BİKG: Devlet hakikatle insan arasına duvar örmüş

17:35

 


JINHA


İSTANBUL - BİKG Hakikat Komisyonu tarafından 1990'lı yıllarda yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin yapılan araştırma raporunu kamuoyuna sundu. Devletin insanlar ile hakikatler arasına kalın duvarlar ördüğünü belirten BiGK üyesi Burcu Arıkan, adil bir barışın inşasının gerçekleştirilmesi ve kadınların barış sürecinde etkin birer özne olması için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.


 Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) Hakikat Komisyonu, 1993 yılının Aralık ayında yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları araştırma raporunu kamuoyuyla paylaştı. Araştırma raporuna ilişkin Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan BİKG üyesi Burcu Arıkan, adil barışın inşasının gerçekleştirilmesi ve kadınların barış sürecinde etkin birer özne olması için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Devlet insanları ile hakikatler arasına kalın duvarlar örmüş. Bu yüzden kör olmayan bir bakış açısı ile barış süreci değerlendirilmelidir" dedi.


'Kadın hakikatlerine ulaşmanın mücadelesini verdik'


BİKG olarak hakikat meselesi üzerine araştırmalar yaptıklarını ve çeşitli ülkelerin hakikat komisyonları örneklerini incelediklerini aktaran Burcu, "Bu komisyonların kadını ve cinsiyet meselesini nasıl ele aldıklarını inceledik ve Türkiye özgünlüğünde değerlendirmeler yapmak istedik. Diğer hakikat komisyonlarından bizi ayıran özellik kadın hakikatlerine ulaşmak için verdiğimiz mücadeledir" diye konuştu. Burcu, ulusal ölçekte ve kırk yılı kapsayan savaş koşullarını araştırmak için pilot çalışma gerçekleştirdiklerini anlatarak, bu alanda geniş tarama çalışma yaptıklarını, yazılı basın AİHM kararları, meclis tutanakları, mağdurların ve faillerin anıları gibi birçok inceleme araştırmalarını tamamladıklarını belirtti.


’93 yılının Aralık ayında 29 köy yakıldı’


Bölgede 1993 yılının Aralık ayı araştırma raporunun verilerini aktaran Burcu, "59 köy yakıldı ve boşaltıldı. Yaptığımız görüşmelerde mağdurlar devlet tarafından koruculuğa zorlandıklarını ve kendilerinin ise ‘biz silah almayız’ dediklerini bunun üzerine on gün içerisinde devlet tarafından köylerinin yakıldığını söylediler" ifadelerini kullandı. "Devlet ise köy boşaltmalarının gerekçesi olarak 'PKK'ye gıda yardımı yapıldı' şeklinde söylemlerde bulunuyor" diyen Burcu, devletin bu söylemlerle köy boşaltmalarını meşrulaştırdığına dikkat çekti. “Köy yakma bir anlamda yaşam alanlarının haritadan silinmesidir” sözlerine yer veren Burcu, köyleri boşaltılan yurttaşların zorunlu göç dolayısıyla hayatlarının geri kalanını bu travma ile sürdüklerine işaret ederek, göç eden yurttaşların 'ırkçı' saldırılara maruz kaldıklarını ve 'ucuz iş gücü' olarak çalıştırıldıklarını dile getirdi.


‘Sadece 2 kadın taciz ve tecavüzü şikayet edebilmiş’


1993 yılının Aralık ayında 109 faili meçhul cinayetin olduğunu söyleyen Burcu, "32 zorla kaybetme, 20 çocuk ölümü, Manisa'da 6 yaşında gözaltına alınan çocuk vakası, 578 gözaltıdan sadece ulaşabildiğimiz 35 öğrenci, 44 gazeteci, 9 işadamı, 8 siyasetçi, 35 avukat, 51 işkence şikayeti olduğu, 10 Aralık Özgür Gündem gazetesine yapılan baskında gözaltına alınan gazetecilerin doktor raporlarına dahi alamadıklarını gözlemledik" şeklinde konuştu. Aralık ayında 8 bombalı saldırı olduğunu, bomba ve mayından kaynaklı 35 yurttaşın öldüğünü ve 48 yurttaşın da yaralı olduğunu aktaran Burcu, gözaltına alınan kadınlardan sadece 2 taciz ve tecavüz şikayeti olduğuna dikkat çekti. Burcu 2 şikayetin çok manidar olduğu dile getirerek, "Aslında bu sayı bile hakikatlere bile ne kadar yakın olduğumuzu gösteriyor" sözlerini ifade etti.


'Batıda hakikat boşluktan ibaret'


Hakikat tanımına ihtiyaç olduğunu söyleyen BİGK üyesi Hilal Alkan ise, hakikati çatışmalı bir alan olarak tanımladıklarını belirterek, "Hakikatler birçok katmandan oluşuyor. En üstte devletin hakikati var. Kadın hakikatleri ise en derinde yer alıyor. Diğer hakikat kavramlarını açmadıkça kadın hakikatlerine ulaşamayız. O yüzden bu hakikatlere ulaşıp derinlerdeki kadın hakikatlerini ortaya çıkarmamız gerekiyor" dedi. "Kadınların hakikati maalesef sadece taciz, tecavüz ve cinsel saldırı olarak görülüyor. Oysaki kadınların hakikati savaş koşullarında yoksullukla, evlatlarının, eşlerinin kayıplarıyla, sağlıklarıyla ve gelecekleriyle oluşuyor" diyen Hilal, kadınların gerçek olan hakikatinin böyle okunması gerektiğini belirtti.


Hilal, batının hakikatinin ise bir boşluktan oluştuğunu ifade ederek, "Batıda 90'lar dediğimizde gazetelerde pop şarkılardan, yılbaşı çekilişlerinden ve yağan karlardan ibaret olarak görülüyor. Batı bu şekilde 90'ları hatırlıyorsa barış sürecinde bu şekilde bir anlaşma gerçekleştirilemez" diye konuştu.


'Ben artık biliyorum' kampanyası


28 Aralık Roboski katliamının yıl dönümünde “Ben artık biliyorum” adı altında bir kampanya başlatacaklarını söyleyen Hilal, "Kampanya kapsamında benartikbiliyorum.blogspot.com adı altında internetten iletişim sağlanacak bir yer açıyoruz. Ayrıca yaptığımız stikerlarla bunun duyurusunu her yerde yapacağız. Böylelikle batıda 90'ların hakikatlerini duyurmaya çalışacağız" şeklinde konuştu.


(ed-dk/mg)