'Ben içinde Kürdistan aşkı besleyen birine aşık oldum'
09:20
Vildan Atmaca / JINHA
WAN - Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Akçıra köyünden PKK saflarına katılanlardan Murat Keserci, aynı köyden katılım yapanlar arasında yaşamını yitiren ilk kişidir aynı zamanda. Şervan'ı anlatan eşi Vildan Keserci, eşini anlatırken, "Ben içinde Kürdistan aşkı besleyen bir adama âşık oldum, böyle bir âşıkla aşkı yaşamak benim için bir onur ve gururdur" sözlerine yer verirken, onu törenle defnedememiş olmanın acısını hala yaşadığını söylüyor.
Türkiye'nin 1990'lı yıllarda özellikle bölge üzerinde yürüttüğü imha ve inkar politikaları geride kalmış gibi görünse de, hala yargılanmayarak cezasını çekmeyen failler, bulunmayan kemikler, duyulmayan çığlıklar bu acıların son bulmasına izin vermiyor. 90'lı ve 2000'li yıllarda devletin bölgedeki politikalarına tahammül edemeyerek 2000 yılında PKK saflarına katılan Şervan Delîl kod adlı Murat Keserci, 2004 yılında PKK saflarındayken Muş'ta çıkan çatışmalarda yaşamını yitirdi. Eşi Murat'ı anlatan Vildan Keserci, eşiyle birbirlerini severek evlendiklerini ifade ederken, "Ben içinde Kürdistan aşkı besleyen bir adama âşık oldum, böyle bir âşıkla aşkı yaşamak benim için bir onur ve gururdur. Keşke imkânım olsaydı, onun yerde bıraktığı bayrağı taşıyabilseydim" dedi.
'Devlet baskısına tahammül edemediği için PKK'ye katıldı'
90'lı yıllarda devletin bölgedeki baskılarına tahammül edemeyerek PKK saflarına katılan Murat Keserci'yi, eşi Vildan Keserci anlattı. "Ben içinde Kürdistan aşkı besleyen bir adama âşık oldum, böyle bir âşıkla aşkı yaşamak benim için bir onur ve gururdur. Keşke imkânım olsaydı, onun yerde bıraktığı bayrağı taşıyabilseydim" sözleriyle eşine olan aşkını anlatan Vildan, son yaptıkları telefon görüşmesinden 10 gün sonra eşinin yaşamını yitirdiği haberini aldığını kaydetti. Devlet baskısı altında eşini defnettiklerini söyleyen Vildan, "Beni en çok üzen ve hayatım boyunca bir azap olarak hatırladığım şey, eşimin cenazesini ona laik bir şekilde defnedemediğimdir" diye belirtti.
'Ezilmişliğin ve inkarın mağdurlarındandı Muradım'
Vildan, Murat ile 1996 yılında yaşadığı Camikebir Mahallesi'nde bir düğünde tanıştıklarını ve bir akrabası aracılığı ile Murat'ın teklifini kabul ettiğini dile getirdi. "Murat'ın teklifini kabul edince Murat adeta havalara uçtu. Kartopları yaparak havaya atıyordu. Ben de pencereden Murat'ı izliyordum. Öylesine ciddi ve olgun bir insanın güle oynaya sevinç çığlıkları atması beni de mutlu etmişti" dedi. Vildan, Murat'la tanışmaları sonrası düğün yaptıklarını belirterek, "İkimiz bir birimizi çok severdik. Bazen Adilcevaz'a gittiğinde benim için mutlaka bir hediye getirirdi. Sözleri ve ifadeleri o kadar güzeldi ki, bazen onu düşününce dakikalarca onun gülümsemesi ve sözleri canlanır gözlerimde. Bir de bir Kürdistan aşkı vardı, ezilmişliğin ve inkârın en büyük mağdurlarındandı Muradım" sözlerine yer verdi.
'Vedalaşmadan gitti...'
Murat ile aralarında büyük bir sevgi ve saygının olduğunu anlatan Vildan, Murat'ın "gerilla türküleri" okuyarak saçlarını okşadığını, sürekli özgür bir vatanın aşkını ve özlemini yaşadığını söyledi. Vildan, "Biliyordum içindeki Kürdistan aşkını, gerilla aşkını. Fakat bir gün ansızın vedalaşmadan çıkıp gideceğini bilmiyordum" ifadelerine değinirken, "Erciş'e gideceğini söyledi ve artık dönmedi. Benimle vedalaşmadan gitti. Ama inanın ona hiç dargın olmadım. Aksine, gurur duydum. Onun kocaman yüreğinde yer almak, yüreğinde beslediği Kürdistan aşkına tanık olmak ve bu aşkı yaşamak bana gurur verdi" diye konuştu.
'Çocuklarımızın isimlerini kod adı yaptı'
Vildan, Murat'ın PKK saflarına katıldığını çok sonra duyduğunu söyleyerek, Murat'ın kendine kod adı olarak çocukların isimlerini koyduğunu öğrendiğini, Şervan Delil'in (Murat Keserci) çocuklarından biri 2, diğeri de 4 yaşındayken gittiğini kaydetti. Vildan, eşi Murat'ın kendilerini şehit düşmesinden on gün önce aradığını belirtti. Murat'ın gitmesinin ardından telefonlara bakmayan Vildan, o gün telefona baktığını ve "Murat'ın sesini duyduğumda yaşadığım sevinç tarifsizdi" derken, "Eşim bana 'gidişimle ile ilgili ne düşünüyorsun' dedi. Bende 'Sen bir kahramansın, gözün arkada kalmasın. Önemli olan sen ve mücadelemiz' dedim. Murat'ın aramasından on gün sonra şahadet haberi geldi" ifadelerine yer verdi.
'Köyümüzün ilk şehidiydi'
Vildan, eşi Murat'ın Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Akçıra köyünün "ilk şehidi" olduğunu ve cenazesinin devlet baskısı ve jandarma ablukasında köye geldiğini söyledi. Devletin cenazeyi verirken "Hiçbir slogan atılmayacak, hiçbir tören düzenlenmeyecek" diye söylemesi ve tehdit etmesi nedeniyle tören düzenlemediklerini aktaran Vildan, "Eşimin cenazesi ile birlikte gelen jandarma bütün köyün giriş ve çıkışlarını tutmuş, gelen gidenin kimliklerini kontrol ediyordu. Devletin cenazemize, değerlerimize dahi tahammülü yok. Eşimin cenaze namazını sadece bir kişi kılabildi" şeklinde konuştu.
'Kürt gençlerinin mücadelesine sahip çıkılmalı'
Şimdilerde çocukları 16 ve 18 yaşlarında olan Vildan, eşi Murat'ın ailesi ile kalıyor. Çocuklarının okulu nedeniyle Erciş'e taşınan ancak masraflardan dolayı da çıkmaza girdiğini ifade eden Vildan, siyasi parti çalışmalarına girmek istediğini, ancak ekonomik sorunları nedeniyle bunu başaramadığını ifade etti. Vildan son olarak da Murat gibi Kürt gençlerinin baskı, imha ve inkâra karşı sürdürdüğü mücadeleye sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.
(va/gk/mg)

