'İran'ı bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz'
14:07
JINHA
AMED - Diyarbakır'da İran rejiminin idam politikaları protesto edilirken, Urmiye Cezaevi'nde açlık grevinde olan tutsaklarla dayanışma çağrısı yapıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Gültan Kışanak, Kürt tutsaklara, her idamın bir cinayet olduğunu belirterek, İran'ı da bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz ve Urmiye'deki direnişi selamlıyoruz" dedi.
Diyar TUHAD-DER, İran rejiminin idam politikalarını protesto etmek ve PJAK'lı tutsaklarla dayanışmak amacıyla Diyarbakır E Tipi cezaevi önünde kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Diyar TUHAD-DER üyelerinin yanı sıra, TUHAD-FED Başkanı Zübeyde Teker, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, DBP İl Eşbaşkanı Hafize İpek, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, DBP il ve ilçe örgütü üye ve yöneticileri katıldı. "İran idam cumhuriteni kınıyoruz siyasi tutsaklara özgürlük" pankartının taşındığı açıklamada sık sık, "Biji berxwedana zindana" sloganı atıldı. Açıklamada konuşan Zübeyde Teker, İran'ın idam politikalarından derhal vazgeçmesi gerektiğini belirterek, tüm dünya kamuoyunu da İran cezaevlerinde süren zulmü görmeye ve zulme karşı yükseltilen direnişe cevap vermeye davet etti.
'Kürt halkı tutsak edilerek, katledilerek bitirilemez'
DBP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hafize İpek de, İran'ın katliam ve idamların sürdürücüsü olduğunu belirterek, "Bugün de İran'da Kürt halkı için mücadele yürüten 29 Kürt siyasetçi açlık grevi başlatmış bulunmakta ve Kürt siyasetçiler ölümün eşiğinde direniyor" dedi. İran'ın politikalarını kınadıklarını aktaran Hafize, "Kürt halkı tutsak edilerek, katledilerek bitirilemez" dedi. Hafize Kürt halkı için mücadele yürüten tüm kurumların her alanda İran'a karşı tepkilerini ortaya koymaları gerektiğinin altını çizdi.
'İran ya kimliksizliği kabul edeceksiniz ya zulüm göreceksiniz diyor'
Hafize'nin ardından konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise, "İran Kürt siyasetçilere 'ya kimliksizliği kabul edeceksiniz ve ya zulüm göreceksiniz' diyor. Açlık grevindeki tutsaklar her iki seçeneği de kabul etmedikleri için bu mücadeleyi yürütüyor" dedi. Gültan, Kürt halkının bulunduğu her alanda kimliğini, dilini ve hakkını savunduğunu ifade etti. İdam'ın başlı başına bir cinayet olduğuna dikkat çeken Gültan, "İşlenen suçlara karşı verilen her türlü cezanın telafisi olabilir ancak idamın telafisi yoktur. Bu nedenle demokratik ülkelerde idam yasaklanmıştır. İran'ı da bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz ve Urmiye'deki direnişi selamlıyoruz" şeklinde konuştu.
'İdam sindirme ve susturma aracı olarak kullanılmaktan vazgeçilmeli'
Gültan'ın konuşması ardından basın metnini okuyan Diyar TUHAD-DER yöneticisi Cahit Demirkıran, İran'ın Hüseyin Xizirî, Ferzad Kemanger gibi devrimcilerin mücadele ruhundan korktuğunu belirterek, "İdam'ı Kürt halkına karşı sindirme ve susturma aracı olarak kullanmaktan vazgeçmelidir" dedi. Kürt devrimcilere yönelik derinleştirilen idamların Ortadoğu'da gelişen Kürt halkının birlikteliğinden doğan korkudan kaynaklandığını belirten Cahit, "Ortadoğu'daki tüm devletlerin bu korkuyla yüzleşme vakitleri gelmiştir" şeklinde konuştu. Cahit, Başta Ortadoğu halklarını ve Kürt halkını, demokratik kitle örgütlerini ve insan hakları savunucularını idamlara karşı sessiz kalmamaya çağırdı.
(sg-şh/gc)

