'Enerjimizi öz gücümüzle değerlendirmeliyiz'

08:51

 


Berîtan Elyakut - Beritan Canözer / JINHA


AMED - 'Toprağımızı, Suyumuzu, Enerjimizi Komünleştirelim Demokratik Yaşamı İnşa Edelim' şiarıyla 6-7 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'nda bu şiarın kadın eliyle nasıl yaşama geçirileceği tartışıldı. Konferansta gerçekleştirilen tartışmaları değerlendiren DTK Ekoloji Komisyonu Üyesi Şehbal Şenyurt, "Enerji, hayatımızın özü, dolayısıyla bütün bunların halkın kendi öz gücünün, öz denetiminin yöntemleri ile kullanılması, değerlendirilmesi ve toplumun geneline yarar olarak geri dönmesi çok önemlidir" dedi.


Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Yerel Yönetimler Kadın Komisyonu tarafından "Toprağımızı, Suyumuzu, Enerjimizi Komünleştirelim Demokratik Yaşamı İnşa Edelim" şiarıyla 6-7 Aralık tarihlerinde altı kentte eş zamanlı olarak gerçekleştirilen "DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı"nda yerel yönetimlerden eş başkanlık sistemine, ekonomiden ekolojiye birçok konuda önemli tartışmalar yapıldı. Diyarbakır'da gerçekleştirilen konferansa delege olarak katılanlardan DTK Ekoloji Komisyonu Üyesi Şehbal Şenyurt, konferansa ilişkin değerlendirmelerini dile getirdi. Kapitalist ekonominin doğayı katletmesinin yanında bir de insanların pervasızca doğaya hükmetme duygusuna karşı mücadelenin nasıl verilmesi gerektiğine dair konuşan Şehbal, "Mezopotamya coğrafyasının değerlerini açığa çıkarmayı gerektiren ve bu değerler üzerinden kolektif yaşamı inşa etmeyi işaret eden söylemin gerçekleştirilmesi için topyekûn, bu coğrafyada yaşayanlıların bütün bilgi birikimlerini bir araya getirmesi gerekiyor ve uygulamaya dönük yaşamsallaştırma yönünde spesifik özgür adımlar atması gerekiyor" dedi.


'Gelecek yıllarda su savaş konusu olacak'


Şehbal, "Toprağımız, özellikle Kürdistan coğrafyası büyük bir talanla karşı karşıyadır. Ateşkes sonrasında bütün kapitalist şirketler, sermayedarlar bu coğrafyada büyük talan programları yapmakta ve geçmişte planlananları uygulamak için çeşitli adımlar atılıyor" şeklinde konuştu. Özellikle su politikalarında değinerek, önümüzdeki yıllarda suyun savaş konusu olacağına dikkat çeken Şehbal, "Nasıl ki petrol, fosil yakıtlar savaşlara neden oluyordu, artık su sorunu da önümüzde büyük bir mesele olarak duruyor. Enerji, hayatımızın özü, dolayısıyla bütün bunların halkın kendi öz gücünün, öz denetiminin yöntemleri ile kullanılması, değerlendirilmesi ve toplumun geneline yarar olarak geri dönmesi çok önemlidir. Bire bir sermayedarların açığa çıkması değil, bu değerlerden toplumun kazanması önemli. Şimdi bunun birçok metodunu tartışıyoruz" diye belirtti.


'Üretici insan modelinin açığa çıkması gerekiyor'


Bir iradenin açığa çıkması gerektiğini dile getiren Şehbal, bu iradenin hem ideolojik, hem de toplumsal kabulleniş açısından var olduğuna işaret etti. İkinci aşama olarak iradenin açığa çıkarılmasının gerekliliğine değinen Şehbal, "Bunun için de çalıştaylar, konferanslar yapıyoruz, halk meclislerimizde tartışıyoruz ve modelleri açığa çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. Şehbal ayrıca, dayanışma ekonomisinin, kadın perspektifinde açığa çıkan dayanışma ile kooperatiflerin takas sisteminin, çeşitli metotların açığa çıkmasının, ancak ihtiyaç temelinde 'üretici insan modelinin' açığa çıkmasıyla başlayabileceğini söyledi.


'Üretim kâr ve büyüme hedefli olmamalıdır'


Şehbal, üretimin, kâr ve büyümenin hedefli olmaması gerektiğini, toplumsal temel ihtiyaçların karşılanması ve birbiri ile paylaşılarak yaygınlaşması yönünde açığa çıkarılması gerektiğini vurgularken, "Diğer bir boyut da, emeğin sömürülmesi ve hiçleştirilmesi boyutunun açığa çıkarılmasıdır" dedi. Şehbal, "Bazen bize kapitalizmin öğrettiği emeği hiçleştirme, yalın üretimleri, ihtiyaç temelli üretimleri küçümseme yönünde yıllardır beyinlerimiz biçimlenmiş. Halbuki kendi kendine yeten, kendi ayakları üzerinde durabilen toplumlar kendi emeğini yücelten toplumlardır" ifadelerine yer verdi.


(be-bc/gk/gc)