‘Mehmet Ağar ağabeyimin baş katilidir’

13:21

 


JINHA


İSTANBUL - Galatasaray Meydanı’nın da 508’inci haftada bir araya gelen Cumartesi Anneleri 24 Aralık 1994 tarihinde gözaltına alınarak kaybedilen İsmail Bahçeci’nin akıbetini sordu. İsmail Bahçeci’nin kardeşi Umut Bahçeci, devlete seslenerek, "Mehmet Ağar ağabeyimin baş katilidir. Ayhan Çarkın’ın açıklamalarına rağmen kayıplarımızla ilgili bize hiçbir şey gelmiş değil” diyerek tepkisini dile getirdi.


Kayıplarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerinin bulunması için her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 508’inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, "Failler belli kayıplar nerede" yazılı pankart açarak kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde, 24 Aralık 1994 tarihinde gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldükten sonra kendisinden haber alınamayan İsmail Bahçeci’nin akıbeti soruldu. Eylemde ayrıca İsmail Bahçeci’nin çizmiş olduğu karikatürleriyle kazağı pankart üzerine serildi ve İsmail’e ait şiir defterinden kendi yazdığı bir şiir de okundu. 


‘Kayıpların sorumluları bir gün yargı önüne çıkacak’


Eylemde ilk olarak gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun söz aldı. Hanım, gözaltında kaybedilenlerin hiçbir zaman kaybolmayacağını belirterek, “Onlar hep içimizde olacak, onları her zaman yaşatacağız. Sizi kaybedenlerin peşini bırakmayacağız” dedi. Hanım, Tansu Çiller’in kayıpların sorumlusu olduğunu ifade ederek, “Tansu Çiller benim için ne annedir, ne kadındır, ne de insandır. Keşke yüzüne tükürebilseydim. Kayıpların sorumluları bir gün yargı önüne çıkacak. Bize hesap verecekler. Kayıplarımızın resimleri her tarafta dalgalanıyor” şeklinde konuştu.


'Yakınlarımıza ne oldu?'


Hanım'dan sonra söz alan İsmail Bahçeci’nin kardeşi Umut Bahçeci ise ağabeyinin 20 sene önce 4 sivil polis tarafından gözaltına alındığını söyleyerek, “Bütün birimlere başvurmamıza rağmen ağabeyimden hiçbir haber alamadık. Bu ülkede adalete dair hiçbir şey yok. Kayıplarımızı akıbetini öğrenmek için buradayız” dedi. 500’üncü haftada onbinlerce yurttaşın Galatasaray Meydanı’na geldiğini hatırlatan Umut, “Buraya gelen herkes bize destek oldu. Buradan basının da aracılığıyla  yetkililere sesleniyorum, evlatlarımıza, yakınlarımıza ne oldu? Öldüler mi? Öldülerse kemikleri nerede? Mehmet Ağar ağabeyimin baş katilidir. Ayhan Çarkın’ın açıklamalarına rağmen kayıplarımızla ilgili bize hiçbir şey gelmiş değil” diyerek tepkisini dile getirdi.


‘Gözaltında kaldığı inkar edildi’


Haftanın basın açıklaması ise Meral Çıldır tarafınan okundu. Meral, İsmail Bahçeci’yi anlatarak, “İsmail, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğrenciydi. Gençlik hareketinin içindeydi. Okulundaki öğrenci derneğinin kurucusu ve başkanıydı. Aynı zamanda Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu başkanıydı. Bu nedenle polisin hedefindeydi. Defalarca gözaltına alındı, ağır işkence gördü. 1991 senesinde Adana’da gözaltına alındı ve 8 gün boyunca gözaltında kaldığı inkar edildi” dedi.


‘Dua edin de oğlunuz polisin elinde olsun’


Meral, İsmail Bahçeci’nin son olarak 24 Aralık 1994 tarihinde gözaltına alındığını ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldükten sonra kendisinden haber alınamadığını kaydederek, “İsmail’in özgür, eşit, adil bir gelecek mücadelesi devletin ‘kamu düzeni’ne tehdit sayılarak gözaltında kaybedilmesine neden oldu. Başbakan Çiller ve Cumhurbaşkanı Demirel ailenin randevu taleplerini reddetti. Görüştükleri İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu onlara İsmail’in işkence ile öldürülüp bir çukura atılmış olabileceğini söyledi. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe ‘Dua edin de oğlunuz polisin elinde olsun’ dedi” şeklide anlattı.


'Dünya kamuoyunda duyuldu Türkiye’de inkar edildi'


İsmail’in gözaltındaki varlığının inkar edildiğini İsmail’in arkadaşları, İnsan Hakları Derneği ve Af Örgütü’nün düzenlediği kampanyalarla ülke ve dünya kamuoyunda taşındığını dile getiren Meral, “Devletin her kademesi, her yetkilisi İsmail Bahçeci’nin gözaltına alındığını inkar etti, kaybedenleri korudu. Dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay, DGM İstanbul Başsavcısı Ahmet Köksal ve İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, İsmail Bahçeci’nin kaybedilmesinden sorumludur” dedi.


(dk-mt/gc)