'Beklenti değil hamle sürecindeyiz'
10:08
JINHA
AMED - DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansları ile birlikte kadınlar yeni yapılanma süreçlerinde kararlaşmalara gidiyor. Diyabakır'daki DBP Yerel Yönetimler Merkezi Kadın Konferası'na katılan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Hatice Çoban, artık talep eden değil yapma noktasında olduklarını belirterek, "Beklenti noktası bizim için geride kaldı. Herkes için bir baraj vardır, ama biz o barajı Sayın Öcalan'ın katkılarıyla aştık. Dolayısıyla biz yapma noktasındayız. Dolayısıyla kadının hamle sürecindeyiz" dedi. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol Akay da, konferansların demokratik özerkliğinin inşasının somut adımları olduğunu söyledi.
"Toprağımızı suyumuzu enerjimizi komünleştirelim demokratik özgür yaşamın inşa edelim" şiarıyla 6 Aralık'ta farklı merkezlerde yerel yönetimler konferansı düzenleyen kadınlar, Diyarbakır'da merkezi konferans düzenliyor. DBP Yerel Yönetimler Merkezi Kadın Konferans Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyarto Salonu'nda 2. günde devam ediyor. Konferansa katılan Van Belediyesi Eşbaşkanı Hatice Çoban, konferansları, kadınlar için bir hamle süreci ve 15 yıllık deneyimlerinin patenti olarak değerlendirdi. Kadınların eşbaşkanlık sistemiyle seçimlere eşit yetkiyle girdiklerini belirten Hatice, kadınların kadın estetiği ile kadın bakış açısıyla kentlere yaklaşacağını söyledi. Konfernaslarla genel bir planlama çıkaracaklarını ifade eden Hatic", "Çünkü inşamızı, kentlerimizin inşasını, kentlerimizin yeniden yapılanmasını gerçekleştireceğiz. Uzun bir emek dönemimiz var, yüksek deneyimler kazandık 15 yıl içinde. Yer altı çalışmalarından, alfasttan kentin parkından, bahçesine kadar kentlerimizde hiçbir şey yokken şimdi belli bir estetiğe kavuştu, ama hala tam olarak kendi patentimizi demokratik siyasetin, Kürt siyasetinin kentini oluşturduğumuzu söyleyemeyiz. Bütün bu konferanslar aynı zamanda 15 yıllık deneyimimizin patentini de oluştuyor. Patentin artık uygulamaya geçmesi gerektiği, demokratik özerklik inşasının yerleşmesi üzerinden bir sonuca doğru gidiyoruz" dedi.
'Konferanslar 2 yılımızı planlıyor'
Aslında bu konferansın iki yılı planladığını ifade eden Hatice, "Şimdi burada biz bir planlama yapıyoruz takvime kavuşturuyoruz. İki yıl içinde bu takvimi işleteceğiz. Hepimizin ayrı ayrı düşünceleri bir potada ortak fikre kavuşuyor, ortak fikrin planlaması çıkıyor burada. Bu planlamayı da kentlerimize uygulayacağız" diye konuştu. Kadın parklarının nasıl yapılacağı, kaldırımlarda kadınlara dair düzenlemelerin nasıl yapılacağı, kent işgallerinden trafik sorununa, yeni ulaşım sorunundan çocuk parkları sorununa, yaşlılardan kadın bakım evlerine bunların tamamının kadın bakış açısıyla nasıl planlanacağının da tartışmalarını yürüttüklerini vurgulayan Hatice şunları söyledi: "Dolayısıyla burada karar altına almış olacağız. Üç günün sonunda bütün yerellerde tartıştığımızı bir de merkezi kotadan geçirerek, süzgeçten geçirerek elemelerden geçirerek yapacağız. Bunları buradan geçirerek ortak kararımızı dolayısıyla partimizin bakış açısının patentini vurmuş olacağız. Demokratik Özgür Kadın Hareketinin de patentini vurmuş olacağız ve kararı aktivite edeceğiz."
'Kadın hareketinin kararlarını yaşama geçirmiş olacağız'
"Yani evlerimize döndüğümüzde her birimiz bu konferansta çıkan sonuçları ve çıkan kararları yerine getirmekte görevli kişiler olmuş olacağız" diyen Hatice, 3 günün sonunda bir kararlaşmaya varacaklarını belirterek bu kararlaşmaları kentlerde uygulamak için dönüş yolculuğuna geçeceklerini ifade etti. Baharla birlikte daha güçlü hamlelerle çıkmış olacaklarının altnı çizen Hatice, "Böylece kadın hareketimizin kararlarını yaşama geçirmiş olacağız" dedi.
