Kadınlardan saldırılara karşı öz savunma eğitimleri
09:47
Asya Tekin-Zeynep Dicle/JINHA
MAXMUR- DAİŞ çetelerinin Maxmur Mülteci Kampı'na yönelik saldırılarından dolayı öz savunma eğitimlerine ağırlık verdiklerini söyleyen İştar Kadın Meclisi üyesi Narınç Gönger, "Kendimizi ve öz savunmamızı hızla geliştirmemiz gerekiyor" dedi.
Bölge genelinde yaşanan savaştan dolayı evlerini terk edip göç etmek zorunda kalan 12 bin insanın yıllardır yaşadığı Maxmur Mülteci Kampı bir süre önce DAİŞ saldırılarına maruz kaldı. 12 bin insanın binbir emekle yarattıkları yaşamı bırakmak zorunda kalmaları en fazla çocukları ve kadınları etkiledi. DAİŞ saldırılarından sonra kampta birçok şeyin değiştiğini belirten İştar Kadın Meclisi üyesi Narınç Gönger, DAİŞ saldırıları nedeniyle mülteci olduklarının bir kez daha farkına vardıklarını ifade etti.
'Maxmur'un her semtinde kadın meclisi var'
İştar Kadın Meclisi'nin yürüttüğü çalışmaların yatay bir şekilde örgütlendiğini belirten Narınç, çalışmaların resmi bir şekilde sürdüğünü ifade etti. Maxmur Kampı'nın dört semtten oluştuğunu dile getiren Narınç, "Meclislerde kadınlar yerelden örgütleniyor. Mecliste yer alan kadınlar aynı zamanda, 'Şehit Rüstem Cudi' Kampı'nın halk meclisinde de yer almaktadır" diye konuştu.
'Meclisimizin çözemeyeceği sorunlar karşımıza çıkmadı'
Kadınların meclis çalışmalarını sahiplendiğini kaydeden Narınç, çalışmaların sonuç alıcı olduğunu söyledi. Mecliste yürütülen çalışmaların önemine dikkat çeken Narınç, "Kadınların sorunları var, ancak kurduğumuz İştar Kadın Meclisi'nde kadınlarla diyalogu esas alarak kadın sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Kadınlar bu çalışmalara dahil olarak sorunların çözümünde kendilerini sorumlu görüyorlar. Kadın ve çocuk sorunlarını en aza indirmeye çalışıyoruz. Genelde aile sorunları yaşanıyor, ancak bunları meclis gündeminde değil de özel olarak çözmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar meclisimizin çözemeyeceği sorunlar karşımıza çıkmadı" sözlerine yer verdi.
'DAİŞ saldırılarından sonra öz savunmamızı geliştirdik'
"Kadın meclisi bünyesinde ayrıca örgütlendiğimiz kurumlar var" diyen Narınç, aynı zamanda, vakıf çalışması yürüttüklerini söyledi. Narınç, vakıf bünyesinde öğretmenlik eğitiminin verildiğini söyleyerek, bunun dışında kadın akademisinde kadınları bilinçlendirme ve öz savunma temelinde askeri eğitimler verildiğini dile getirdi. Öz savunma eğitimlerine DAİŞ saldırılarından dolayı daha fazla ağırlık verildiğini kaydeden Narınç, "DAİŞ saldırılarından sonra sistemimizde herhangi bir değişiklik yapmadık, ancak daha hızlı örgütlenmemiz gerektiğini anladık. Çalışmalarımızı çift yönlü yürütüyoruz" dedi.
'Kampımızı sonuna kadar savunacağız'
"Biz Maxmur Kampı olarak mülteciydik ve DAİŞ çetelerinin saldırılarına uğradık" diye konuşan Narınç, "Uzun süredir burada kendimize bin bir emekle, dişimiz, tırnağımızla yaşam kurduk. Mülteci olduğumuzu neredeyse unutmuştuk. DAİŞ saldırılarından sonra bir kez daha göç ettik ve bir kez daha mülteci olduğumuzu anladık. Ama bu sefer yarattığımız yaşamı bırakmaya hiç niyetimiz yok, sonuna kadar kampımızı savunacağız ve hiç bir yere gitmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. DAİŞ çetelerinin saldırılarından en fazla çocukların etkilendiğini kaydeden Narınç, "DAİŞ saldırıları bizde yeniden bir uyanışı sağladı. Bu saldırılar bizim güçlenmemiz gerektiğini gösterdi. Artık eski tempomuzdan daha fazla çalışmak zorundayız. Kendimizi ve öz savunmamızı hızla geliştirmemiz gerekiyor" dedi. DAİŞ saldırılarından dolayı kısa bir süreliğine Maxmur Kampı'nı boşaltmak zorunda kaldıklarını söyleyen Narınç, kampın güvenliği sağlandıktan sonra tekrar geri döndüğünü dile getirdi. Narınç, kampta birbirlerinden ayrı yaşamalarının mümkün olmadığını dile getirerek, kadınların DAİŞ'e karşı mücadele etmesi gerektiğini Kobanê'deki kadınların direnişinden öğrendiklerini sözlerine ekledi.
(at-zd/dc/mg)

