Cumartesi Anneleri Nihat Aydoğan'ın akıbetini sordu

13:37

 


JINHA


İSTANBUL - Galatasaray Meydanı'nda 505'nci haftada bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 30 Kasım 1994'de Midyat'ın Doğançay Köyü'ndeki evinden gözaltına alınarak kaybedilen Nihat Aydoğan'ın akıbetini sordu. Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan, eylem meydanına gelirken zorlandığını belirterek, " Biz ne zamana kadar burada oturacağız, bu meydanı mekan tuttuk. Ancak devlet kemiklerimizi verirse kalkarız" sözleriyle tepkisini dile getirdi.


Kayıplarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerinin bulunması için her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 505'nci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açarak ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde, 30 Kasım 1994'te Midyat'ın Doğançay Köyü'ndeki evine sabah saat 05.00 sıralarında çok sayıda özel tim, asker ve korucu tarafından yapılan baskın sonucunda dövülerek gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Nihat Aydoğan'ın akıbeti soruldu.


'Dilenmiyoruz kemiklerimizi istiyoruz'


Eylemde ilk olarak söz alan gözaltında kaybedilen Yahya Yakut'un oğlu Selman Yakut, adalet arayışlarında kendilerine 'Umudunuz yok bırakın, üzerinden o kadar zaman geçti' diye söyleyen kişilerin olduğunu anlatarak, "Devletin bütün birimlerine sesleniyorum. Kemiklerimizi  verin" dedi. Ardından söz alan Nurettin Yedigöl'ün kardeşi Muzaffer Yedigöl ise, devletin kendilerini görmediğini ifade ederek, "Bizler dilenmiyoruz, kemiklerimizi istiyoruz. Bizden sonra insanlar ölmesin diye burada oturuyoruz. Annem ölüp gitmeden kemiklerimizi verin bari o rahat uyusun" diye konuştu.


'Kemiklerimi vermezlerse tırnaklarım boğazlarında olacak'


Nihat Aydoğan'în eşi Halime Aydoğan da 20 senedir adalet arayışı içerisinde olduğunu belirterek, "Her yere her kuruma baktım. Dilekçeler verdim. Dilekçelerim aylarca, senelerce orada kaldı. Niye geri dönmüyor diye sordum. Ben peşini bırakmadım. Devlet benim eşimi kaybetti" sözlerine yer verdi. "Biz ne zamana kadar burada oturacağız. Bu gün buraya gelmek çok zor geldi bana" ifadelerine yer veren Halime, Halime, Galatasaray Meydanı'nı kemikleri verilene kadar mekan tuttuklarını dile getirerek, "Eşimi kaybedenler kemiklerinin yerini söylemezse öldüğümde tırnaklarım onların yakasında olacak" dedi. Nihat Aydoğan'ın kızı Necbir Aydoğan ise babasını hiç göremeden büyüdüğünü söyleyerek, "22 yaşındayım babamı hiç tanımadım. Babamın özlemiyle öleceğim. Biz bu meydandan hiç ayrılmayacağız. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.


'Günlerce işkence görüyordu'


Cumartesi Anneleri adına basın açıklamasını yapan Ümit Tekaydişli, 4 çocuk babası Nihat Aydoğan'ın Midyat Doğançay Köyü'nde yaşadığını, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığını bilgisini vererek, "Korucu olmayı reddeden köy üzerinde ağır bir devlet baskısı vardı. Baskı ortamında Nihat Aydoğan'ın oğlu gerillaya katıldı ve aile üzerindeki baskı katmerlendi. Evleri sık sık basılıyor, gözaltına alınan Nihat Aydoğan günlerce işkence görüyordu" dedi.


30 Kasım 1994 sabahında saat 05.00 sıralarında Nihat Doğan'ın evinin çok sayıda özel tim, asker ve korucu tarafından basıldığını söyleyen Ümit, "Nihat dövülerek yataktan kaldırıldı. Elleri ve gözleri bağlanarak kanlar içinde önce Midyat Jandarma Karakolu'na oradan da Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı'na götürüldü" diye konuştu.


'Failler yargılansın'


Ümit, yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını ve Nihat Aydoğan'dan bir daha hiç haber alınamadığını ifade ederek, "Nihat Aydoğan'ın kaybedilmesinde dönemin Midyat Jandarma Komutanı Hilmi Kahraman, Midyat Kaymakamı Mehmet Okur, Mardin Valisi Ahmet Kayhan, OHAL Valisi Ünal Erkan, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Jandarma Genel Komutanı Aydın İlter, Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Başbakan Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Genel Sekreterliğini Orgeneral Doğan Beyazıt'ın yaptığı Milli Güvenlik Kurumu sorumludur. Failleri yargılansın" şeklinde konuştu.


(dk-mt/dc/gk)