'Bireyin kutsal olan savunma hakkı engellenecek'
08:40
Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Avukatın dosya içeriğini incelemesi ya da belge örneği alması yetkisini kısıtlayan kanun teklifinin TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilmesini değerlendiren Avukat Gamze Yalçın, "Müvekkillerle ilgili belgeleri göremememiz onlarla ilgili yeterince savunma yapma ve bireyin haklarını koruma yönünde engel oluşturacak hükümlere ve uygulamalara neden olacak. Bu şekilde bireyin kutsal olan savunma hakkı engellenmiş olacak" dedi.
AKP'nin yeni güvenlik yasası olarak adlandırılan "Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa Teklifi"nde yer alan maddeler, her yönüyle tartışma ve tepkilere neden olmaya devam ediyor. Makul şüphe, dinlenme ve el koyma kararı, polise olağanüstü yetkiler veren maddelerin yanı sıra avukatların bilgi ve belgelere de ulaşılması hakim iznine bağlanıyor. Tasarıyla, Şubat ayından itibaren soruşturma dosyalarının içeriğini inceleyip belgelerin örneğini alma imkânına sahip olan avukatlara bu yol yeniden kapanıyor. Soruşturmanın gizliliğinde avukatların belge ve bilgilere ulaşması hâkim iznine bağlanırken, avukatın dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alma yetkisi, "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse" Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilecek.
'Tasarı birçok kısıtlamayı beraberinde getiriyor'
TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen tasarıyı değerlendiren İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Yalçın, "Bu tasarı bireysel hak ve özgürlükler açısından birçok sınırlamayı da kendisiyle birlikte getirmektedir" dedi. Sadece avukatların dosya inceleme yetkilerinin sınırlandırılmadığını, arama kararlarının da kuvvetli şüphe yerine makul şüphenin yeterli sayıldığını dile getiren Gamze, evlerde, iş yerlerinde ve konut aramalarında sadece makul şüphe ile arama yapıldığını ve avukatlar olarak bu kanun değişikliklerinin bireysel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak uygulamaları doğuracağını ifade etti. Bireyin savunma hakkının kutsal bir hak olduğunun altını çizen Gamze, "AİHM birçok kararında savunma hakkının kısıtlanamayacağını ve silahların eşitliği ilkesi gerekçesi ile avukatın dosyadaki belgeleri inceleme hakkının olduğunu vurgulamıştır" şeklinde belirtti.
'Dosyadaki belgeler incelenmeden avukatlık yapamaz'
Avukatların dosyadaki belgeleri incelemeden müvekkillerine avukatlık yapamayacaklarını ve yeterli şekilde savunamayacaklarını sözlerine ekleyen Gamze, "Umarım genel kuruldan geçen bu yasa teklifi Anayasa Mahkemesi'ne aykırı olduğu iddiası ile bazı hükümlerin iptali nedeniyle anayasa mahkemesine gider. Çünkü demokratik ülkelerde bireyin savunma hakkının kutsallığına dokunulduğu zaman hükümetin ve iktidarların birçok keyfi uygulamalarını beraberinde getirdiğine tanık oluyoruz" vurgusunu yaptı.
'Anayasa Mahkemesi'ne başvurulacak'
Genel kuruldan geçen ilgili hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını aktaran Gamze, "Müvekkillerle ilgili belgeleri göremememiz onlarla ilgili yeterince savunma yapma ve bireyin haklarını korumamız yönünde engel oluşturacak hükümlere ve uygulamalara neden olacak. Bu şekilde bireyin kutsal olan savunma hakkı engellenmiş olacak" dedi. Sadece avukatlarla ilgili değil bireylerle ilgili de çeşitli kısıtlamalar getirildiğini aktaran Gezme, "Sadece makul şüphe ile birçok bireyin evi, iş yeri ve arabasında aramalar yapılabilecek, bu da polise çok keyfi ve geniş yekliler tanıyan bir hüküm olarak karşımızda duruyor" şeklinde konuştu.
'Türkiye'de kanunlar kişilere göre uygulanıyor'
Bu kanun değişikliğinin 6-8 Ekim Kobanê eylemlerinden sonra gündeme getirilmiş olmasının da ayrıca düşündürücü olduğunu aktaran Gamze, "17 Aralık operasyonlarında bakanların çocuklarının evlerinde yapılan aramalarda birçok suç delili elde edilmişti ve ardından kanun değişikliği yapılarak aramanın kuvvetli şüpheye dayandırılması gerektiği yönünde kanuni değişiklik yapılmıştı. Ancak bugün Kobanê eylemlerinden sonra sadece makul şüpheyle aramaların yapılabileceğine dair değişiklikler getiriliyor. Maalesef Türkiye'de kanunların belli kişilere belli durumlarda uygulandığını görüyoruz" diye belirtti.
'Yargılamaların çoğu hukuki değil siyasal'
Türkiye'de yargının siyasallaştırıldığına dikkat çeken Gamze, "Uygulamalarda ve mahkemelerde gördük ki özellikle özel yetkili mahkemelerde yapılan yargılamalarda, yargılamaların çoğunun hukuki değil, siyasal olarak yürütülüyor. 13-14 yaşındaki çocuklar yaşlarından daha fazla cezalarla cezalandırılıyor. Bu da demokratik bir ülkenin ilkelerine uymamaktadır. Çünkü Türkiye Anayasası'nda demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olduğunu söylüyor. Ancak hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan çeşitli uygulamalar ve kanuni değişiklikler yapabiliyor" şeklinde konuştu.
(sg/gc/mg)

