Birbiriyle çelişen karar nedeniyle baba 7 yıldır cezaevinde!
09:31
Handan Tufan / JINHA
İZMİR - Konak ilçesinde 5 yıl önce park halindeki bir otomobilin patlaması sonucu gözaltına alınarak tutuklanan Takyeddin Sürme, olay ilgili tutuklanan oğlunu iki gün evinde barındırdığı gerekçesiyle 7 yıldır cezaevinde. Geçtiğimiz günlerde görülen dava sonucunda yardım ve yataklıktan tahliyesine karar verilen Takyeddin'e bu kez patlayıcı madde bulundurmaktan 13 yıl hapis cezası verildi.
İzmir'in Konak ilçesinde 5 yıl önce park halindeki bir otomobilin patlaması sonucu bir asker ölmüş, biri albay 23 kişide yaralanmıştı. Ardından olayla ilgileri olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 20 kişiden 8'i tutuklandı. 8'i tutuklu 20 sanığın yargılandığı davada Bünyamin Sürme ile Zeki Bulut, Gökhan Dönmez ve kendilerine yardımcı oldukları iddia edilen Takyeddin Sürme, Ramazan Tezcan, Halil Şimşek, Mehmet Sürme ve Yılmaz Şimşek tutuklanmış, diğer şüpheliler ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada aralarında Takyeddin Sürme'nin de bulunduğu 4 kişiye ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan toplam 496 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.
'Yargıtay başka diyor, mahkeme başka'
Kararın ardından avukatlar kararın iptali için Yargıtay'a başvurmuştu. Yargıtay, "Takyeddin Sürme'nin oğlunun eylemini bildiği ve katıldığına dair dosyada bir delil yok. Bundan dolayı ceza verilemez" kararı vermişti. Bu nedenle Takyeddin Sürme'nin beraat etmesi yönünde karar verilirken, örgüt üyeliği ile suçlanan oğlu Bünyamin Sürme'yi evinde barındırmak suçuyla yardım ve yataklıktan ceza verilmesi gerektiğine kanaat getirmişti. Geçtiğimiz günlerde görülen davada ise mahkeme heyeti Yargıtay'dan gelen sonucun tam aksine Takyeddin Sürme'yi yardım ve yataklıktan tahliye etti ancak patlayıcı madde bulundurmaktan 13 yıl hapis cezası verdi.
'Dava mantık hatasıyla dolu'
Kararı değerlendiren dava Avukatı Canan Uçar ise, yargıtay ve mahkeme kararının mantık hatalarıyla dolu olduğuna dikkat çekerek, "Baba oğlunun İzmir'de gerçekleştireceği eylemi bilmiyor, katılmamış ve organize etmemiş ise, oğlunu evinde barındırmasının da örgüte yardım yataklık olarak görülmemesi gerekiyor. Babanın tek yaptığı Avrupa'da bildiği oğluna kapısını açmak" diye belirtti. Polis aramasında evin bodrum katında bir miktar patlayıcı bulunduğu yönündeki iddiaları da değerlendiren Canan, "Peki bu eylemi bilmiyor, eylemden haberdar değilse kendisinin patlayıcılardan haberdar olduğunu nasıl anlayacağız. Eğer bu patlayıcılar Takyeddin Sürme'ye ait ise demek ki baba bir eylem hazırlığının farkında. Mantık en başta burada sakat. Biz patlayıcıları kabul ediyorsak eylemi de kabul etmek zorundayız. Eğer eylemi kabul etmiyorsa patlayıcıları da dosyadan çıkarması gerekiyor. Aslında mantık tutuklu kalmış ve bu tutukluluk boşa gitmesin diye 'herhangi bir maddeden verelim, devlet tazminat ödemek zorunda kalmasın' diyor. Çünkü hukuken bunlar birbirinin devamıdır" diye belirtti.
'ÖYM'ler hukuka aykırı deliller topladı'
Kararın hiç bir hukukçunun içine sinmeyeceğini söyleyen Canan, dosyanın mantık hatalarıyla dolu olduğunun altını çizdi. Verilen cezanın, diğer beraat ile çeliştiğini kaydeden Canan, "Tahliye kararı bizim Anayasa Mahkemesi başvurumuz sonucunda oldu. ÖYM'lerin kapatılmasıyla ilgili yasal düzenleme 'bu mahkemeler tarafından başlatılan soruşturmalar ve kovuşturmalar adli yargı ağır cezalarında kaldıkları yerden devam edilir' hükmünü içeriyordu. Hukukçular bunun anayasaya aykırı olduğunu beyan ettiler. Çünkü ÖYM'lerin sorgu delil toplama ve bir bütün olarak usulleri hukuka aykırıydı. Bu usuller dahilinde hazırlanmış dosyaları diğer Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermekle sağlıksız olan bir işlemi sağlıklı hale getirilmez" sözlerini ifade etti.
'Oğlunu eve aldığı için 7 yıldır cezaevinde'
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin de bu beyanı ciddiye aldığı için bu mahkemelerin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğunu dile getiren Canan, "Diğer bütün Ağır Ceza Mahkemeleri ya bekletme kararı vermek zorunda kaldılar, ya da daha uzun duruşma günleri vermek suretiyle iptal kararının neticesini bekliyor. Bu davalardan bir iptal kararı çıkarsa, bütün davalar yeniden başvuru yapılacak. O dönem yaşanan korsan yargılamalar sonucu yaşanan hak ihlallerini gidermek mümkün olacak. Ancak somut olarak Takyeddin Sürme'nin yaşadığı mağduriyeti gidermek çokta mümkün değil. Çünkü altmışlı yaşlarını yaşayan bir baba sadece oğlunu 2 gün evinde barındırdığı için ceza alıyor. 7 yıldır cezaevinde ve 7 kere rahatsızlık yaşadı. Hiç bir zaman içinde bulunduğu duruma isyan etmedi. Sürecin farkında olan bilinçli bir insandı. Ama bu da bir yere kadar, şuanda ciddi sağlık problemleriyle baş etmeye çalışıyor. Umudumuz diğer davaların bu şekilde tekrar etmemesi" ifadesinde bulundu.
(ht/mg)

