Akdeniz Üniversitesi öğrencileri soruşturma kıskacında

08:42

 


Helin Yıldırım/ JINHA


ANTALYA - Akdeniz Üniversitesi öğrencileri soruşturma kıskacı altında. Öğrenciler üniversitede 600'e yakın öğrenciye soruşturma açıldığını belirtiyor. Öğrenim hayatı boyunca 35 soruşturmaya maruz kalan Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğrencisi Duygu Yeşil, keyfi uygulamalar ve polis baskısıyla karşı karşıya olduklarını belirterek, 25 Kasım ve 8 Mart etkinliklerine katılan kadın öğrencilere soruşturmalar açıldığnı dile getirdi.


Üniversitelerde ırkçı saldırılar ve yurtsever demokrat öğrencilere yönelik saldırılar devam ederken, öğrenciler bir de soruşturmalarla karşı karşıya kalıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrenciler 600'e yakın öğrenciye soruşturma açıldığnı belirtiyor.  Fen Fakültesi Kimya Bölümü 4. sınıf öğrencisi Duygu Yeşil'e de bir yıl içinde 9 soruşturma açıldı. Öğrenim hayatı boyunca da 35 soruşturmaya maruz kalan Duygu, "Fakültemin hazırlayıp elime verdiği 2 sayfalık soruşturma kağıdında birçoğunun 2013 ve 2014 yıllarında üniversitede gerçekleşen eylemler olduğunu ancak eksik ve yetersiz bilgiler yazıldığını gördüm. Örneğin bir tarih yazılmış ve 'bir grup öğrencinin yaptığı yürüyüş' gibi herhangi bir detay ya da ne eylemi olduğuna dair bir şey yok. Bu da kendi savunmasını oluşturacak bir üniversite öğrencisi için sağlıklı bir savunma ortamı oluşturmuyor. Keyfi uygulamalarla devam ediyor bu süreç. Her şey soruşturmacının inisiyatifinde. Soruşturmalar ve işleyişi hukuka aykırı bir şekilde ilerliyor" dedi.


25 Kasım ve 8 Mart eylemlerine de soruşturma


Açılan soruşturmaların içinde kadın eylemlerinde bulunduğunu belirten Duygu, " Üniversitelerdeki baskı ortamı kadınlar içinde aynı şekilde işliyor. Kadın sorunuyla ilgili üniversitelerde yürütülen düzenli eylemsellikler var. 25 Kasım ve 8 Mart'larda yapılan eylemlerde de kadınlara açılmış soruşturmalar mevcut. Bunlarda da herhangi bir ek açıklamaya yapmaya gerek duyulmamış" diyerek baskı ortamının kadınlar içinde işlediğinin altını çizdi.


'Üniversitelerde çalışmalar polis tarafından sansürleniyor'


Soruşturmaların üniversitelerde yönetimin muhalif öğrenciler üzerinde uyguladığı baskı yöntemlerinden bir tanesi olduğunu ve öğrencilerin ciddi saldırılar altında olduğunu anlatan Duygu, "YÖK yönetmeliği tarafından üniversite içine sokulan polisler tarafından, üniversitelilerin yaptığı afiş ve bildiri çalışmaları ve okuldaki tüm etkinlikler bir şekilde sansürleniyor. Polis ve ırkçı öğrencilerin işbirliğiyle saldırılara uğruyoruz. Sadece Akdeniz'de değil Bolu, İstanbul, Ankara gibi birçok üniversitede uzun süreden beri gündemde de yer alan saldıralar mevcut" dedi.


'Üniversite gençliği Kobanê direnişine sahip çıktı'


Üniversitelerin toplumsal olayların yaşandığı dönemlerde gençliğin gücünü arkasına alarak çok çabuk harekete geçen politik bir alan olduğunu ifade eden Duygu, "Üniversiteler herhangi bir politik gündemde refleks gösteren bir alan. Kürdistan coğrafyasında Kobanê olayları yaşandığı zaman bir anda üniversitelerde de bu tepki gösterildi. Üniversite gençliği Kobane direnişine sahip çıktı ve ardından faşist saldırılar başladı. Polis de bunu bile bile kışkırttı. Kürt, yurtsever, devrimci öğrenciler üzerinde bir baskı mekanizması oluşturup onları yıldırmaktı amaç ama başaralı olamadılar. Bu işbiriliği içinde yürüyen mekanizma bir güç göstergesi aslında" diye konuştu.


'YÖK düzenlemesi yeni baskılar getirdi'


Duygu, 2015'te yeniden düzenlenen YÖK yönetmeliğine sınırlayıcı ve baskıcı maddeler eklendiğini belirterek, "Akademik Özgürlük Bildirgesi gündeme geliyor, maddelerden biri 'Üniversite yerleşkeleri öğrencilerin kendi görüşlerini rahatlıkla ifade edebilecekleri güvenli ortamlar olmalıdır' diye. Ancak aynı yıl değişen YÖK yönetmeliğinde ise bildiri dağıtımına kınama cezası, eğer öğrenci soruşturma sürecindeyse, soruşturmacı gerekli gördüğünde öğrenciyi içeri alamayabiliyor. Burdaki tezatlığı görmemiz gerekiyor. Bir yandan bildirgelerde özgür ortam alanından söz ediyor. Bir yandan baskıyı arttırılıyor" şeklinde anlattı.


'Genç kadınların sesini kısamayacaklarını biliyorlar'


Polislerin eylemlerde barikat kurarak yürümelerine engel olduklarını bunun da üniversite gençliğinden korkmalarından kaynaklandığını anlatan Eğitim Fakültesi öğrencisi Hande Erten ise, polislerin öğrencilerin ailelerini arayıp "Çocuğunuz terörist oldu. Sahip çıkın" gibi tehditkar söylemlerde bulunduklarını söyledi. Ailelerin işyerine kadar gidildiğini ifade eden Hande, "Üniversite gençliğini nasıl bastırmaya çalıştıklarını görüyoruz bu şekilde. Bu sene yapılan eylemlerin tümünde polis yürüyüşlere engel oldu. Ancak kadın eyleminde herhangi bir engel konulmadan yürüdük. Ben bunu sistemin kadını tek başına güçsüz görmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. 'Nasıl olsa 3-5 kadın ne yapabilirler ki' diye düşünüyorlar.  Ancak genç kadınların sesini kısamayacaklarını bilmiyorlar" dedi.


(hy/gc)