Migren en çok kadınlarda görülüyor

09:50

 


JINHA


AMED - Migren rahatsızlığının kadınlarda daha sıklıkla görüldüğünü belirten Prof. Dr. Nebahat Taşdemir, migrenin sebeplerini ve tedavi yöntemlerini anlattı.


Başı ağrımayan insan sayısı çok azdır ve toplumun yüzde 2'lik bir kısmını oluşturmaktadır. Herkes hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çeker. Fakat nedeninin kötü bir vaka olması (beyinde tümör, felç) çok nadirdir. Migren ise hayatı tehdit eden tehlikeli bir hastalık değildir. Migren, ataklarla seyreden ve ataklar arasında semptom göstermeyen kronik tekrarlayıcı bir bozukluktur. Baş ağrısına eşlik eden belirtiler, migrenli kişinin yaşantısını her zamanki gibi sürdürmesini engeller ve belirgin bir iş görmezliğe yol açar. Migren atakları tedavi edilmez ya da yapılan tedavi etkin olmazsa 4 saat ile 72 saat arasında değişebiliyor. Migren ağrıları, genellikle tek taraflı yerleşim gösteren, zonklayıcı özellikte olan, kişinin günlük yaşam aktivitelerini engelleyecek derecede ve başın hareketleri ile artan ağrılardır. Ağrı sırasında bulantı ve zaman, zaman kusmaya rastlanır. Hastalar ışık ve ses gibi çevreden gelen uyarılardan rahatsız olur.


'Kadınlar daha ön plandadırlar'


Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebahat Taşdemir, migrenin kadınları etkileyen şiddetli baş ağrılarıyla seyreden bir klinik tablo olduğunu belirtti. Nebahat, "Bu klinik tabloda genç hanımları etkilemektedir. Daha çok üretim döneminde yani doğurganlık döneminde etkilemektedir. Bu kadınlarda yarım baş ağrısı, şiddetli kusma ve bulantıyla seyreden, ışıktan, sesten rahatsız olan bir tablodur. Bu tablo hava değişiklerinde, mevsim değişiklerinde, beslenmeyle hatta Menstruasyon ile ilgili olarak ta artabilir. Tabi kadınları etkilediği gibi erkekleri de etkiler ama kadınlar daha ön plandadırlar. Kadınların öz geçmişine yani önceki durumuna baktığımız zaman çocukluk çağında kusma nöbetleri olur. Bu insanlarda migren daha sonra gelişir" dedi.


'Hastayı özürlü hale getirebilir'


Migrenin zonklayıcı bir baş ağrısı olduğunu ve kadınlarda meydana geldiği zaman sıkıştırıcı ve basınç şeklinde olmadığını ifade eden Nebahat, "Bazen gerilimle de ilişkili olabilir. Sıkıntılı bir olay söz konusu olursa migrenin şiddetini artırabilir. Şiddetli kusma ve bulantıyla seyreden, ışıktan, sesten rahatsız olur ve ataklar halinde gelir. Ayda birkaç defa gelebilir, beş atak geçirebilir ve bu kadınların iş gücü kaybına sebep olabilir. Evinin işini yapamaz, işe gidemez, işte verimli olamaz, evden çıkmama kararı alabilir, eğer iş toplantısı varsa iptal etme kararı alır. Yani bu şekilde iş gücü kaybına sebep olur. Hastayı özürlü hale getirebilir, yatakta bağımlı hale gelebilir. Bunlar gördüğümüz olgulardı" diye belirtti.


'Bu hastalarda atakların tedavisi çok önemli'


Bu hastalarda atakların tedavisinin çok önemli olduğunu dile getiren Nebahat, "Atakları biz ağrı kesicilerle tedavi ederiz ve bazı anti depresanlar ilave edebiliriz. Atakları tamamen düzelten özel anti migren ilaçlarımız söz konusudur. Ataklar gelmesin, geldiği zaman kısa sürsün diye atak önleyici profil aktif dediğimiz tedavilerimiz vardır. Bu tedavilerimizde anti epileptiklerden yani epilepsi nöbetinde tedavi ettiğimiz ilaçlardan faydalanabiliriz. Ve bu tedaviye anti depresanları ilave edebiliriz" şeklinde konuştu.


'Migrenle arkadaş olmasını tavsiye ederiz'


Migrenle arkadaş olmasını tavsiye ederek ve nasıl bir arkadaş olunabileceğini anlatan Nebahat, "Migrenle iyi geçinmesini isteriz. Nasıl iyi geçinecek; neyi sevmiyor, neyle başladı ağrısı, onlardan kaçınacak. Stresli bir ortamdan veya pis kokulu bir ortamdan, parfümü bol bir ortamdan kaçınacak. Parfüm bile nöbeti ortaya çıkarabilir. Bu ortamlardan uzak durmasını öneririz. Onun sevmediği şeylerden hastanın kaçınmasını isteriz. Neleri sevmiyor; çikolatayı sevmez, peyniri sevmez, alkolü sevmez, aç kalmayı sevmez. Bu beslenme türünden uzak durmasını tavsiye ederiz. Migrenli hastalara migrenle iyi bir arkadaş olmasını tavsiye ederiz" dedi.


 


 (rt/mg)