Newroz Kampı’ndan acil yardım çağrısı/YENİLENDİ
10:03
JINHA
QAMIŞLO – DAIŞ çetelerinin Şengal’e yönelik katliam ve saldırılarının ardından yakınlarını kaybeden binlerce Êzidî, Rojava'da bulunan Newroz Kampı’na yerleşti. 6 bin kadın, erkek, genç, yaşlı ve çocuk, kış koşullarına henüz alt yapısı hazır olmayan kampta yaşam mücadelesi verirken, Rojava İHD ve Rojava Özgür Kadın Vakfı, kampı ziyaret ederek yaşanan sorunları yerinde inceledi.
Rojava İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Rojava Özgür Kadın Vakfı, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında Newroz Kampı'na ortak ziyaret düzenledi. Ağustos ayında Şengal'de DAIŞ çetelerinin katliamında yakınlarını kaybeden binlerce Êzidî, Rojava'da kurulu olan kampta yaşamlarını sürdürüyor. 6 bin kadın, erkek, genç, yaşlı ve çocuk, kış koşullarına henüz alt yapısı hazır olmayan kampta yaşam mücadelesi veriyor. Kış koşullarında kampın sorunlarını yerinde görmek ve ihtiyaçlarını tespit etmek amaçlı yapılan ziyarette ilk önce kamp yönetimiyle görüşme yapıldı. Rojava İHD yöneticisi Abdulbaki İbrahim, gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin bilgi vererek, sorunları yerinde görmek ve kampın sorunlarına dair bir rapor hazırlamak istediklerini belirtti. Ardından kampta yaşayanlar sorunlarını aktardı.
'Şengal'de yaşanan insanlık kıyımıdır'
Görüşme sırasında kampta yaşanan sorunlara ilişkin bilgi veren kamp yönetiminden Hakim isimli Êzidî yurttaş, kampta yaşayan halkın acil ihtiyaçlarına dikkat çekti. Hakim, uluslararası kuruluşların yardım sözü verdiği halde yardımların yapılmadığı, politik çıkarlarına göre davrandığını söyleyerek, Kızıl Haç gibi, uluslararası kimi kurumlara eleştirilerini yöneltti. Hakim, "Şengal'de yaşanan bir kültür, insanlık kıyımıdır. Kıyımdan en çok kadınlar, çocuklar ve yaşlı nüfus etkilendi. Uluslararası kurum ve kuruluşlar daha duyarlı olmalı ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bugün yardıma ihtiyacı olan sadece Êzidîler değil ama bu halk bir kıyımla karşı karşıya kaldı. Yerlerinden yurtlarından edildiler. Göçtükleri yerlerde çok zor koşullar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bunların görülmesi gerek" diye belirtti.
'Verilen sözler yerine getirilmedi'
Kızıl Haç Kurumu tarafından verilen sözleri yineleyen Hakim, "Su için kuyu açacaklarını, tuvalet, banyo ihtiyacı için yardımcı olacaklarını söylediler. Ama onların herhangi bir yardımlarını görmedik. Örneğin tuvaletler 300 metre uzakta olduğu için akşamları ihtiyaçlarını gideremiyorlar. Yine de onlara kapılarımızı kapatmadık. Onları Newroz kampına yardımda bulunmaya çağırıyoruz. Buraya yardımda bulunan kurumlarımız insani yardımda bulunsunlar, siyasi çıkarlarına göre davranmasınlar. Böyle davranmayıp baştan beri tüm olanaklarını sunan kurumlar da var. Heyva Sor baştan beri buraya desteklerini esirgemedi. Bir ambulansları burda hep hazır bekliyor. Çözüm bekleyen bir dizi sorun var. Kalp rahatsızlığı olan çocuklar var örneğin. Diyet uygulaması gerekiyor, düzenli süt içmeleri gerekiyor ama bunu sağlayamıyoruz" sözlerini ifade etti.
'Kadın bilincinin geliştirilmesi için çalışmalar başlattık'
Kamp yönetiminden Narvîn Xebat, kamptaki faaliyetlerine dair bilgi vererek, "Kampın yönetimi için meclisler oluşturduk. Güney Kürdistan yönetimi Êzidî halkı üzerinde çok oyunlar oynamış. Bu nedenden dolayı burada kendi kültürlerini geliştirmeleri, sorunlarının çözümünde irade olmalarını amaçlıyoruz. Bunun için kadın evi ve halk evi açtık. Dil kursuda açtık ama teknik malzeme eksikliğinden tam faaliyete başlayamıyoruz" diye belirtti. Psikoloji, duygularını yönetme eğitimi gibi konularda eğitimler verdiklerini dile getiren Narvîn, "Kadın bilincinin geliştirilmesi için kimi çalışmalar başlattık. Eğitimde sistem oturtmamız şart. Olanaklarımız çok az bu nedenle çalışmalarımızı istediğimiz sistemde oturtamıyoruz. Örneğin kadınlara dikiş kursu veriyoruz. Ama makinalarımızın sayısı az. Değişik dillerde dil eğitimleri görüyorlar. Kültür, sanat eğitimleri veriyoruz" dedi. Narvîn, kültür faaliyetleri için yardıma ihtiyaçları olduğunu kültür sanat kurumlarından destek beklediklerini de sözlerine ekledi.