Kadınlar için bir hizmet sürecinin başlayacağını ifade eden Hatice şöyle devam etti: "Şimdi siyasette varsınız, yaşamda varsınız, bu ülkenin yüzde 52'si olarak Kürt kadınları olarak siyasette yüzde 50 olarak yer alıyoruz. Dolayısıyla bizim artık mazeretimiz yok. 'Sistem engel oluyor', 'erkek engel oluyor', 'devlet engel oluyor' diye bir gerekçemiz yok bizim. Siyasi hareketimiz başta Sayın Abdullah Öcalan bu engelleri kaldırdı, eşit temsiliyet ve eşit yetki verdi. Bizim artık bir mazeretimiz yok. Hiçbir şey engel değil. Konuşmalarda da dile geldi, artık talep edilen noktadan geçtik Kürt kadınları olarak. Beklenti noktası bizim için geride kaldı. Herkes için bir baraj vardır, ama biz o barajı Sayın Öcalan'ın katkılarıyla aştık. Dolayısıyla biz yapma noktasındayız. Dolayısıyla kadının hamle sürecindeyiz. Özelde de Kürdistan da kadının demokratik siyasete nasıl patent vurduysa yerel yönetime de patent geliştirme ve inşaya patent geliştirme sürecidir."
'Yeniden inşa süreci başladı'
Geçmişe dair bazı düzenlemelerde kusurlar görülebileceğini ancak bugünden itibaren yapılanlardan kadınların da sorumlu olacakğını vurgulayan Hatice, "Aynı zamanda kadınlarda o imzanın sahibi oldukları için yapıcıları olacaklar. Kadınların artık mazeret üretme süreci bitmiştir. Bunun önündeki engeller kalkmıştır. Kadının mücadelesiyle ve Kürt siyasi hareketinin desteğiyle bundan sonra kadınlarda hamle geliştirmek ve Kürdistan'ın bütün kentlerini yapabiliyorlarsa Türkiye'deki siyaseti yeniden etkileyebiliyorsa yeniden kadın gözüyle estetik bir gözle inşa etme süreci başladı" diye konuştu.
'Bizim yaptığımız öze dönüştür'
Konferans divanında yer alan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol da, "Bizim yaptığımız öze dönüş bir çalışmadır. Kürdistan topraklarında birçok farklı kültürün yaşıyor, birçok farklı inançlarda halk yaşıyor. Onu ön plana çıkmak önemlidir" dedi. Halkların birbirine kırdırılıp merkezi yönetimin ve erih zihniyetin yerleşmele başlamasıla bölgede bereketin de gittiğini vurgulayan Februniye şunları söyledi: "Bereketten kastımız insan emeği, ekolojik yaşam ve komün yaşam. Bunlar ortadan kalkınca toprak çoraklaştı, sanayileşme geldi, Kapitalizm geldi. Bir anda topraklarımız yağmalandı. Kürt özgürlük hareketinin ortaya çıkmasıyla birlikte ve yerel yönetimlerde bu kadar güçlenmemizle birlikte bunların önemi daha fazla açığa çıktı. Sayın Abdullah Öcalan'ın paradigmasıyla, ekolojinin demokratik özerkliğin ve öz yönetimin önemi anlaşıldı. Dolayısıyla kadın erkek eşitliği, ve Sayın Abdullah Öcalan'ın kadın bilincinin bu kadar ön plana çıkarması, kadına bu kadar imkanlar yaratması ve önünü açması bizim için ayrıca büyük bir şanstır."
'Konferanslar demokratik özerkliğin inşasının somut adımlarıdır'
Mardin'in çok kültürlü bir coğrafya olduğunu hatırlatan Februniye, belediye binasına 4 dilli tabele asmalarının orada yaşayan halkları çok sevindirdiğini belirterek, klasik belediyeciliğin önüne geçtiklerini ve halkların bu şekilde önemsendiğini hissettiğini, önemsendiğini gördüğünü anlattı. Yurttaşlara kapılarının sürekli açık olduklarını ve onlarında kendilerine gönül rahatlığıyla gelidiğini ifade eden Februniye şöyle devam etti: "Bu da demokratik siyasetin öz yönetim şiarıyla nasıl hareket ettiğini ve somutlaştığını gösteriyor. Bizim sistemimizde de erkekler eril zihniyetten sıyrılmış değil. Ama eşbaşkanlık sisteminin hayata geçirilmesiyle birlikte bu feodal ve eril yapılarını kırmaya başladı. Artık bir işçi alımından tutun verilen meslek edindirme kurslarına kadar kadında olmalıdır. Bir daire başkanı neden kadın olmasın. Bunları kırıyoruz artık ve kadınların çok daha başarılı olduklarını görüyoruz. Bu konferanslar demokratik özerkliğin inşasının somut adımlarıdır. Bu konferansın özellikle kadın boyutunda somut adımlar var. Bundan sonra daha sistematik bir şekilde de kurumsallaşarak ilerleyecek."
(ekip/gc)

