‘Kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu'da yükseliyor’
12:37
Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ruşen Seydaoğlu Ayyıldız, Ortadoğu'da kadın mücadelesinin yeniden yükseldiğini belirterek, "Yeni bir toplum inşaasında demokratik ulus ve demokratik hukuk ilkesi ile bu haklar kavramının liberal ideolojilerden çıkartılıp kadın özgürlüğünü esas alan bir yerde inşa edilmesi gerekiyor” dedi.
5 Aralık 1934'de "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" veren yasanın kabulü ile bu tarih Dünya Kadın Hakları Günü olarak kutlanıyor. 1934 yılından bu yana alınan haklara rağmen erkek egemen sistemden kaynaklı Meclis’te hala yeterli derecede kadın temsiliyeti yok. Birçok Avrupa ülkelerinden önce Türkiyeli kadınların seçilme hakkını almasına rağmen, dünya ülkeleri arasında seçilmiş kadın verisiyle Türkiye son sıralarda yerini alıyor. Konuya ilişkin görüşünü aldığımız Mezopotamya Hukukçular Derneği avukatlarından Ruşen Seydaoğlu Ayyıldız, "Dünya çapında bütün emekçi kadınların standart bir tarih olarak gördüğü ve mücadeleyi yükselttiği 8 Mart'ımız var. 5 Aralık daha çok Avrupa merkezli kültürel ve sosyal hakların, kadına dönük hakların alınmasına dönük bir gün" dedi.
'Kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu'da yükseliyor '
Kadın Hakları Günü’nü önemsediklerini ifade eden Ruşen, "Ancak Ortadoğu'ya yüzümüzü döndüğümüzde Kobanê'de yükselen bir YPJ direnişi var. Aslında kadın özgürlük mücadelesi yeni kavram ve iddialarla Ortadoğu'da yükseliyor" ifadelerinde bulundu. Sosyal ve kültürel hakların kazanımı ve sosyal devlet yetkisiyle korunması noktasında net olduklarını ve gerekliliğine inandıklarını aktaran Ruşen, toplumların ve toplumu oluşturan öncü güç kadınların neler istediği ve hangi ilkelerle yaşayacaklarını kendilerinin belirlemesi gerektiğini dile getirdi. Ruşen ayrıca, bütün bu sosyal ve kültürel hakların Ortadoğu şahsında yeniden yorumlanması gerektiğini söyledi.
‘Haklar kavramı liberal ideolojilerden çıkartılmalı’
Oy ve seçme seçilme hakkının önemine değinen ve toplumda varlığın bir göstergesi olduğunu belirten Ruşen, "Toplumda devletten kaynaklı bir anlayış sorunu var. Öncelikle kadının önündeki bu anlayış sorunun ortadan kalkmasını istiyoruz. Birçok yasa yapılıyor. Kadının yaşam hakkının güvence altına alındığı iddia ediliyor ancak pratik yaşamda erkeklik hakkı devam ettiği için bu hakların eşit ve adil bir şekilde kullanımı engelleniyor" ifadelerinde bulundu. Ortadoğu'da kadın mücadelesinin yeniden yükseldiğini kaydeden Ruşen, "Yeni bir toplum inşaasında demokratik ulus ve demokratik hukuk ilkesi ile bu haklar kavramının liberal ideolojilerden çıkartılıp daha devrimci bir yerde, daha kadın özgürlüğünü esas alan bir yerde yeniden inşa etmemiz gerektiğine inanıyorum" şeklinde konuştu.
(sg/mg)

