‘Sağlık emekçileri mobbing ve şiddetle yüz yüze’

08:48

 


Sarya Gözüoğlu / JINHA


AMED - Hükümet yanlısı olmayan, muhalif sendikalara üye olan sağlık emekçilerine yönelik baskı, şiddet, mobbing uygulandığına dikkat çeken SES Avukatı Erhan Ürküt, "İktidar, 'benim sendikama üye olursan seni hastanede veya kurumunda yönetici konumuna getiririm ya da sürekli seninle uğraşırım ve mobbing uygularım' diyor. Aslında devletin sendikasının olması bir mobbingdir" dedi.


Çalışma yaşamının her alanında güvencesiz çalışmadan, iş cinayetine, şiddete maruz kalan emekçiler, soruşturmalar, işten çıkarılmalar, mobbinge kadar ağır sorunlarla karşı karşıya kalarak yaşıyor. Sağlık alanında da AKP Hükümeti'nin 'Sağlıkta dönüşüm' uygulamalarının hayata geçirilmesinden sonra emekçiler ciddi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Sağlık emekçilerinin sorunlarını anlatan SES avukatı Erhan Ürküt, sorunların çözümü için yasal düzenlemelerin olması gerektiğini ifade etti. İş kanunu ve hükümetin devlet kurumlarında kadrolaşması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını belirten Erhan, "Kadrolaşma, 2002 yılında iktidara gelen AKP hükümetinin bununla beraber paralel devletle birlikte kadrolaşması ve bu kadrolaşmayla beraber kendi zihniyetine uygun insanları seçerek otoriter rejimini sağlık emekçileri üzerinde hissettirmeleri birçok sıkıntıyı ortaya koymaktadır" dedi.


'Devletin bir sendikasının olması mobbingdir'


Hükümetin kendi sendikasını kurarak ayrımcılık yapmaya çalıştığını dile getiren Erhan, "İktidar, 'benim sendikama üye olursan seni hastanede veya kurumunda yönetici konumuna getiririm, eğer olmazsan seni sürgün ederim ceza puanı veririm. Sürekli seninle uğraşırım ve mobbing uygularım' diyor. Aslında devletin sendikasının olması bir mobbingdir" dedi. Erhan sağlık emekçilerinin disiplin ve para cezası ile işten çıkarılma gibi çeşitli sorunlarla karşılaştığını ifade etti.


'Emekçiler soruşturmalara maruz kalıyor'


Sağlık emekçilerinin iş bırakma eylemlerinde disiplin soruşturmasına maruz kaldığını belirten Erhan, hükümetin bu konu ile ilgili olarak "ya sev ya terk et" mantığını uyguladığını kaydetti. Erhan, bu nedenle sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlardan dolayı soruşturmaya maruz kaldığını belirtti. Erhan, sağlık emekçilerine açılan soruşturmaların adil bir şekilde yürütülmediğinin altını çizerek, "Örneğin bir öğretmen bir sağlıkçının sağlık işleri ile ilgili yaptığı bir işlemde disiplin amiri olarak atanmakta. Bu bile sağlık emekçilerine verilen değerin ne olduğunu göstermekte" dedi.


'Sağlık emekçileri ana dillerini kullanamıyor'


Erhan, şiddet sorununa da değinerek, şiddetten sonra çok ciddi cezalar verilmediğini, basit sayılıp geçildiğini söyledi. Yasalarda sağlık emekçilerini koruyan maddelerin yer aldığını belirten Erhan,  ancak bu maddelerin uygulanmasında eksik kalındığını söyledi. Erhan,  hükümetin, "benim mevzuatım, istediğim şekilde uygularım" anlayışında olduğunu ve bu nedenle sorunlar yaşandığını söyleyerek, "Sağlık emekçilerinin bu coğrafyada hem şiddetten korunması gerekiyor, hem de sendikalaşmada daha özgür olması gerekiyor" dedi.


Erhan, sağlık emekçilerinin bir diğer sorununun da ana dillerinde konuşamamak olduğunu hatırlatarak, "Çünkü bu topraklarda herkes ana dilinde konuşuyor. Ancak bununla ilgili bir yasal mevzuat yok. Sağlık emekçileri bu tür yasal haklara sahip olmalıdır" dedi.


(sg/dc/gc)