Kayıp yakınları: Geçmişle yüzleşmenizi sağlayacağız
14:58
JINHA
AMED - Kayıp yakınları Diyarbakır, Şırnak ve Batman'da kayıpların akibetini sormak ve adalet taleplerini yinelemek için bir araya geldi. Eylemlerde Maraş ve cezaevi katliamlarını kınanırken, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, kayıplar ve faili meçhul cinayetlerde adı geçen katillerin korunduğunu belirterek, “Ama şunu çok iyi bilsinler ki, yüz yıl da geçse o dosyaları o raflardan indireceğiz ve katilleri yargı önüne çıkaracağız. Sizin geçmişle yüzleşmenizi sağlayacağız” diye konuştu.
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 306’ncısı Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Eyleme İHD üye ve yöneticilerinin yanı sıra, Mezopotamyada Yakınlarını kaybedenler Derneği (MEYA-DER) yöneticileri, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (Diyar TUHAD-DER) yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, kayıp yakınları ile insan hakları aktivistleri katıldı. Eylemde, 1994 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesine bağlı Dirsekli Köyü Züra Mezrası’nda, itirafçılarında aralarında bulunduğu silahlı bir grup tarafından evinden alınarak kaçırılan ve kaybedilen Mehmet Acar’ın akıbeti soruldu.
Eylem öncesi bir konuşma yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 306. haftasını geride bıraktıkları kayıp yakınları oturma eylemlerinin sonuç alıncaya kadar devam edeceğini belirtti. Raci, gerçekleştirdikleri oturma eylemlerinin amacını, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması, adaletin sağlanması ve onurlu bir barışın tesis edilmesine katkıda bulunmak olarak açıkladı. Raci, kayıplar ve faili meçhul cinayetlerde adı geçen katillerin korunduğunu belirterek, “Ama şunu çok iyi bilsinler ki, yüz yıl da geçse o dosyaları o raflardan indireceğiz ve katilleri yargı önüne çıkaracağız. Sizin geçmişle yüzleşmenizi sağlayacağız” diye konuştu. 19 Aralık 1978 Maraş katliamı ve 19 Aralık 2000'de gerçekleştirilen cezaevi katliamlarını hatırlatan Raci, katliamları kınadıklarını ifade etti.
'Mehmet Acak sık sık tehdit ediliyordu'
Raci'nin konuşmasının ardından İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu Üyesi Nigar Kocaman, Mehmet Acar’ın hikayesini anlattı. Nigar Kocaman şunları kaydetti: “Mehmet Acar, yedi çocuğuyla birlikte Şırnak'ın Cizre ilçesine bağlı Dirsekli Köyü Züra Mezrasında yaşıyordu. Zorla kaybedilmeden 3 yıl önce tutuklanmış ve Diyarbakır Cezaevinde 7 ay kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Ancak sık sık tehdit ediliyordu. Bu nedenle bir dönem eşini ve küçük çocuklarını da yanına alarak Bursa'ya gitti. Bir süre burada geçici tarım işçiliği yaptıktan sonra, ailesi ile birlikte tekrar köyüne döndü. 1994 yılının Şubat ayında, Bedran ve Hakim olarak tanınan itirafçı ve yanlarında bulunan sivil giyimli, telsizli iki-üç kişi köye gelip Mehmet Acar’ı gözaltına aldı. Mehmet Acar iki gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılmaması üzerine ailesi, kendileriyle aynı aşiretten olan korucubaşı Osman Demir’den yardım istedi. Osman Demir, oğlunu Mehmet Acar’ı sorması için ilçe jandarma komutanlığına gönderdi ve Mehmet Acar serbest bırakıldı."
