Tutsakların anlatımları işkenceleri doğruladı

13:10

 


JINHA


WAN - 6-7 Ekim Kobanê eylemlerinde gözaltına alınarak tutuklananlar yaşadıkları işkenceyi DBP yöneticilerine anlattı. Tutsaklardan H. K., Edremit'te olduğunu düşündüğü bir tepeye götürülüp çırılçıplak soyularak işkence edildiğini, üzerine köpekler salınarak korkutulduğunu söyledi.


DAİŞ’in Kobanê'ye yönelik saldırıları ve Türkiye hükümetinin politikalarını protesto etmek amacıyla başlayan 6-7 Ekim Kobanê eylemlerinin ardından gözaltına alınanların işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı yerlerden biri de Van oldu. DBP Van İl Eş Başkanı Avukat Miraz Çallı ve PM Üyesi Avukat Ulaş Koparan, tutuklananlara dönük kötü muamele ve işkencenin boyutunu öğrenmek amacıyla tutsaklarla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yapılarak, gözaltına alınanların yoğun işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları, İstanbul Protokolü'nün gerektirdiği sağlık muayenesinden geçmedikleri ve bu nedenle de işkencenin belgelenmediği belirtildi. Hala bazı tutsakların tedavisinin mümkün olmadığının belirtildiği açıklamada, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde Erciş'te biri belediye meclis üyesi olmak üzere iki kadının zorla ince aramadan geçirildikleri belirtildi.


Bugün gözaltına alınan 15 öğrencinin de aynı işkencelerden geçmeyeceğine dair ne yasal ve anayasal bir güvence, ne de bir siyasi iradenin mevcut olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu gençlerin  bir an önce serbest bırakılması istenirken,  işkence ve kötü muamelelerin tespit edilmesi, suçluların cezalandırılması, suçsuz insanların serbest bırakılması için başta insan hakları örgütleri ile barolar olmak üzere, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu ile adli ve idari mercilere duyarlılık çağrısı yapıldı.


Görüşmelerin ardından tutsakların anlatımları ise şöyle aktarıldı:


“A. Y.: Dört gün boyunca işkence görmüş, silah dipçiğiyle genital bölgelerine saatlerce vurulmuş, aşırı kan kaybetmiş. Lavaboya gidiş gelişlerde dayak yemiş. Doktor muayenesi polis huzurunda yapılmış. Doktor ‘Ameliyat olmalısın’ demesine rağmen rapor vermemiş. 20-30 polis tarafında defalarca dövülmüş, 20 gün boyunca yürümekte zorluk çekmiş. Hala tuvalete gitmekte güçlük çekiyor, tedavi olması lazım. Kendisine çok kötü küfürler edilmiş.”


‘Ajanlık dayatması’


E. S.: “Ajanlık dayatmasıyla 3-4 gün dövmüşler. 200-300 özel hareketçinin Ankara’dan geldiğini söylüyorlardı. Lavaboya giden herkesi dövüyorlarmış. Bu yüzden arkadaşlarıyla beraber 3 gün boyunca yemek yememişler. Herkesi çırılçıplak soyup dövüyorlardı. Duruşmasına 35 polis girmiş, polisin hakimi etkilediğini düşünüyor. Çok küfürler edilmiş kendisine.


‘200 polis küfür ederek tekme attı’


M. U.: “Aracını park ettikten sonra protestoların içinde bulmuş kendini. Polisten, gaz bombasından kaçarken 2 polis tarafından yakalanıp 100 metre sürüklendikten sonra Kaymakamlık bahçesine götürülüp orada kaba dayağa maruz kalmış. Çok ağır küfürler edilmiş kendisine. Gözüne biber gazı sıkılıp, ters kelepçeyle dövülmüş. 200 çevik kuvvet polisi gelmiş ve her geçen küfür ederek kendisine tekme atmış. Başı önüne eğik vaziyette kelepçeli olarak ayakta bekletilmiş, doktoru muayene odasında değil başka bir odada görmüş. Doktorun yanında koltukta ise polis varmış. Elleri kelepçeliyken doktor bakmış, rapor vermemiş. Aç bırakılmış. Polis ‘Şimdi bu tabancayı ağzına soksam, sıksam suçlu olur muyum?’ diye sorunca ‘Bu doğru olmaz, suç olur’ cevabını verince polis ayağa kalkarak copla kendisini dövmüş.


‘Doktor raporu dosyaya konulmadı’


İ. B.: Protestoların olduğu gün karakolun  önünden geçerken polis ‘Gel!’ demiş. Yanlarına gidince gözaltına alınmış. İşkence görmüş ve burnu kırılmış. 8-10 polis onu havaya kaldırıp yere çalmışlar. Erzurum’da işçilik yaparken tatil amacıyla Erciş’e gelmiş. Abisinin evine giderken alınmış. Erciş’teki doktor ‘Raporu dosyaya koyacağım.’ demiş, ancak raporu temin edememiş ailesi. Doktor muayenesinde 10’dan fazla polis varmış. Kendisine, ailesine çok küfür edilmiş.


‘Çırılçıplar soyularak işkence edildi’


H. K.: Kendisine isnat edilen suçu kabul etmesi için baskı, işkence yapılmış. Abisi, babası gözaltına alınmış. Suçu kabul etmezse tutuklayacakları yönünde tehdit etmişler. Suçu kabul etmek zorunda kalmış. Edremit'te olduğunu düşündüğü bir tepeye götürülüp çırılçıplak soyularak işkence edilmiş, üzerine köpekler salınarak korkutulmuş. Doktorun yanında yüzü kapalıymış."


(gk/gc)