Van’da seçilmişler ‘ince aramaya’ tepki gösterdi

16:26

 


JINHA


WAN – Erciş’te 25 Kasım etkinliklerine katılmak üzere yola çıktıkları sırada gözaltına alınarak ince aramaya tabi tutulan iki kadın için yapılan basın açıklamasında konuşan Erciş Belediye Eş Başkanı Diba Ermiş Keskin, “Biz Van’daki kadın seçilmişler ve halk olarak bu olayı kınıyoruz. Kadının şahsında toplumumuza yaşatılan bu hakareti kabul etmediğimizi, bunu hukuki olarak da her zeminde hakkımızı arayacağımızı belirtmek istiyoruz” dedi.


Van’da seçilmişler adliye binası önünde bir araya gelerek, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında Van’da düzenlenecek yürüyüş için Erciş ilçesinden yola çıkan iki kadının gözaltına alınarak ince aramaya ve onur kırıcı davranışlara tabi tutulmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, belediye eş başkanları, belediye meclis üyeleri, Rojin Yaşam Merkezi çalışanları, Van Barosu avukatları da katıldı.


‘Kadının şahsında toplum hakarete uğramıştır’


Yoğun kar yağışı altında gerçekleştirilen açıklamada konuşan Erciş Belediye Eş Başkanı Diba Ermiş Keskin, 25 Kasım etkinlikleri nedeniyle Erciş’ten Van’a gelmek üzere yola çıkarken, sivil polisler tarafından araçlarının durdurulduğunu ve bir kadının daha önceki davasından gerekçesiyle gözaltına alınırken, seçilmiş bir kadının da kendisiyle birlikte gittiğini söyledi. İki kadının çevik kuvvete götürülerek ince aramadan geçirildiğini kaydeden Diba, “Arkadaşlarımızın ince aramaya izin vermemesi üzerine polis arkadaşlarımıza ‘Siz bu aramaya izin vermezseniz, biz sizi başka aramalara tabi tutarız’ diyor. Biz Van’daki kadın seçilmişler ve halk olarak bu olayı kınıyoruz. Kadının şahsında toplumumuza yaşatılan bu hakareti kabul etmediğimizi, bunu hukuki olarak da her zeminde hakkımızı arayacağımızı belirtmek istiyoruz. Yasal tüm haklarımızı arayacağız ve bu davanın takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.


‘İnce arama onur kırıcı bir davranıştır’


Şu an gündemde “iç güvenlik paketinin” konuşulduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan Van Barosu Başkanı Murat Timur ise, 6-7 Ekim olaylarının ardından da kolluk güçlerinin “pervasızca” hareket ettiğinin herkes tarafından bilindiğini dile getirdi. Mecliste düzenlenen yasa ile kolluğun pratikte yaptıklarının resmi bir zemine oturtulmak istendiğini kaydeden Murat, kolluk kuvvetlerinin bir kadına yönelik tavır ve davranışlarına bakıldığında da insanlık onuruna yönelik bir eylem içerisinde olunduğunun görüldüğünü ifade etti. İnce aramadan geçirilen kadınların durumunu da “onur kırıcı bir davranış” olarak değerlendiren Murat, olayın aslında kolluğun son dönem içerisinde yaptığı temel hak ve özgürlükler ihlalinin bir parçası olduğunu vurguladı. “Bu olayı nefretle kınadığımızı ifade etmek istiyorum” diyen Murat, ayrıca yaşanan olayın takipçisi olacaklarının da altını çizdi.


‘Bu olaylara müsaade etmek daha büyük olayları getirir’


“Kolluk, iktidarın işkenceye, kötü muameleye sıfır toleransını bu şekilde ifade ediyorsa, bundan sonraki yasayla birlikte kolluğun daha sert, şiddetli eylemlere de gireceğini görüyoruz” ifadelerine dikkat çeken Murat, toplantı ve gösteri hakkını şiddetle bastırmaya çalışan kolluğun açıklıkla suç işlemesine rağmen Cumhuriyet Başsavcılıklarının hareketsiz kaldıklarına da işaret etti. Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Savcılıkların siyasal iktidarın talimat mekanizması olmadığını hatırlatan Murat, “Bu ülkede adalet sağlanacaksa, bir barış süreci yaşanacaksa hiçbir hukuksuzluğun burada anlamının olmaması gerekiyor” şeklinde konuştu. Bu tür olaylara müsaade etmenin, kolluğun daha büyük işlere girmesine de neden olacağı sözlerine yer veren Murat, insan onuruna dokunacak bir şekilde bir gözaltı biçiminin hem nöbetçi Cumhuriyet Savcısının, hem de çevik kuvvet biriminde görev yapan kolluk amirlerinin sorumluluğunu gerektirdiğini kaydetti. Soruşturma makamlarının idari olarak, olayda sorumluluğu bulunanları görevden alması gerektiğini dile getiren Murat, “Cumhuriyet Başsavcılığının da bu konuda Hükümetin talimatlarından vazgeçmesi gerekiyor. Bununla ilgili ciddi bir cezai bir soruşturma yürütmesi gerekiyor. Baro olarak da bu konunun takipçisi olacağımızı ifade etmek istiyoruz” açıklamalarında bulundu.


(gk-ba/mg)