Meksikalı 43 öğrenci için 43 dilek feneri

22:48

 


JINHA


İSTANBUL- İHD İstanbul Şubesi Kayıplara Karşı Komisyon, Meksika’da 43 öğrencinin gözaltında kaybedilmesini protesto etmek ve kayıpların ailelerine destek vermek amacıyla eylem gerçekleştirdi. Eylemde konuşan Cumartesi Annelerinden Hanife Yıldız, 43 gencin acısının kendi acılarını tazelediğini belirterek, “O gençlerin ailelerinin yürekli olmalarını, mücadelelerinden vazgeçmemelerini istiyorum. Acıları acımızdır” dedi.


İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Kayıplara Karşı Komisyon, 26 Eylül 2014 tarihinde Meksika’nın Iguala kentindeki bir protesto gösterisi sırasında polisler tarafından gözaltına alınan 43 üniversite öğrencisi için eylem gerçekleştirdi. Eylemde kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları 43 öğrenci için 43 dilek feneri uçurdu.


‘İnsanlık suçlarına karşı sokaklarda olacağız’


Eylemde söz alan gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak, Türkiye coğrafyasında olduğu gibi yeryüzünün her yerinde karanlık güçlerin demokrasiden yana olanları hedeflerine aldığını belirterek, “Bu gençler sol görüşlü oldukları için devletin hedefindeydi ve kaybedildiler. Bu tür insanlık suçlarına karşı her zaman sokaklarda olacağız” dedi.


‘Acılarımız tazelendi’


Ali’nin ardından söz alan gözaltında kaybedilen Murat  Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, dünyadaki bütün kayıpları andığını ifade ederek, “Kaybedenleri lanetliyoruz. 43 gencin acısı bizimde acımızı tazeledi. O gençlerin ailelerinin yürekli olmalarını ve mücadelelerinden vazgeçmemelerini istiyorum. Acıları acımızdır” şeklinde konuştu.


‘66 sene geçmesine rağmen insanlık suçları devam ediyor’


Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun gerçekleştirdiği basın açıklamasında bu günün insan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 66’ıncı senesi olduğuna dikkat çekerek, “Aradan geçen 66 yıla rağmen ne yazık ki, insan hakları ihlalleri bugün de dünyanın önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde, insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşi uygulamalar devam ediyor. Bu vahşi uygulamalardan biri 26 Eylül 2014 tarihinde Meksika’nın Guerrero eyaletine bağlı Iguala kentinde yaşandı” dedi.


Jıyan, öğretmen atamalarında yapılan ayrımcılığa karşı düzenlenen protestolar sırasında yerel polisin sol görüşlü Ayotzinapa öğretmenlik okulu öğrencilerini taşıyan araçlara ateş açtığını hatırlatarak, “Açılan ateş sonucunda 6 öğrenci yaşamını yitirdi, 25 öğrenci yaralandı. 43 öğrenci ise polis minibüslerine bindirilerek götürüldü ve bu öğrenciler gözaltında kaybedildi” şeklinde konuştu.


Arama mücadelesine devam


Meksika polisinin kayıp öğrencileri Belediye Başkanı Abarca’nın emriyle yerel polislerce gözaltına alınarak uyuşturucu çetelerine teslim edildiğinden şüphelenildiğini vurgulayarak, “Tutuklanan çete yöneticileri öğrencileri işkence sonrasında yakarak öldürdüklerini itiraf etti. Ailelerin başlattığı ve güçlü bir toplumsal karşılık bulan mücadele sonucunda eyalet valisi istifa etti. İçlerinde emniyet müdürü ve belediye başkanının da olduğu çoğu yerel polis 56 kişi tutuklandı. Öğrencilerin arama mücadelesi devam ediyor” ifadelerinde bulundu.


‘Acısı acımız, öfkesi öfkemiz’


Jiyan, insan hakları ihlallerinin tüm insanlığın ortak sorunu olduğunun altını çizerek, “Nerede yaşanırsa yaşansın, gözaltında kaybetme tüm insanlığın onuruna yapılmış bir saldırıdır. Bu nedenle Meksikalı kayıp ailelerinin acısı acımız öfkesi öfkemizdir” açıklamalarında bulundu.


(dk-ödk/dc)