'Beni yine alacaklar ve kaybedecekler'
Eve dönen Mehmet Acar'ın eşine "Beni yine alacaklar. Araya girenler olduğu için bıraktılar ama yine alacaklar ve kaybedecekler" dediğini aktaran Nigar şöyle devam etti: "Serbest kaldıktan iki gün sonra aynı şahıslar tekrar köye Mehmet Acar’ı almaya geldi. Mehmet Acar, olaya tanıklık etmesi için kardeşini çağırdı. Kardeşi Reşit Acar, oraya gittiğinde Hakim Güven arabanın içinde oturuyordu. Bedran kod adlı Adem Yakin Mehmet Acar’ı zorla arabaya bindirdi. Yakınlarına Mehmet Acar’ın ifadesini alıp serbest bırakacağız denildi. Reşit Acar, ağabeyi ile gitmek istedi ama izin verilmedi.
O günden sonra Mehmet Acar'dan bir daha haber alınamadı. Bunun üzerine Mehmet Acar’ın ailesi tekrar korucu başı Osman Demir’den yardım istedi. Osman Demir, Mehmet Acar’ın durumunu sorması için oğlunu yeniden ilçe jandarmaya gönderdi. Ancak ilçe jandarmadan görevliler Mehmet Acar’ı gözaltına alıp serbest bıraktıktan sonra bir daha görmediklerini ve kendilerinin yeniden gözaltına alınmasına ilişkin bir talimatları olmadığını söyledi. Acar ailesi Mehmet Acar’ı aramaya devam etti. Bu aramalar sırasında birçok defa 'aramayın, evinizde oturun yoksa aynı şey sizin de başınıza gelir' şeklinde tehdit edildiler. Acar ailesi 2009 yılında Cizre Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, olayla ilgili tanıkların adını verdi ve Mehmet Acar'ın zorla kaybedilmesiyle ilgili olduğunu düşündükleri Cemal Temizöz ve Abdülhakim Güven'in yargılanmalarını talep etti. Savcılığın 2009/430 dosya numarasına dahil ettiği soruşturma hala devam ediyor.”
Yapılan konuşmaların ardından Acar ve tüm kayıplar anısına 5 dakika oturma eylemi yapıldı.
Batman'da kayıp yakınları 306. kez eylemdeydi
Batman'da da İHD ve Kayıp yakınları tarafından "Kayıplan bulunsun failler yargılansın" sloganıyla Yılmaz Güney Simenası önünde düzelenen eylemin 306'ncısı gerçekleşti. Eylemde, 20 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hala kaybedilenlerin akibetlerinin ortaya çıkarılmadığı ve faillerinden hesap sorulmadığına dikkat çekildi. Eylemde, Maraş ve cezaevi katliamları kınanırken, Diyarbakır'da 17 yaşındaki Kadir Çakmak'ın polisler tarafından katledilmesi ve İran rejimi tarafından tutsaklara uygulanan insanlık dışı uygulamalar lanetlendi.
Dayîkên Şemîyê 314. haftada adalet arayışını sürdürdü
Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 90'lı yıllarda gözaltına alındıktan sonra katledilen ve kaybedilenlerin akıbetinin aydınlatılması amacıyla her hafta eylem yapan Dayîkên Şemîyê (Cumartesi Anneleri), eylemlerinin 314'ncü haftasında yine Sonat Sokağı'nda bir araya geldi. Kayıp yakınlarının eylemine, DBP, HDP, İHD, MEYA-DER yöneticileri, Şırnak Barosu Kadın Komisyonu üyeleri ile Cizre Belediye Eş Başkanı Kadir Kunur destek verdi. Kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, bu hafta
3 yıl arayla JİTEM elemanları tarafından kaybedilen Ramazan Bilir ve İlhan Bilir kardeşlerin akıbetleri soruldu. Eylemde konuşan Ramazan Bilir'in eşi Güle Bilir, kayını İlhan Bilir'in 1992 yılında evden ayrıldıktan sonra beyaz bir arabayla götürüldüğünü ve bir daha kendisinden haber alamadıklarını belirterek, "Aradan geçen 3 yıldan (1995) sonra eşim benzer bir şekilde evden bahanelerle alındı. Yıllar geçmesine rağmen hiçbirinden haber alamadık. Kemiklerini bulamadık kemiklerimizi istiyoruz. Bizler burada hakkımızı arıyoruz. Adalet yerini buluncaya kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleşti.
(gc)

