Gülistan Balkaş: Demokratik ekonomi kadınla başladı

08:42

 


Berivan Sümer / JINHA


WAN - Demokratik ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan DTK Ekonomi Komisyonu Üyesi Gülistan Balkaş, demokratik ekonominin Mezopotamya coğrafyasında kadın eliyle başladığını dile getirirken, kapitalist ekonominin yerine yeniden demokratik ekonominin inşasında ise zihniyet değişiminin ve kadının oynayacağı rolün önemine vurgu yaptı.


Demokratik ekonominin doğuşunun, insanlığın ilk dönemleri ve anasoylu döneme dayandığı birçok mitolojik kaynak esas alınarak söylenmektedir. Ekonominin Mezopotamya'da ilk olarak kadın eliyle başladığını ifade eden Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Ekonomi Komisyonu Üyesi Gülistan Balkaş, "Öz itibariyle baktığımız zaman, ekonomi ihtiyaçların temini için yaşamın idame edilmesidir. İhtiyaçların temini ise, insanın oluşumundan itibaren başlayan bir süreçtir" dedi.


'Kapitalizmin ekonomi algısı ve kavramları erildir'


Demokratik ekonomi kavramına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülistan, ilk olarak kapitalist modernitenin ekonomi anlayışına ilişkin konuştu. "Kapitalist modernitedeki ekonominin tanımı kâra, özel mülkiyete, devlet mülkiyetine dayalı paranın dolaşım sistemidir" diyen Gülistan, mevcut sistemde de ekonominin bu tanıma karşılık geldiğini dile getirdi. Demokratik ekonominin ise kapitalist modernite ekonomisini reddediş üzerinden bir yapılanma olduğunu kaydeden Gülistan , "Bu yüzden bireyin, özel tekelin ya da devlet tekelinin kârına dayalı olan değil, insanların üretim-tüketim-bölüşüm ilişkilerine bakmak gerekir. Kapitalist sistemin, ekonomi algısı ve kavramları tamamen erildir. Kapitalist sistemin ekonomi dilinin bir bütünen değişip, demokratik ekonominin kavramlarının da yeniden bir dönüşüme ihtiyacı vardır" şeklinde konuştu.


'Ekonomi ilk olarak Mezopotamya'da başladı'


Gülistan, ilk ekonominin, Neolitik toplumlar ile birlikte, ilk toprağın ekildiği, tarım kültürünün ve ana tanrıça kültürünün geliştiği Mezopotamya'da başladığına değinirken, "Devletçi hiyerarşik toplumlarla birlikte ekonomi, asıl sahibi olan kadından alınıp, erkeğin ve devletin tekeline geçiyor" dedi. Ekonominin ilk olarak Mezopotamya topraklarında kadın eliyle başladığına dikkat çeken Gülistan, "İlk ekonomi bu topraklarda başlıyor ve ilk bu topraklarda kaybediliyor. Ekonomi, kadın eliyle başlıyor. Kadın eliyle başladığı süreçte, eşit ve adil şekilde ihtiyaçların temini üzerinden bir ekonomi-bölüşüm anlayışı var. Bunun üzerinden de yaşam idame ediliyor" diye belirtti. Ekonominin erkeğin eline geçmesiyle birlikte yaşamın tam tersine döndüğünü kaydeden Gülistan, "Ekonomi erkeğin eline geçtikten sonra, kâra, ranta, doğaya zarar veren, kadın emeğini sömüren, kadını dışında gören bir sistemin şekillenmesiyle bu topraklarda gelişiyor" sözlerini ifade etti.


'Kaybettiğin yerden aramaya başlayacaksın'


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Kaybettiğin yerden aramaya başlayacaksın" sözüne değinen Gülistan, "Tam da kaybetmişken, ekonomi özünden uzaklaşarak erkeğin ve devletin eline geçmesi ile birlikte,  bu topraklarda kaybettiklerimizi tekrardan bulmak üzere çıkmak istediğimiz bu yolda, demokratik ekonomi tanımını, demokratik ekonomiyi yine kadın cephesinden tekrardan tanımlayarak asıl özüne kavuşturma mücadelesini bu topraklardan başlatmak gerekiyor. Belki de Önder Apo'nun sözü, bu zaman için en güzel, somut ve nasıl yaşamsallaştığının halidir. Bu topraklarda kaybettik, kadın kaybetti, kadın şahsında ekonomi kaybetti. Fakat kadın öncülüğünde kaybettiğimiz yerde kaybettiklerimizi bulma ve hakikat arayışı yine bu topraklarda gelişiyor" sözlerine yer verdi.


'Demokratik ekonomi Kürdistan da yaşıyor'


Gülistan, kapitalist sistemin, bölgede inşa etmeye çalıştığı bir ekonomik sistem varlığına dikkat çekerek, doğal yaşam ve ekonomik faaliyet içerisinde yaşayan bir Kürt halk gerçeğinin var olduğunu belirtti. "Demokratik Ekonomi aslında Kürdistan'da yaşıyor" diyen Gülistan, "Kapitalist sistemin hep bizde ücretlendirdiği alanlar vardır. Aslında ücretlendirilmeyen, ama özünde yaşayan canlı bir ekonomiyi görmüyoruz. Demokratik ekonomi, Kürdistan'da yaşıyor, ama kapitalist modernitenin bizde yarattığı zihniyet algısından kaynaklı biz bunu görmüyoruz" ifadeleri kullandı.


'Zihniyet değişimi demokratik ekonomiye engeldir'


Gülistan, demokratik ekonominin önündeki engellerden bir tanesinin de zihniyet olduğunu belirtti. Gülistan, "Demokratik ekonomiyi yaşamsallaştırmak, zihniyet değişimi ve dönüşümünden geçiyor. Ama bu zihniyet değişiminin elbette ki, devlet ve erkek aklının bütün alanlarını, kurumlarını kapsaması gerekiyor" şeklinde konuştu. Demokratik ekonomi çalışmalarında kadınların rolü ve misyonuna da işaret eden Gülistan, "Bundan sonraki süreçte, kadınlar ekonomide öncülük misyonunu üstlenerek, bunun çalışmalarını yürütecekler" dedi.


'Doğaya uyumlu bir üretim'


Tanrıça kültüründe eşit ve adil bir şekilde herkesin üretime dahil olduğu ekonomik yaşamın varlığına değinen Gülistan son olarak, "Bugünkü demokratik ekonominin tanımını açarken de aynı şeyi ifade ediyoruz aslında. Eşit ve adil, herkesin üretime dahil olabileceği ve doğaya uyumlu bir üretim gerekmektedir" sözlerine yer verdi.


(bs/gk/mg)