'Önderliğin paradigmasını yaşamsallaştırmak ilk hedefimiz'

10:08

 


Berîtan Elyakut/JINHA


AMED - Diyarbakır'da DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'na katılan Dersim eski Belediye Başkanı Edibe Şahin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü toplum paradigmasının hayata nasıl geçirileceğini anlatarak, “Önderliğin sunmuş olduğu paradigmayı yaşamsallaştırmak ise ilk hedefimizdir" dedi. Yerel Yönetimler Kadın Akademisi'nde çalışan Meral Güngör de, kentlerin kadınlarla şekilleneceğini belirtti.


"Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim demokratik özgür yaşamı inşa edelim" şiarıyla düzenlenen DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'na katılan Dersim eski Belediye Başkanı Edibe Şahin, kapitalist sisteme alternatif olarak hayata geçirilmek istenen "Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü toplum" paradigmasının yerel yönetimlerde nasıl hayata geçirileceğine ilişkin değerlendirmede bulundu. Edibe, iktidarların ve eril zihniyetlerin şimdiye kadar toplumu tamamen yaşamın dışında, karar mekanizmalarının dışında tuttuklarını belirterek, "Ekolojik demokratik bir sistemle yeniden bu kanalların açılması, birlikte karar alma, toplumun bütün kesimlerini bu karar mekanizmaların içine koyma yani iktidara karşı toplumsallaştırma, toplumla birlikte hareket etme ve beraber uygulama şekline dönüştürmeliyiz. Çünkü toplumda dışlanan bütün kesimler, bu kararların içersinde oldukları müddetçe aynı zamanda bu kararları kendileri de aldıkları için kendilerine ait hissedeceklerdir. Dolayısıyla uygulamada da sıkıntı çıkmayacaktır” diye belirtti.


'Önderliğin paradigmasını yaşamsallaştırmak ilk hedefimiz'


"Kadınlar olarak, demokratik, ekolojik bir bakış açısına sahip olmadığımız süre içersinde aslında kadından da uzaklaşmış olacağız" diye belirten Edibe, kadının rengine,  bakış açısına ve kendilerine yabancılaşacaklarını dile getirdi. Edibe, "Yapmamız gereken kadın rengiyle, kadın bakış açısıyla bütün bu uygulamaları ve bütün bu mekanizmaları oluşturmaktır. Eşbaşkanlık sistemiyle yöntemlerimizi geliştireceğiz ve bu sistemi uygulanabilir hale getireceğiz. Önderliğin sunmuş olduğu paradigmayı yaşamsallaştırmak ise ilk hedefimizdir" dedi.


'Tüm kesimlerle buluşabilmenin zemini yerel yönetimlerdir'


Edibe, yerel yönetimlerin "Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü toplum"  paradigmasının yaşama geçirilmesi noktasında en uygun alanlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Yerel yöntemler bunu yöntem olarak en iyi uygulayabileceğimiz alanlardan biridir. Aslında bütün dünyada şu anda gelinen süreçte iktidarlar artık sahtekarca da olsa yerel demokrasiden söz etmeye başladılar. Küresel hegemonyaya karşı yerel demokrasiden söz etmeye başladılar. İktidarların dışında kalan kesimlerin de ciddi bir anlayışı var hem dünyada, hem Ortadoğu üzerinde hem de Kürdistan'da. Bütün bu kesimlerle buluşabilmenin de asıl zemini yerel yönetim alanları oluyor" diye konuştu. 


'Eril iktidara karşı toplumun kararlarını hakim kılmak istiyoruz'


Yerel yöneticilerin sokaklara indiklerinde orada yaşayan her kesimin sorunlarına çok rahat ulaşabildiklerini dile getiren Edibe, "Yerel yönetimde sokağa adımını attığın an, sizi seçen, size iradesini teslim eden bütün insanlarla iç içesiniz. Bizim yapmak istediğimiz eril iktidara karşı toplumun kararlarını hakim kılmak. Yerel halkta uygulamalar doğru anlamda yapılırsa, alınan kararların arkasında bir bütün olarak durulursa ve irade gösterilip uygulanırsa sonuna kadar yerel halk daha fazla katılım sağlar" ifadelerini kullandı.


'Deneyimlerin kadına yansıyan yönlerini açığa çıkaramadık'


Yerel Yönetimler Kadın Akademisi'nde çalışan Meral Güngör ise, demokratik ekolojik yerel yönetimler paradigmasında nasıl bir değişimin ve dönüşümün yaratılması noktasının genel tartışmaları arasında olduğunu dile getirdi. Meral, "Özgürlük paradigmamızda belli çözümlemelerimizi, iktidar eksenli toplumsal cinsiyet açısından kadınların özgürleşme problemlerini genel olarak ele aldık ama bunun yerel yönetimler ayağında nasıl hayat bulacağına dair deneyimlerimiz var. Kadın kotası uygulamalarımız ve bunun yanında kadın politikalarımız oldu. Bu konuda belli deneyimlerimiz var ama bu deneyimlerin kentte kadına yansıyan yönlerini çok açığa çıkaramadık" şeklinde konuştu.


‘Kentin şekilleniş biçimi bile erkek zihniyetli'


Kentin yarısının kadın olduğunu ve bu kadınların dezavantajlı durumda olduğunu ifade eden Meral, "Verilen hizmetin kendisinin kadına direkt ulaşmadığı daha çok hizmetin kentin şekilleniş biçiminin bile erkek egemen zihniyetli bir olguyla işlendiğini görüyoruz. Eşbaşkanlık sistemiyle bunları görünür kılmak, kadının bu noktada yaşadığı sıkıntıları görünür kılmaktadır. Bunu kadın politikalarıyla oluşturma gibi hedeflerimiz var" ifadelerini kullandı. 


(be-rt/gc/mg)