'Çocukların cezaevlerine konulmasından vazgeçilmelidir'
18:24
JINHA
AMED – İHD Diyarbakır Şubesi'nin İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında bölge ve Türkiye'de çoğu çocuk yüzlerce kişinin tutuklanmasının ardından Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne kapatılan çocuklarla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından yapılan basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram Koluman, " İki yıla yakın bir süredir devam eden çözüm sürecinde artık somut adımlar atılmalı, yaşanan çatışmalı süreçten en fazla etkilenen kesim olan çocukların cezaevlerine konulmasından vazgeçilmelidir" dedi.
Kobanê’ye yönelik IŞİD saldırılarını ve saldırılar karşısındaki sessizliği protesto etmek için bölge ve Türkiye’nin birçok yerinde 6-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen eylemlerde çoğu çocuk binlerce kişi gözaltına alındı, yüzlerce kişi ise tutuklandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne kapatılan çocuklarla, yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından cezaevi önünde cezaevlerindeki ihlallere dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamaya, Diyarbakır Barosu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Mezopotamya Hukukçular Derneği ve Diyarbakır Tabip Odası üyeleri katılım sağladı. Açıklamayı yapan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram Koluman, Pozantı, Şakran, Kürkçüler, Antalya ve Sincan Çocuk Ceza İnfaz Kurumları’nda çocuklara yaşatılan işkence, kötü muameleleri hatırlattı. Gazal, “Bizler, insan hakları savunucuları olarak Çocuk Ceza İnfaz Kurumları’nda çocuklara yaşatılan işkence, kötü muamele ve diğer onur kırıcı muamelelerin bir daha yaşanmaması adına yetkililere bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Çocuklarımızı cezaevlerine değil, özgür ve güvenli bir ortama kavuşturun” dedi.
'Türkiye hapishanelerinde 2 bin 26 çocuk tutuluyor'
Gazal, 1 Aralık 2014 tarihinden bu yana 480’i hükümlü olmak üzere toplam 2 bin 26 çocuğun Türkiye hapishanelerinde tutulduğunu belirterek, “Yalnızca Diyarbakır D Tipi Hapishanesi'nde 20 çocuk tutuklu bulunmaktadır. Bizler, devlet yetkililerinin son zamanlarda sıkça dile getirdiği ‘kamu güvenliğinin’ çocukları cezaevlerine göndermekle tesis edilemeyeceğini açık bir şekilde ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin 37'nci Maddesinde yer alan "Hiçbir çocuk işkence veya diğer zalimce insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezaya tabi tutulmayacaktır. Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir çocuğun tutuklanması, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır" maddesine göndermede bulunan Gazal, "Türkiye devletinin bu maddeleri ihlal ettiği açıkça ortadadır. Yine Kürt çocuklarının tutuklu diğer yaşıtlarından farklı olarak yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulmaları da başlı başına ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil etmektedir” ifadelerine yer verdi.
'Çocuklara dönük muamele evrensel hukuk normlarına aykırıdır'
Çocukların yaşama, güvenli yaşama, yaşamını sürdürebilme ve geliştirebilme haklarının en temel hakları olduğunu ifade eden Gazal, yarım asra yakın bir süredir yaşanan şiddet ortamında büyüyen Kürt çocuklarının birçok kez yaşam haklarının ihlal edildiğine işaret etti. "Bununla birlikte Kürt sorununu çözüme kavuşturamayan devletin, çocukların güvenli bir ortamda büyüme hakkını da elinden aldığı ortadadır" diyen Gazal, "Güvenli bir ortamda büyüme şansı bulamayan Kürt çocuklarının, bu ortamın sonucu olarak katıldıkları iddia edilen eylemlerin ya da attığı iddia edilen taşların vebalini de bu şekilde çekmeleri evrensel hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir. İki yıla yakın bir süredir devam eden çözüm sürecinde artık somut adımlar atılmalı, yaşanan çatışmalı süreçten en fazla etkilenen kesim olan çocukların cezaevlerine konulmasından vazgeçilmelidir. Bizler, insan hakları savunucuları olarak Çocuk Ceza İnfaz Kurumları’nda çocuklara yaşatılan işkence, kötü muamele ve diğer onur kırıcı muamelelerin bir daha yaşanmaması adına yetkililere bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Çocuklarımızı cezaevlerine değil, özgür ve güvenli bir ortama kavuşturun” açıklamalarında bulundu.
(bc-sh/gk)