‘Savunmamız için hiçbir önlem alınmadı’
Kamp yönetimi ile yapılan görüşmenin ardından kadın ve erkeklerle ayrı ayrı toplantılar gerçekleştirildi. Kadın Evi'nde yapılan toplantıda kadınlar gözyaşları içinde yaşadıkları katliamı anlatırken bir yandan da başta Güney Kürdistan bölge yönetiminin ilgisizliğini, katliama seyirci kalmalarını eleştirdiler. Êzidî inancına göre toplumda sözü geçen, temsiliyetlerden biri olan Kuçek adına konuşan Bahar ana, bölge devletlerinin katliamdaki rolleri olduğunu belirterek, DAIŞ'e verdikleri desteği de kınadı. Geri dönmek istediklerini ama Güney Kürdistan yönetiminin buna izin vermediğini, orda kalan halka sahip çıkmadığına dikkat çeken Bahar, "Katliam henüz yaşanmadan önce biz bunun olacağını söylüyorduk. Buna rağmen savunmamız için hiçbir önlem alınmadı. Katliam başladığında ise peşmerge halktan önce kaçtı" sözleriyle peşmergenin katliamdaki sorumluluğuna dikkat çekti.
‘Kalın kışlık kumaş istiyoruz’
Söz alan diğer kadınlar ise, "Sorunlarımız olmasına rağmen burada arkadaşlar yaşamımızı kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Biz kadınların siyasal gelişimi için dersler veriyor. Onların sayesinde haklarımızın farkına vardık. Herhangi bir sorun olduğunda kendimizi sahipsiz hissetmiyoruz. Kadın evlerimiz artık var. Çocuklarımız okula gidebiliyor. Eğitimlerini sürdürebiliyor. Bizlerde hem dil kursuna gidiyoruz, hem de meslek öğreniyoruz" diyerek, sorunlarını aktardı. Söz alan tüm kadınlar, Êzidî kadınların toplumsal yapı içinde bugün daha saygınlıkları olduğu, yönetimde olduklarını bunun da kamptaki kadın örgütü sayesinde olduğunu da vurguladılar. Ayrıca kadınlar kışlık giysi ihtiyaçlarına dikkat çektiler. Kendilerine giysi değil, kalın kışlık kumaşlar gönderilmesini istediler. Ayrıca çocuklar için kalın giysi ve ilaç ihtiyaçları olduğunu belirttiler. Banyo ve çadırları ısıtmak için elektrikli soba ihtiyaçları da çözüm bekleyen sorunlar arasında.
‘Kamp kış koşullarına henüz hazır degil’
Acıların sarılması için Güney Kürdistan yönetiminin ilgisinin zayıf olduğuna dair eleştiriler ise kadın erkek hemen hemen tümünün belirttiği bir sorun oldu. Bunun yanında katliamı önleme, Êzidî halkını savunmaya dönük HPG ve YPG-YPJ gerillalarının gösterdiği pratik her birinin olumladığı bir gerçeklikti. Söz alan her kadın ve erkek, katliamın ardından sağ kalanların yaşamlarını kolaylaştırmak için PYD'nin, Yekitiya Star örgütlenmelerinin gösterdiği insanüstü çabaya da dikkat çekti. Yapılan konuşmalarda kampın kış koşullarına yeterince hazırlıklı olunmadığı, alt yapı sorunlarının çözülmediği ise vurgulanan ortak sorunlardı. Gençler ise sosyal ihtiyaçları için gençlik merkezlerinin kurulduğunu, futbol sahası olduğunu fakat alt yapı sorunlarının henüz çözülmediğini de belirttiler. Adeta çamurlar arasında kendilerine oyun dünyası yaratmış çocukların birlikte zaman geçirecekleri oyun atölyeleri kuracakları oyuncaklarda ihtiyaçlar dahilinde.
Kampın genel ihtiyaçları ise şöyle:
“Kışlık erzak, kışlık giyim, kışlık kalın renkli (mavi dışında) kumaş, çeşitli ilaçlar, çocuklar için süt, kalın giysi, elektrik sobası, tuvalet ve su kuyusu açmak için teknik malzeme, kadınlar için kalın başörtüsü, çocuklar için oyuncak.”
(ra/mg)

