Van’da kadınlar şiddete karşı alanlara çıktı

15:50

 


JINHA


WAN – Van’da 25 Kasım kapsamında DÖKH öncülüğünde görkemli bir yürüyüş gerçekleştirildi. Slogan, zılgıtlar ve erbaneler eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşün ardından konuşan DÖKH aktivisti Remziye Eşin, bu yılki 25 Kasım gününü Arîn Mîrxan, Reyhaneh Jabbari ve Kader Ortakaya şahsında tüm direnişçi kadınlara atfettiklerini belirterek, kadına yönelik yapılan saldırılar karşısında aynı ruhla mücadele edeceklerinin vurgusunu yaptı.


Van’da Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında “Mirabel Kardeşler’den Sakinelere Kobanê’de Arîniz sınıra karşı Kaderiz” sloganıyla belediye garajından Musa Anter Parkı’na kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe DÖKH, Van Barış Anneleri Meclisi, DBP il ve ilçe teşkilatları, DBP PM Üyesi kadınlar, Van büyükşehir ve ilçe belediye eş başkanları ve ilçelerden de gelen yüzlerce kadın katıldı. Belediye garajından Feqiyê Teyran Parkı’na kadar gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüş, kadınların toplandığı garajda polis tarafından engellendi. Erbanelerle, slogan, zılgıt ve alkışlarla protesto edilen engelleme, yürüyüşün bir saat gecikmesine neden oldu.


Kadınların yürüyüşüne polis engeli


Gerçekleştirilen eylemde kadınlar ulusal kıyafetler ve sarı, kırmızı, yeşil renklerle katıldı. Barış anneleri ise barışı temsil eden beyaz tülbentleri ile etkinlikteki yerini aldı. Eylemci kadınların karşısına kadın polislerin getirilmesi de dikkat çekti. Polis engelini aşan kadınlar Musa Anter Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Kadınlar üzerinde “Kadın kırımına son”, “Yaşasın YPJ”, “Namusumuz özgürlüğümüzdür”, “Çek elini bedenimden” yazılı dövizleri açtı. Kadınlar Arîn Mîrxan’ın fotoğrafının bulunduğu renkli bir pankartla yürürken, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Arîn Mîrxan ve Kader Ortakaya’nın fotoğrafları ile “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “IŞİD hesap verecek”, “İrademe dokunma”, “Kadın devrimi Rojava’dan yükseliyor”, “Aramızda”, “Kadın Yaşam Özgürlük” yazılı Kürtçe ve Türkçe lolipoplarını taşıdı. Aynı zamanda canlı billboardların da yer aldığı yürüyüşte kadınlar sık sık, “Jin Jiyan Azadî”, “Bijî Berxwedana YPJ”, “Bê Serok Jiyan Nabe” sloganlarını attı.


‘Kadına kader diye dayatılan köleliktir katliamdır’


Erbaneler eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşün ardından kitle adına basın açıklamasını DÖKH aktivisti Remziye Eşin yaptı. Remziye, kadınların kaba ve inceltilmiş bir şiddet sarmalıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. “Kadılar Hindistan’da zorunlu kısırlaştırma operasyonuna tabi tutularak katledildi. Cadı diye diri diri yakıldı. Kenya’da Boko Haram 200 kız çocuğunu kaçırdı. IŞİD çeteleri Şengal’de kaçırdığı kadınları pazarlarda sattı. Malatya’da ‘namus’larını korusunlar diye devlet eliyle Suriyeli genç kadınlar evlendirildi” diyen Remziye, farklı coğrafyalarda kadınlara “kader” diye dayatılanın “kölelik, katliam, soykırım” olduğuna işaret etti. Kadınların babalarından, kocalarından, yargıçlarından, polisinden, askerinden, patronundan gördüğü her türlü şiddetin aslında bir savaş hali olduğuna dikkat çeken Remziye, Türkiye’nin ise bu savaşta dünya ülkeleri arasında ilk sırada yerini aldığının altını çizdi.


‘AKP 12 yıldır kadınlara savaş açmış durumda’


“Kadının örgütlü mücadelesi, direnişi ve kazanımlarına tahammül edemeyen ataerkil kapitalist sistem, ve en yetkin temsilcisi AKP, bu savaşta kadının örgütlü gücünü kırmak için ordusuyla, polisiyle, yasasıyla, kurumlarıyla canla başla çalışmakta” ifadelerine yer veren Remziye, “Erdoğan’ıyla, Arınç’ıyla, Ayşenur’u, Fadime’siyle 12 yıldır AKP hükümeti bilfiil kadınlara savaş açmış durumda” dedi. Savaşın en yakıcı sonuçlarını Kürt kadınlarının yaşadığını vurgulayan Remziye, bu nedenle AKP hükümetinin çözümsüzlükte ısrar ettiğini kaydetti.


