Pervin Buldan: Ötekiler bütçenin dışına bırakıldı

19:32

 


JINHA


ANKARA – Genel Kurul’da 13 gündür devam eden ve bugün sona erecek olan bütçe görüşmeleri kapsamında değerlendirme yapan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, ötekilerin, kadınların, ezilenlerin, emekçilerin ve yoksulların bütçenin dışına bırakıldığına dikkat çekti. Kobanê’deki direnişe de vurgu yapan Pervin, Kobanê’de insanlık onurunun kazanacağını belirtti.


Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ile İdris Baluken, bütçe görüşmeleri kapsamında partileri adına kapanış konuşmalarını gerçekleştirdi. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, bütçe kapanış konuşmasında hükümetin politikalarını eleştirerek, bütçenin hükümetin sahip olduğu siyasal perspektifi ve yaptığı planlamaları açıkça gösterdiğine dikkat çekti. Pervin, "Bu bütçeye bakarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, 35 yıldır Türkiye, demokratikleşme, sivilleşme ve de şeffaflaşma yolunda bir arpa boyu mesafe kat etmemiştir" dedi. Ötekilerin, kadınların, ezilenlerin, emekçilerin ve yoksulların bütçenin dışına bırakıldığına dikkat çeken Pervin, "17 Aralık operasyonu ile gün yüzüne çıktığı üzere AKP hükümetinin önümüze koyduğu bütçe kanun tasarılarında cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluklarının gölgesi bulunmaktadır. Bütçe ile kendi ailelerini, oğullarını küçük ülkeler kuracak kadar zenginleştirirken halkının cebinden yiyen, halkını yoksulluğa, muhtaçlığa mahkum eden bir hükümetin bütçesidir" diye belirtti.


‘Süreç uzadıkça uzuyor somut ilerleme sağlanmıyor’


Kürt özgürlük hareketinin 20 yılı aşkın süredir silahsız bir çözümü dillendirdiğini ifade eden Pervin, "AKP bu süreçlerin avantajlarından faydalanarak 3 genel seçim, 3 yerel seçim iki referandum ve 1 cumhurbaşkanlığı seçimi atlatmıştır" dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın, 21 Mart 2013'te açıkladığı tarihi deklarasyonun üzerinden yaklaşık olarak 2 yıl geçtiğini kaydeden Pervin, hükümetin her seferinde çözüm ve kalıcı barış konusunda ne kadar kararlı olduğunu deklare ettiğini ancak ifade edilenin tam tersi uygulamalara bolca yer verdiğini söyledi. Çatışma politikasının çözüm üretmediğinin 20 yıldır görüldüğünü belirten Pervin, “Uzun bir süredir hükümet ile gerçekleştirilen çözüm odaklı görüşmeler mevcuttur. Fakat süreç uzadıkça uzuyor somut anlamda ilerleme sağlanamıyor. Ancak müzakere yolu ile sorunun çözümü konusunda ortak bir hedef belirlenebilir, bu hedeflere ulaşmada hangi yöntemlerin nasıl geliştirilebileceği konusunda ortak bir kanaate varılabilir. Süreç taraflardan birinin mevcut eşitsizliğe dayanarak konumunu üstünlüğünü ve gücünü kullanmaya kalkışması ile sekteye uğrar” ifadelerinde bulundu.


‘Zafer barışı tesis edenlerin ve mücadeleyi yürütenlerin olacaktır’


Konuşmasında hasta tutsaklara da değinen Pervin, “Hükümetin bu hayati konuda adım atması için daha kaç tutsağın canından olması gerekir? Bu insanlık dışı durum hangi haklı devlet politikası ile açıklanabilir? Hangi zihniyet hangi dünya görüşü bu hukuksuzluğu daha anlaşılır hale getirilebilir?” diye tepki gösterdi. Mücadele yürütürken zindanları, işkenceleri, idamları, OHAL uygulamalarını gördüklerine vurgu yapan Pervin, bu nedenle hükümetin güvenlikçi konseptinin demokrasi güçlerini asla geriletemeyeceğini kaydetti. Pervin son olarak, "Ancak demokrasiyi, hukuku ve evrensel insan hakları kriterlerini hiçe sayan bu konsept tarihi bir sürecin, barış şansının heba olmasına neden olur ki hükümet bu durumdan bir zafer beklemesin! Bilinsin ki zafer demokrasiyi, özgürlükleri, eşitliği, insan haklarına yakışır bir yaşamı ve barışı tesis edenlerin ve bu mücadeleyi yürütenlerin olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.


‘Kobanê kazandığında insanlık onuru kazanacak’


Ortadoğu’daki vekalet savaşlarının bir parçası olma hevesi ile yola çıkan hükümetin dış politikasının Suriye krizinde battığına dikkat çeken Pevin son olarak şunları belirtti: “Kürt iflah olmasında ne olursa olsun politikasında batmıştır. Uluslararası alanda dışlanmaya ve içeride de kaosa ve savaş ortamına sebebiyet veren bu stratejik akıl tarihsel bir hata, bir felaket girişimidir. Kobanê’de olanları, bütün dünyanın gördüğünü, hükümetinde ivedilikle görmesi gerekmektedir. Çünkü Kobanê de iyilik kötülüğe karşı savaşıyor. İnsanlık onuru köleliğe, barbarlığa karşı savaşıyor. Haklı olan zalime karşı savaşıyor. Bu nedenle Kobanê kazandığında iyilik kazanacak, haklı olan kazanacak, insanlık onuru kazanacak. Kobanê düşerse yalnız Kobanê değil dünya kötülere yenilmiş olacak.”


(mg)