'Kızıma yapılan bu katliamın hesabını soracağız'
09:09
Helin Yıldırım / JINHA
ANYALYA - Antalya'da yaklaşık bir ay önce Beyazz Endüstriyel Tekstil Yıkama Fabrikası'nda meydana gelen ve 5'i kadın 1 erkek işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin henüz bir soruşturma açılmadı. Patlamada hayatını kaybeden Nurten Uyar'ın ailesi, kendilerine bu acıyı yaşatanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ve katliamın hesabını soracaklarını belirtti.
Antalya'da 19 Kasım günü Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Beyazz Endüstriyel Tekstil Yıkama Fabrikası'nda buhar patlaması meydana geldi. Patlamanın olduğu sırada Nurten Uyar ve Mediha Ünsal olay yerinde yaşamını yitirirken birçok işçi de ağır yaralandı. Yaklaşık bir ay önce gerçekleşen patlamaya ilişkin yetkililer tarafından henüz bir adım atılmadığı gibi yaşamını yitiren işçilerin sayısı da günden güne artıyor. Fabrika sahibine yönelik patlamaya ilişkin her hangi bir soruşturma yapılmadığını söyleyen Nurten'in Annesi Havva Uyar, olayın üstünün kapatılmasına izin vermeyeceklerini dile getirerek, "Ne parada, ne pulda gözümüz var. Kızım sağ olsaydı, başka bir şey istemezdim. Herkes unutur gider, ama biz nasıl unutacağız?" dedi.
'İşçilere sürekli işe girdi çıktı yapılmış'
Nurten'in kardeşi İlyas Uyar, geçtiğimiz Mart ayında fabrikaya denetleme kurulunun geldiğini belirtti. İlyas, yapılan denetlemeye karşılık fabrika sahibinin fabrika içerisindeki sorunları düzeltmek için herhangi bir adım atmadığını söyleyerek, "Normal şartlarda ilk işe girildiği zaman işçilere kaç kişiye bakmakla yükümlü oldukları bu işi niye istedikleri gibi soruların olduğu bir kağıt verilir. Ama bu kağıt ablama 6 ayda bir veriliyordu. Sonra öğrendik ki fabrika yetkilileri ablamın sigortasında sürekli 'işe girdi çıktı' yapmış. Ayrıca fabrika el değiştiriyor ve bir dönem bundan işçilerin haberi bile olmuyor" şeklinde konuştu.
'Bunun neresinde adalet var?'
Fabrika sahibi Yakup Arıkan'ın hala dışarıda olduğunu söyleyen İlyas, oğlu Haluk Arıkan'ın ise, patlamanın gerçekleştiği gün gözaltına alındığını söyledi. İlyas, Harun'un bir günlük gözaltıdan sonra yurt dışına kaçtığını ifade ederek, "Burada o kadar insan öldü, kimse cezasını çekmiyor. Bunun neresinde adalet var? Biri burada rahat rahat gezerken oğlu da yurt dışında. Olan geride kalan ailelere ve işçilere oluyor. Kimisi gözünü kaybetmiş, kiminin bacakları işlevini yerine getiremez halde. Şimdi bu insanlar nasıl çalışıp eve ekmek götürecek?" şeklinde tepkisini dile getirdi.
'Belgesiz teknik servis çalıştırıldı'
Patlamada yaşamını yitiren Nurten'in oğlu Deniz Uyar ise, çalışanların makinede bir sorun olduğunu fark edip söylemelerine rağmen dikkate alınmadığını dile getirerek, "Olaydan 3-4 gün önce teknik servise bakan kişi işten çıkarılıyor. Makineleri kontrol eden kişinin belgesi olması gerekiyor. Alınan teknik servisin belgesi yok. Makine ötmeye başladığında teknik servis orada bulunmuyor. Meğer işini başkasına emanet edip gitmiş" diye konuştu.
'Burada işçi ihmali olabilir mi?'
Buhar kazanının bulunduğu yerin yanında işçilerin mola verdiği çardak ile aynı yerde olduğunu söyleyen Deniz, buhar kazanın altının beton olması gerektiğinin altını çizdi. Deniz, buhar kazanın altına betonun yanı sıra demirin atılması ve etrafının demir ile çevirili olması gerektiğini dile getirerek, "Ama buradaki öyle değil. Kazanın yatağı bahçe demirlerinden. Çardakta hemen yanında bulunuyor. Patlama olmadan önce işçiler iş başında değillerdi. Çardaktayken bir anda patlama oluyor ve çardak işçilerin üzerine yıkılıyor. Sizce burada işçi ihmali olabilir mi?" diye sordu. Yaşanılan olayın bir iş kazası olmadığını ifade eden Deniz, bu olayın ihmalden dolayı meydana gelen bir katliam olduğunun altını çizdi. Deniz, ayrıca olay yerine ilk gelenin itfaiye olduğunu söyleyerek, itfaiyenin raporunda fabrikanın yüzde 95 kusurlu olduğunun belirtildiğini aktardı.
'Kızıma yapılan bu katliamın hesabını soracağız'
Nurten'in babası Hasan Hüseyin Uyar ise, kızının bu ihmale kurban gitmesine göz yummayacağını dile getirerek, kendilerine bu acıyı yaşatanların cezasız kalmaması için suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti. Hasan, "Evimize geldiler, bize başsağlığı dilediler. Göstermelik gözyaşı dökende oldu. Ama ne arayan var, ne soran. Kızım 15 sene önce eşinden ayrıldı, benim evimde iki çocuğuyla beraber bir odada kalıyordu. Evin tüm sorumluluğu onun omuzlarındaydı. Neyimiz var, neyimiz yok her şeyimizi paylaştık. Kızma yapılanların hesabını soracağız. Avukatımızı tuttuk davayı açacağız, cezalarını çeksinler" dedi.
(hy/dc/mg)