‘Barış için gerekli adımlar hemen atılmalıdır’


Remziye konuşmasının devamında şu ifadelere dikkat çekti: “Bu bakımdan, devlet ve Kürt özgürlük hareketi arasında devam eden müzakere sürecine kadınların doğrudan müdahil olması gerektiğini, müzakere sürecinin halklar lehine gelişmesi için bütün gücüyle müdahale eden Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın güvenliğinin ve özgürlüğünün bizler açısından varlık gerekçesi olduğunu ısrarla belirtiyoruz. AKP devleti kadınların bu istemlerini göz ardı eden tutum ve politikalarından bir an önce vazgeçmeli ve çözüm sürecini barışa evriltmek için gerekli adımları hemen atmalıdır.”


‘Barış olmadan kadına yönelik şiddet durmaz’


Savaş nedeniyle kadına yönelik şiddetin arttığına ve toplum içindeki şiddetin de kaos halini alarak daha da derinleştiğini ifade eden Remziye, barış olmadan kadına yönelik şiddete karşı da köklü bir mücadele yürütülemeyeceğinin açık olduğuna vurgu yaptı. Remziye, Ortadoğu’da başta Türkiye olmak üzere devletlerin sürdürdüğü savaşın son bulmasının kadınlar açısından elzem olduğunu söylerken, savaş ve saldırılar karşısında boyun eğmemenin eşkıyalık, ahlaksızlık, çapulculuk değil, olması gereken olduğuna işaret etti. “Saldırının olduğu her alanda direniş gelişir” diyen Remziye, Reyhaneh Jabbari’nin annesine bıraktığı son mektuptan alıntılar yaparak, erkek egemen dünyanın direnen, kendini savunan kadını hiçbir zaman sevmeyeceğini dile getirdi.


‘Köle değiliz Arîniz, direniş kaderimiz’


Remziye, “Kaderimiz ömrümüzü bir erkeğin hükmü altında geçirmek ve boyun eğmek olarak tayin edilmek istense de, Reyhaneh Jabbari’nin eyleminde olduğu gibi, kendi kaderlerini direnişle değiştiren kadınların varlığı, egemenlerin yüreğine korku salmaya devam ediyor. Köle değiliz, Arîniz, direniş kaderimiz” şeklinde konuştu. Kadına yönelik her türlü saldırının kadın mücadelesini büyütme gerekçesi olduğuna dikkat çeken Remziye, şiddetin ideolojik bir eylem olduğunu, bireysel değil, sistemsel olduğunu vurguladı. Kadına yönelik saldırılara karşı en büyük cevabın Rojava’dan geldiğine işaret eden Remziye, kadının örgütlü gücünden korkan egemenlerin her türlü gericiliğe ve insanlık değerlerine karşı yaptığı saldırıları karşısında Kürdistan’dan Filistin’e, Arjantin’den Hindistan’a direnen özgürlük mücadelesi veren kadınların Rojava’da yükselen kadın devrimiyle selamlandığının altını çizdi.


‘Saldırılara cevabımız daha fazla örgütlenmek’


“Dominik Cumhuriyeti’nde 1960 yılında katledilen Mirabel Kardeşler’in, 2012 yılında Paris’te katledilen Sakinelerin özgürlük mücadeleleri erkek egemen zihniyete karşı bedenini ateşe veren Sema’nın fedai ruhu, tecavüzcüye amansız bir öz savunma gücü ile cevap veren Reyhaneh Jabbari’nin eyleminde Arîn Mîrxan ve Kader Ortakaya şahsında Kobanê direnişinde can buluyor” açıklamalarında bulunan Remziye, kadınların eylemlerinin, mücadeleci kadınlara ışık olduğunu, egemenlere ise korku saldığını kaydetti. Remziye ayrıca, kadının iradesine, düşüncesine, eylemine, emeğine, bedenine dönük tüm saldırılara karşı cevaplarının her gün daha fazla örgütlenmek ve kadın devrimini yaşamsallaştırmak olacağını dile getirdi.


Bu yılki 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nü Arîn Mîrxan, Reyhaneh Jabbari ve Kader Ortakaya şahsında tüm direnişçi kadınlara atfettiklerini belirten Remziye açıklamasının sonunda, kadına yapılan saldırılar karşısında aynı ruhla mücadele edeceklerinin vurgusunu yaptı.


(ekip/mg)