Kış mevsimi hastalıkları da beraberinde getiriyor
08:49
Rozerin Tekin/JINHA
AMED - Kış mevsimiyle birlikte, havaların soğuması, güneş ışınlarının azalması, hava kirliliğinin artması sonucu özellikle alt ve üst solunum yollarını etkileyen hastalıklar artarken, doktorlar da virüs ve hastalıklara karşı yurttaşları uyarıyor. Bu hastalıkların başında nezle, girip, sinüzit, bademcik iltihaplanması, bronşit, zatürree gibi hastalıkların geldiğini ifade eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Yıldız Uçar, hastaların dinlenmesi, C vitamini alması ve iyi beslenmesi gerektiğini söyledi.
Kış mevsimiyle birlikte, soğuk havaya bağlı olarak nezle, grip, farenjit, larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürree gibi hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Doktorlar bu nedenle özellikle kış aylarında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Grip ve soğuk algınlığı karşı özellikle beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekli vitamin ve minarellerden yeterince alınması gerektiğine vurgu yapılıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Yıldız Uçar, kışın özellikle iklimsel, çevresel ve sosyal bir takım faktör değişiklerine bağlı olarak bazı hastalıkların sıklığının artığını ifade etti. Yıldız, kış aylarının gelmesiyle birlikte havaların soğuması, güneş ışınlarının azalması, hava kirliliğinin artması sonucu özellikle alt ve üst solunun yollarını etkileyen hastalıkların arttığını belirterek, kişilerin daha çok kapalı ortamlarda kalma isteği ve üşüme soğuk havadan kaynaklı nedenlerden dolayı birçok hastalığın arttığını dile getirdi. Bu hastalıkların başında nezle, girip, sinüzit, bademcik iltihaplanması, bronşit, zatürree gibi hastalıkların geldiğini ifade eden Yıldız, 60 yaş üzeri hastalarda, kalp hastalığı, kronik akciğer hastalığı olan kişilerde ise mevsimsel olarak hava kirliliğine ve soğuk havaya bağlı olarak hastalıklarda artış ve kötüleşme durumu olduğunu kaydetti.
'Gribal enfeksiyonlar da virüslere bağlı gelişiyor'
Kış aylarında her insanın istisnasız yakalandığı tek hastalık olan nezle ve grip hastalıklarına ilişkin konuşan Yıldız, "Nezle bir hafta ile 10 gün süren burun akıntısı, gözlerde yaşarma, burunda kaşıntı, boğazda ağrı, yanma, çok hafif bir ateş ile karakterize bir hastalıktır. Virüslere bağlı bir hastalık olduğu için antibiyotik tedavisi gerektirmeyen bir hastalıktır. Bu tarz şikâyetleri olan kişilerin hemen antibiyotik tedavi kullanımına geçmesi faydalı değil tam aksine hastaya zarar verebilir. Vücutta kas ağrıları, kırgınlık olursa yine beraberinde öksürük, burun akıntısı, hafif ateş olursa buna girip denilmektedir. Gribal enfeksiyonlar da virüslere bağlı gelişiyor. Virüslere bağlı gelişen hastalıklarda antibiyotik kullanmadığını hatırlatmak isterim" dedi.
'Grip ve nezlenin en önemli bulaşıcı yöntemi temastır'
Grip ve nezlenin en önemli bulaşıcı yönteminin temas olduğunu vurgulayan Yıldız, "Hasta olan kişinin hava yollarında, solunumlarında bulunan virüsler nefes alma verme, öksürük ya da hapşırma ile havaya veriliyor. Ve havaya verilen mikroplarda, o ortamda nefes alıp vermeleriyle birlikte sağlıklı kişilere de bulaşmış oluyor. Çok kalabalık, kapalı ortamlarda uzun vakit geçirmeme, evlerin, okulların, iş yerlerinin sık sık havalandırmaya dikkat edilmesi gerekmektedir. Yakın temastan uzaklaşmamız gerekmektedir. Özellikle hasta kişilerle öpüşme, tokalaşmadan korunmamız ve sakınmamız gerekmektedir. Bunlar koruyucu önlemler olarak söylene bilecek en belli başlı yöntemlerdir" ifadelerini kullandı.
