3 kadın, 3 dil, 3 kültür aynı mutfakta buluştu

10:49

 


Nurcan Yalçın/JINHA


RIHA - Kürt, Ermeni ve Türk üç kadın Suruç’ta kendi imkânlarıyla kurdukları Kewanî Mutfağı’nda, bir yandan kendi kültürlerinin yemeklerini yapıyor diğer yandan ise halkların birlikteliğinin ve dayanışmanın örneğini sergiliyor.


Son üç aydır çeteci saldırılarının ardından gelenlerle nüfusu iki katından fazla olan Suruç’ta Kürt, Türk ve Ermeni üç kadın Ortadoğu’da halkları birbirine düşman etmeye çalışan savaş çığırtkanlarına inat ortak yaşamın kadınlar eliyle nasıl örülebileceğini göstermek için bir araya geldi. 3 kadın dilleri, kültürleri başka olsa da Kewanî Mutfağı isimli kurdukları işletmede ortak yaşamı örgütlüyor. Kewanî Mutfağı’nın buluşturduğu üç kadın her birinin ayrı bir dilden, ayrı bir inançtan ve ayrı bir kültürden geliyor. Kobanê’den gelen Ermeni, Nevşehir’den gelin gelen Türk ve Suruçlu Kürt olan 3 kadın üç kültürün damak tadını sofralara sunarak gelen misafirlerine sıcak bir ortam yaratıp, Suruçlu kadınlara da örnek teşkil ediyor.


‘Aynı zamanda Kobanê ile dayanışma’


33 yaşındaki bir çocuk annesi Nevşehirli Aysel Koşti, 11 yıl önce yerleştiği Suruç’ta böylesi bir işletmenin önemine değiniyor. Aysel Koşti, “Burayı açmadan önce ev hanımıydım. Kendi ayaklarım üzerinde durmak için çalışmaya karar verdim. Daha önce böyle bir düşüncem vardı ancak beraber çalışacağım kadınları bulamıyordum. Daha sonra arkadaşların yardımıyla tanıştığım Suruçlu arkadaşımla ortak olmaya karar verdik. Kobanê’de yaşanan savaştan dolayı Suruç’a gelen Marena’da bize katılmak istedi. Kobanê ile dayanışma için büyük bir mutlulukla kabul ettik ve çokta memnun kaldık” diye kaydetti.


‘İşimizi en iyi şekilde yapacağız’


35 yaşındaki Suruçlu Kürt Saliha Akgün, 18 yıl önce evlendiğini ve 4 çocuk annesi olduğunu söyleyerek mutfakta çalışmayı çok sevdiği için böyle bir fikrin kendisinden çıktığını anlattı. Saliha, “18 yıl boyunca ev işi yapıp çocuk baktım. Bir dönem kadın kooperatifine gittim orada yemek ve el işi yapmayı öğrendim. 3 yıldır böyle bir planım vardı ancak maddi durumum el vermediği için açamadım. Ancak arkadaşların yardımıyla Aysel ile tanıştım ve açmaya karar verdik. İki haftadır çalışmaya başladık. Başta kendi ayaklarımız üzerinde durmak için, aile ekonomisine destek olmak ve kadınlarımıza örnek olabilmek için işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışacağız” diye konuştu.


Ermeni Marena ekibe sonradan katıldı


DAİŞ çetelerin Kobanê’ye saldırılarından dolayı yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalarak 2 buçuk ay önce Suruç’a gelen 38 yaşındaki 3 çocuk annesi Ermeni Marena Kiledyion Manuelion ise Kewanî’de aşçı olarak çalışıyor. Marena, “Ben evde sürekli yemekler yapıyordum. Yemeklerim çok beğeniliyordu. Buraya geldikten sonra birkaç arkadaşla tanıştım ve onlarda yemeklerimi çok beğendi. Böyle bir yer açılacağını ve benimde aşçı olmamı istediler. Bende severek evet dedim” dedi.


‘Çalıştığım için çok mutluyum’


Marena, “Burada çalıştığımdan dolayı çok mutluyum ve arkadaşlarımdan çok memnun. Yaşadığımız zor dönemde hem aileme destek olmak için bir yandan da kendi ayaklarım üzerinde kalmaya çalışıyorum. Ben daha çok kendi Ermeni kültürünün yemeklerini yapıyorum. Arkadaşlarımda kendi kültürlerinden yemekler yapıyor. İstiyoruz ki her damak tadına hitabeden yemekler yapalım. Kewanî Mutfağı’na gelen herkes yemeklerimizi çok beğeniyor. Biz üç kadın Suruç’ta yaşayanlar için ev yemekleri yapıp ev ortamında sunmaya çalışıyoruz” diye belirtti.


(fk/mg)