Meme kanseri hastalığında erken teşhis önemli!

08:50

 


Helin Yıldırım /JINHA


ANTALYA - Kadınlarda en fazla meme kanserinin görüldüğüne dikkat çeken Onkolog Melek Karakurt, "Meme kanseri çoğu zaman ağrısızdır, nadiren de ağrılı olabilir. Muayene ve mamografi ile tarama hastalığın erken evrede yakalanma olasılığını artırır. Erken evre hastalığını seyri ileri evre hastalığa göre daha iyidir. Çünkü erken evre tedavi, meme kanserine bağlı ölüm riskini azaltmaktadır" dedi.


Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almakta ve her 5 kadından birinin kansere yakalanma riski bulunmaktadır. Kadınlarda çok yaygın bir hastalık olan meme kanserinin kesin nedeni hâlen bilinmemekle beraber meme dokusundaki hücrelerden kaynaklandığını söyleniyor. Meme kanseri teşhisi konulan hastalarda hem sosyal hem de emosyonel sorunların görüldüğünü belirten Onkolog Melek Karakurt, hastalığın kişide, depresyon, intihara teşebbüs, inkar etme ve hastalığı kabullenememe gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunu ifade etti.


'Kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri riski var'


Genelde 40 yaşın üstündeki kadınlarda görülen meme kanserinin diğer yaşlarda da görülebildiğini belirten Melek, meme kanserinin yaklaşık yüzde 5 yada yüzde 10'unun kalıtımsal genetik mutasyonlar nedeniyle oluştuğunu dile getirdi. Melek, "En sık neden olan genetik mutasyon BRCA1 ve BRCA2 genlerinde görülen mutasyonlardır. Bu mutasyona sahip olan kadınlarda hem meme hem de yumurtalık kanseri görülme riski artar" dedi. Melek hastanın bir memesinde kanserin olmasının diğer meme de de kanser riskini artırdığını söyleyen Melek, "İleri yaş, hiç doğum yapmama, ilk doğumunu ileri yaşlarda yapma, erken yaşta adet görme, geç yaşta menopoza girme, menopoz sonrası hormon tedavisi alma, ailede meme kanseri olması, alkol kullanımı ve obezite kanser kansere neden olabilecek risk faktörlerindendir" şeklinde konuştu.


'Memeler düzenli olarak kontrol edilmeli'


Memelerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çeken Melek, "Memeler kontrol edildiğinde meme alanın kalınlaşması, ya da yumrunun oluşup oluşmadığına, meme hacminde meydana gelen değişikliklere, ciltte çukurcuklaşmaya, meme ucundaki değişikliğe, meme ucunun içe dönüklüğüne ve gömülmüş ya da şeklinde beliren düzensizliğe bakılmalıdır. Ayrıca meme ucundan gelen kanlı akıntı ve meme ucu ya da çevresindeki alanda kızarıklığın oluşup oluşmadığına bakılmalıdır" diyerek, meme kanserinin olası belirtilerini anlattı.


'Kadınlar sağlık kontrollerini yapmalı'


Melek, kanser hastalığında erken teşhisin önemini vurgulayarak, bu yüzden kadınların sağlık kontrollerini düzenli yapması gerektiğini kaydetti. Melek, "Hastalar genelde memede ele gelen kitle için başvururlar. Çoğu zaman ağrısızdır, nadiren de ağrılı olabilir. Muayene ve mamografi ile tarama hastalığın erken evrede yakalanma olasılığını artırır. Erken evre hastalığını seyri ileri evre hastalığa göre daha iyidir. Çünkü erken evre tedavi, meme kanserine bağlı ölüm riskini azaltmaktadır" diye konuştu.


'Kanser bulaşıcı bir hastalık değil'


Kanser'in bulaşıcı bir hastalık olmadığını söyleyen Melek, bu nedenle hastaların toplumdan ve sosyal yaşantılarından uzak durmamaları gerektiğini belirtti. Melek, hastalıklarda aile desteğinin yanı sıra psikolojik desteğinde önemli olduğunu ifade etti. Melek, kanser hastalarının iyileştikten sonra da belli aralıklarla kontrole gitmesi gerektiğini dile getirerek, "Hastalar, 'kanser tedavisi olduktan sonra tedavim bitti, iyileştim' diye maalesef kontrollerini yaptırmayan hastalar var. Fakat hastalığın tekrarlama riski olduğu gibi diğer memede yeni kanser gelişme riski de artmış olduğundan mutlaka belli aralarla muayene ve tetkik edilmelidir. Ayrıca eğer kullanıyorsa alkol alımını sonlandırmalı, kilo vermeli ve egzersiz yaparak yaşam tarzı değişiklikleri yaparak sosyal yaşantısına devam etmelidir" ifadelerini kullandı.


(hy/dc/mg)