Kütüphanenin yelpazesinden Kadın Tarihi

08:48

 


Mizgin Tabu/JINHA


İSTANBUL - İstanbul'da kurulan Kadın Eserleri Kütüphanesi, kadın tarihi ve kadınlara ilişkin araştırma yapanların uğramadan araştırmalarını bitiremeyecekleri bir yer. Müzayedelere katılarak, sahaflarda toz yutarak kadınlara ilişkin orjinal dökümanlara ulaşarak oluşturulan kütüphanenin hikayesini anlatan Yönetim Kurulu Üyesi İmren Sipahi, her kimlikten, her düşünceden kadınların ürettikleri yayınların ve belgelerin bulunduğunu belirtti.


Kadın kütüphane ve arşivleri, kadınların ve kadın hareketlerinin belleğini oluşturarak, kadın bilincinin gelişmesine paralel olarak büyür. Kadın tarihini araştırmak ve belgelemek isteyen bir grup kadın tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak 5 Nisan 1990'da, İstanbul'da Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'nı kurdu. Kadın Eserleri Kütüphanesi'nin kuruluş öyküsünü Yönetim Kurulu üyesi İmren Sipahi anlattı. 1980'li yıllarda ivme kazanan kadın hareketinin içinde olduklarını belirten İmren, o yıllarda yaptıkları eylemlerden sonra bazı belgeleri kaybettiklerini ve bu belgelere kolay ulaşabilmek ve görünür kılabilmek için bir örgüt çalışması içine girmek gerektiğini fark ettiklerini ifade etti. Bu amaçla Amerika ve Avrupa'daki kadın kütüphanelerini ve arşivlerini incelediklerini ve bu deneyimler ışığında bir vakıf kurmak gerekliliğini gördüklerini dile getirdi.


'Hakların verilmediğini kazanıldığını öğrendik'


''Hiçbirimiz kadın tarihi hakkında resmi tarih dışında bir şey de bilmiyorduk. 'Cumhuriyetin kazanımlarıyla birlikte 1934'te de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi' diye biliyorduk, ama bunun altında nasıl bir mücadele yattığını bilmiyorduk'' ifadelerini kullanan İmren, yaptıkları araştırmalar sonucu, 19. yüzyılın başlarından beri Osmanlı'da bir kadın hareketi olduğunu ve bu öncü kadınların çeşitli cemiyetler kurarak örgütlendiklerini, hak mücadelesi için çaba gösterdiklerini ve bu örgütlerin yayın organlarının olduğunu gördüklerini vurguladı.


'Geçmişi ararken bugünü de kaçırmadık'


Doğal olarak da bu kadınların ve kadın hareketlerinin hak arama mücadelelerine bağlı olarak yazılı ve görsel pek çok belge toplandığını ifade eden İmren, "Bu belgelerin kaybolmaması gerektiği bilinci oluşuyor. Ve gelecek kuşaklara tanıklık oluşturmak amacıyla arşivlerin elde edilmesi ve de korunması yine kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor. Çünkü belge yoksa tarih de yok" diye anlattı. Toplama süreçlerinin hiç de kolay olmadığına işaret eden İmren, "Müzayedelere katıldık, sahaflarda tozlar yuttuk ve dergilerin orijinallerine ulaştık. Gidebildiğimiz kadar eskiye gitmeye çalıştık ve 1843 yılına kadar ulaşabildik. Ama bu arada yapmamız gereken bir şey vardı, bizden sonraki kadınların da zorluk çekmemesi için günümüzdeki kadın belgelerini de toplamaya devam ediyoruz" dedi.


Sınırları olmayan uluslararası bir kütüphane


Kütüphane hizmetlerinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığının altını çizen İmren, enternasyonal bir kütüphane olduğunu dile getirerek ''Ben hiçbir kadın tarihçisi düşünemiyorum ki, kadın tarihi üzerine araştırma yapsın ve yolu buraya uğramadan o araştırmayı bitirebilsin. Bize o yüzden Avustralya'dan, Japonya'dan, Amerika'dan, Kanada'dan dünyanın her bir yanından araştırmacılar gelir'' diye belirtti. Mesleklerinde ilk olan kadınlara ulaşmaya çalıştıklarını söyleyen İmren, bununla ilgili bir yayın yaptıklarını ekledi. İmren, "Hayatta olanları da kütüphaneye davet ederek güzel bir söyleşi yaptık olmayanları saygıyla anarak hatıralarını yaşatmaya çalışıyoruz" diye ekledi.


İlk Kürt kadın dergisi


Kürt kadınlarının bilgi ve belgelerini de arşivlediklerini, Kürt kadınlarının eylemlerine ait gazete kupürleri, dokümanlarını sınıflandırdıklarını belirten İmren, 1928-1996'ya kadar kadınlarla ilgili basılmış dergilerin biblografyası olan "Hanımlar Aleminden Roza'ya" kitabını göstererek Roza dergisinin ilk çıkış yazısı ve sayıları ve derginin kapağının fotoğrafını da paylaştıklarını dile getirdi. Roza dergisinin ilk çıkış yazısını okuyan İmren, şunları söyledi: "Sevgili Kürt kadınları, tüm dergilerin çıkış öncesi bir tarihleri vardır. Ve bunu genelde çok az insan ve yakın çevreleri bilir. Sancılı ama bir o kadar da güzel üretici heyecanlı bir süreçtir. Her an umut umutsuzluğa dönüşebilir ya da tersi en küçük bir dayanışma sevinç naralarına neden olduğu gibi en ufak tartışmalar gerilimleri yaratır."


Çok dilli ve çok kültürlü bir kütüphane


Kütüphanenin kadın tarihini oluşturan bütün siyasi görüşlere ve kültürlere açık geniş bir yelpazesi olduğunu ifade eden İmren Sipahi, her kimlikten, her düşünceden kadınların ürettikleri yayınlarını ve belgeleri bulundurduklarını söyleyerek, ''Bizim görevimiz bütün bunları toplamaktır. Bir hareketi eksik bırakırsanız yanlış yaparsınız. Şu an Türkiye'nin bir tarafını yok sayın, o zaman erkeklerin yazdığı tarihten daha beter yanlış yapmış olursunuz, biz bu hatayı yapmayız" sözlerini ifade etti.


(mt/gc/mg)