Vanlı yurttaşlar: Hukuka olan inancımızı yitirdik

09:59

 


Berivan Sümer - Bacı Anuk / JINHA


WAN - İnsan hakkı ihlalleri açısından sicili kabarık olan Türkiye, gün geçtikçe otoriterleşirken, yurttaşlar da hukuka olan inancını yitirmiş durumda. Toplumun hiçbir kesiminde hukukun işlenmediğini söyleyen Vanlı yurttaşlar, toplumdaki her kesimin en küçük bir talebinin ve eyleminin en sert şekilde bastırılmaya çalışıldığını, protesto hakkını kullanırken insanların katledildiğini vurguladı.


İnsan hakları alanında Türkiye'de ihlaller gittikçe artarken, adeta polis devletine dönen Türkiye'de bir de polise sınırsız yetki veren düzenlemeler yapıldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ‘İç Güvenlik Yasa Tasarısı’na ilişkin açıklama yaparak, polisin arama, gözaltına alma ve ateşli silahlar kullanma yetkilerinin hükümetin önerdiği şekilde artırılması halinde, Türkiye’de insan haklarını korumaya yönelik çabaların baltalanabileceği uyarısında bulunmuştu. İçinde bulunulan 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası'nda da yine hak ihlallerinin konuşulurken, hükümet tüm tepkilere rağmen, kendi belirlediği yasaları Meclis'ten geçirmeye devam ediyor.


'Özgür olamıyorum özgürce konuşamıyorum'


Dünya ülkelerinin yanı sıra Türkiye'de ve bölgede yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Vanlı yurttaşlardan Gülseren Kaya, hukukun ve yasaların sadece iktidarı sağlamlaştırmak için kullanıldığını söyledi. Gülseren, Kürt halkıyla beraber toplumun diğer kesimleri için de hukukun işlemediğini ifade ederek, "Öğrenciler, aydınlar ve kadınlar noktasından tutalım, var olan en basit demokratik talebin ne kadar sert bir şekilde bastırıldığını görüyoruz" diye konuştu. Türkiye'de insan haklarının var olduğuna inanmadığını belirten yurttaşlardan Gülistan Öztürk ise, Türkiye'de binlerce insanın yaşam hakkının elinden alındığını belirtti. Gülistan, "Benim Kürt kimliğim olabilirdi, benim hiçbir hakkım yok. Bu nedenle özgür değilim. Eylemlerde özgür olamıyorum, özgürce okuyamıyorum. Bütün haklar elimden alınmış. Hatta yaşama hakkımız bile yok" dedi.  


 'Türkiye'deki adalet bir saraydan ibaret'


Türkiye'de adaletin olmadığını vurgulayan Naci Yadigar da, "Türkiye'deki adalet bir saraydan ibarettir. Malum insan hakları haftası olduğu için de adaletsiz insan hakları olmaz. Bunun yanı sıra Türkiye'de insan hakları diye bir şeyin olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü her gün haberlerde gencecik çocuklarımızın polis kurşunu ve gaz bombası ile öldüğü bir ülkede ne adaletten ne de insan haklarından bahsedebiliriz" ifadelerini kullandı.


 'Yaşam hakkı gaz bombalarıyla bitebiliyor'


6-7 Ekim Kobanê eylemlerini hatırlatan Naci, bölgede yaşanan can kayıplarına işaret etti. Naci, "Kürdistan'da son zamanlarda maruz kaldığımız gerek Kobanê olaylarında devletin sözüm ona bize dayattığı 'Kendinize gelin, hizaya gelin' söylemleri adı altında birçok bedel verdik. Hala bedel vermeye devam ediyoruz. Son günlerde Hakkâri'de yine Rojhat adlı bir arkadaşımız yaşamını yitirdi" dedi. Kürt halkının yıllardır baskıya maruz kaldığını söyleyen Naci, "Bir yaşam hakkı var, oda bir gaz bombasının ucundadır. O yaşam hakkı da bir sokakta bitebiliyor her an" dedi.


(bs/dc/gc/mg)