kuracağı bir İzleme Kurulu’nun meşruiyetinin kadınlar açısından sorgulanmayı hak ettiğini vurgulayan Feride, “Bu nedenle BM’nin 1325 kararının da söylediği gibi kadınların eşit ve nitelikli katılımını elzem buluyoruz. Uluslararası anlaşmalarla ve kurulacak ‘yerel’ mekanizmalarla kadınların barış sürecine eşit nitelikli katılımının güvence altına alınmasının toplumsal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Feride, tüm tarafları şeffaf, adaletli ve toplumsallaşmaya yönelik bir sürecin ve bu sürecin sonunda kalıcı bir barışın inşası için kadınların sürece eşit ve nitelikli katılımını politikalarının parçası haline getirmeye davet ettiklerini kaydetti.
‘Savaştan etkilenen kadın müzakere sürecinde yer almalıdır’
Feride’nin ardından konuşan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazan Üstündağ, “Kadınların neden barışın öznesi” olduğunu anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasında Türkiye özelinde kadınların savaştan etkilendiğini belirten Nazan, bundan kaynaklı müzakere sürecinde de yer alması gerektiğinin altını çizdi. Nazan, devletin köy boşaltmalarıyla bir milyonu aşkın kadın ve çocuğu mağdur ettiğini, iki bini aşkın faili meçhullerin ardında ise kadınları bıraktığını kaydederek, “Bine yakın kayıpların yakınları kadınlar oldu. Kadınlar bitmeyen yasa mahkum edildi. Gerçekler açığa çıkmadığı için acıları tanınmadı” açıklamalarında bulundu.
‘1980’den itibaren kadınlar barış mücadelesinin içerisinde’
Türkiye’de kadın cinayetlerinin son 7 senede yüzde 1400 arttığını vurgulayan Nazan, tetiklenen militarizmin kadın katliamlarının önünü açtığını ifade etti. “1980’den itibaren kadınlar barış mücadelesi içerisinde yer aldılar. Barış Anneleri, Roboski Anneleri, Cumartesi Anneleri ve BİKG yıllardır barış mücadelesini sürdürmekte. Bu sebeple toplumsal barışın inşasında kadınlarda aktif katılım sağlamalıdır” diyen Nazan, kadınların yer almadığı barış süreçlerinin toplumsallaşamayacağının altını çizdi.
Basın toplantısı soru cevap kısmının ardından sona erdi.
(ed-dk/mg)

