'Eğitimdeki uygulamalar şiddetin artmasına neden olacak'
09:56
Eylem Daş/JINHA
İSTANBUL- 19. Milli Eğitim Şurası'nda din derslerinin birinci sınıftan itirabaren verilmesi kararı ve şuraya ilişkin tepkilerine dile getiren eğitimciler, şurada alınan kararlarla, okulların cezaevine dönüştürüleceğine vurgu yaptı. Ayrıca kız ve erkek çocuklarının ayrıştırıldığı bir eğitim sistemi olduğuna işaret eden eğitimciler, şurada karma eğitim önerisinin kabul edilmemesine rağmen, birçok okulda fiili olarak sürdüğünü belirtti. Eğitim Sen 3 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Tosun, kadın eve erkeği birbirine yabancılaştıran ayrılıkçı uygulamaların kadına yönelik şiddeti daha da artıracağına işaret etti.
4+4+4 sisteminin önerildiği ve daha sonra da uygulamaya geçirildiği 18. Milli Eğitim Şurası'nda bu yıl din derslerinin birinci sınıftan itibaren verilmesi komisyonca kararlaştırıldı. 2 Aralık'ta Antalya'da başlayan şurada Eğitim Bir- Sen, karma eğitimin ortadan kaldırılamasını tartışmaya açtı. Eğitim Bir- Sen'in karma eğitim mecburiyetinin kaldırılması yönündeki önerisi, komisyonda kabul edilmedi ancak din derslerinin birinci sınıftan itibaren verilmesi komisyonca kabul edildi.
Şuranın kararlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitim Sen 3 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Tosun, eğitimin iyice gerileşmesine ve muhafazakarlaşmasına yol açan birçok kararın tartışıldığı bir şura olduğunu söyledi. Hüseyin, ''AKP güdümündeki Eğitim Bir -Sen'in eğitimin dindarlaşması ile ilgili gündeme soktuğu ve kimisini kararlaştırdığı bir çok madde var. Bu maddeler en çok kadınlar ve çocukları ilgilendiriyor'' ifadelerini kullandı.
'Kız ve erkek çocuklar ayrıştırılıyor'
Bu maddelerden birinin karma eğitimin sonlandırılması olduğuna dikkat çeken Hüseyin, bu kararın bizzat AKP tarafından verildiğini, kararlaştırılmadığı halde birçok imam hatip lisesi ve ortaokullarında kız ve erkek çocuklarının ayrıştırıldığını söyledi. Bu durumun yaygınlaştırılmasına dönük politikaların hayata geçirilmek istendiğini ifade eden Hüseyin, bunun çocuğun gelişimi ve toplumun gelişimi açısından çok ciddi sonuçlar doğurabilecek yeni bir durum olduğunu vurguladı. Hüseyin, çocukların gelişimi açısından farklı cinslerin bir arada olmasının önemine de dikkat çekti.
'AİHM zorunlu din dersi insan haklarına aykırı dedi'
Hüseyin, kadına yönelik şiddetin, kadın katliamlarının yoğun olduğu Türkiye'de böylesi uygulamaların hayata geçirilmesi ile birlikte kadın katliamlarının daha da artacağının altını çizerek, böyle bir eğitim sistemiyle kadın ve erkek arasında yabancılaşmanın belirginlik göstereceğini vurguladı. Bu politikalarla kadını eve çeken zihniyetin yerleştiğini söyleyen Hüseyin, AKP'nin kadını hayattan çekip annelik misyonuna sıkıştırdığını kaydetti.
'Eğitim şurasından çok din şurasına dönüştü'
Din eğitiminin zorunlu hale getirilmesine ilişkin de konuşan Hüseyin, ''Okul öncesinde, 1.,2., 3. ve 4. sınıflara zorunlu din dersi verilme kararı alındı. AİHM bir kaç ay öncesinde zorunlu din dersinin insan haklarına aykırı olduğu şeklinde bir karar almıştı. Hemen sonrasında böyle bir kararın çıkmış olması manidardır'' diye konuştu. Ayrıca, sosyal içerikli ders sayısının da azaltıldığını ve bunun yerine din derslerinin geldiğini söyleyen Hüseyin, bu şuranın eğitim şurasından çok din şurasına dönüştüğünü kaydetti.
'Okullar cezaevine dönüştürülecek'
Eğitim-Sen 3 No'lu Hukuk sekreteri Sosyal Bilgiler Öğretmeni Aysun Oral ise, 4+4+4 eğitim sistemi ile çocuk yaşta evlendirmelerin ve çocuk işçiliğinin önünü açıldığına işaret ederek bu seneki uygulamaların da tesettürlü olmayan öğretmenlere ''Sen tesettürlü değilsin öğretmenim sana güle güle'' detirteceğinin altını çizdi. Karma eğitimin karşısına geçmesi ile şurada alınan kararların sıkıntılı olduğunu söyleyen Aysun, okullara özel güvenlik birimlerinin geleceğini dile getirerek, öğrencilerin GBT' lerine Milli Eğitim tarafından bakılacağına dikkat çekti. Aysun, bu uygulama ile devlete bağlı diğer kurumların da öğrenciye ait özel bilgileri alabileceğini vurgulayarak okulların artık hapishaneye dönüştürüleceğini ifade etti.
'Dil eğitimi de din eğitimi de çoklu olmalı'
Şura'da alınan bir diğer kararın idarecilerde kadın kotası olduğunu söyleyen Aysun, bu kararın olumlu gibi gözükse de son derece sorunlu olduğuna vurgu yaparak ''Atanacak kadın öğretmeni idareci belirleyecek. Ancak müdürler, müdür yardımcıları hükümet yanlısı sendikalara mensup oldukları için atayacakları kadın öğretmenler de kendi bünyelerinden ve erkek egemen zihniyetten olacaktır'' dedi. Aysun, ayrıca kadınların atama inisiyatifinin erkeklere bırakılmasının da sorunlu olduğunu vurguladı. Osmanlıca derslerinin verilecek olmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aysun, çok dilli eğitimin önemli olduğunu ancak bu uygulamanın olumsuz olduğunu söyleyerek, ''Din eğitimi de dil eğitimi de bu ülkede çoklu olmak zorundadır ancak ne yazık ki Türk ve Sünni olma bilinci dışındakiler yok sayılmakta. Her şey Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed'in hayatı ve Osmanlıcaya sınırlandırılıyor. Oysa bu topraklarda başka diller ve inançlar da var. Onlara neden eğitimde yer yok'' diye sordu.
(ed/gc)