'Bu dönemde beslenmelerine dikkat etmeleri tercih edilir'
Grip ve nezle olan hastaların bu hastalıları yenmeleri için nasıl tedavi edilmeleri gerektiğini anlatan Yıldız, "Bu durumlarda tedavi yöntemi olarak hasta çalışıyorsa, hastanın bir, iki gün ara vermesi istirahat etmesi, bol sıvı tüketmelerini öneriyoruz. Bu dönemde beslenmelerine dikkat etmeleri de tercih edilir. Beraberinde iyi bir beslenme özelliklede C vitamini açısından zengin olan besinler dediğimiz yeşil yapraklı sebzeler ve meyveler tüketmesi tercih edilir. Kesinlikle hastaların hiçbir zaman öğün atlamaması gerekiyor. Öğünlerine daha özenle dikkat etmeleri gerekmektedir" dedi.
'Bu durumda tedavi yöntemleri değişiyor'
Kış hastalıklarında grip ve nezleye göre daha ağır seyreden ve bunların başında da özellikle bronşitin geldiğini söyleyen Yıldız, "Bronşit bildiğimiz gibi bronş denilen hava yollarının iltihaplanması anlamına gelmektedir. Yüksek olasılıkla virüslere bağlı olarak gelişir ve antibiyotik kullanma ihtiyacı olmaz. Eğer hastada özellikle öksürük, yüksek ateş ve sarı yeşil renkli, kötü renkli bir balgam eşlik ediyorsa bu durumda hastaların bir hekime ya da uzmana görünmeleri gerekiyor. Zira hastalıklarına bir de bakteri bulaşmış ya da neden olmuş olabilir. Bu durumda tedavi yöntemleri değişiyor. Daha önce söylediğimiz o tedavi yöntemleri istirahat, beslenmeye dikkat, kapalı ortamların havalandırılması yetmeyecektir. Bu aşamada devreye antibiyotik ve belki de ağrı kesici, ateş düşürücülerin eklenmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
'Grip aşısı yılda bir kez yapılır'
Hastalıklara karşı yapılan aşılara da dikkat çeken Yıldız, grip aşısının sürekli güncelliğini koruyan bir konu olduğunu söyledi. Yıldız, "Grip aşısını genellikle ileri yaşlarda olan kalp hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, kronik böbrek hastalığı, şeker hastalığı olan hastalarda tercih ediyoruz. Grip aşısı yılda bir kez yapılır ve en uygun ay Ekim başı ve Kasım sonudur. Bu tarz kronik hastalıkları olan hastaların kış mevsimine girmeden önce koruyucu yöntem olarak yapılması gerekir" diye konuştu.
'Bitki çayları doğru tüketilmeli'
Yurttaşların kış hastalıklarından korunmak için kullandıkları en yaygın yöntemlerden biri de bitkilere başvurmak. Yurttaşların bol vitaminli, mineralli bitki çaylarıyla hastalıklardan korunmaya çalışması aktarlara olan ilgiyi de artıkıyor. Aktar Cahit Şengürkaş, kış hastalıkları için gelen müşterilere bitkiler hakkında öncelikle bilgi verdiklerini, yurttaşların özellikle üst solunum yolları enfeksiyonu ve sindirim sistemi şikayetiyle geldiklerini söyledi.
Cahit, kış hastalıkları için çay çeşitlerinin fazla olduğunu belirterek, zencefil, havlucankır, zerdeçal, ıhlamur, papatya, tarçın, eknazya gibi çayların kış hastalıklarına iyi geldiğini söyledi. Bitkilerin kullanım dozajlarının önemli olduğunu ifade eden Cahit, "Bitkilerin kullanım şekilleri ve dozajları çok önemlidir. Yanlış bir kullanım, yanlış bir şey kişilere fayda değil, zarar verir" dedi. Cahit yurttaşların bitkileri doktorlarına ya da bilen insanlara danışıp almaları gerektiğinin de altını çizdi.
(rt/gc)

